Nazar sadece garip bir olumsallık biçiminde sunulur bize, ufukta bulduklarımızın simgesidir, tecrübemizin itkisidir, yani iğdiş kaygısını teşkil eden eksikliktir.
Göz ve nazar – bizim için dürtünün görsel alan düzeyinde tezahür ettiği bölünme budur.
Şeylerle ilişkimiz içinde, bu ilişki görme yoluyla teşkil edildiği ve temsil figürleri ile düzenlendiği ölçüde, bir şey sahneden sahneye kayar, geçer, iletilir ve her zaman oradan bir miktar sıyrılır – ona nazar adını veririz.
Jacques Lacan’ın 11’inci seminerinden küçük bir alıntı
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Benlik ile Belirti, Bakım ile Adaptasyon — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fırsatçı Medya Ekolojisinde Anonim Kalabalık Fetişi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Anlam-tanesi ile anlam-adımı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Anlama Aykırıdır — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Gözüme batan güneş, Gün eşe değen nazar ~ René Magritte | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz Sinema | YERSİZ ŞEYLER