Şema revizyon formülü şöyle [1]:
bir deneyim yaşıyoruz => deneyimin hissettirdiklerine, sonuçlarına göre bir çıkarımda bulunuyoruz => şayet bu çıkarımı gerçeklikte de doğrulatabilirsek o zihinsel bir şema haline geliyor => zihinsel şema yeni davranış kalıpları, rutinler, mekanik yaşam (istikrar) olarak kendini eylemde gösteriyor => sonra o istikrar statükoya dönüşüyor => bir gün şayet statükonun dışında kalan bir şey istersek onu ya elde edemiyoruz ya da elde etmeye meyil bile edemiyoruz çünkü zihinsel/duygusal sistemimiz “cısss!” diye bağırıp elimize vuruyor, kaygı/korku ile bizi o şeyden geri tutuyor => sonuç: ağlama, tatminsizlik, boşluk hissi, bunalım, ardından yeniden doğuş, aydınlanma, özgürlük ve en baştan yeni döngü.
Bu tabloya eklenecek birkaç şey var.
Her şema görünüşte yasakladığı bazı şeyleri el altından teşvik eder. Žižek buna “bünyevi çiğneniş” (inherent transgression) adını vermişti. Yasağı belli bir tarzda çiğneme ayartısı toplumsal şemanın kendini benimsetmek için insanlara dağıttığı bir rüşvet gibidir. Çünkü yasaklara uymak sıkıcıdır ama yasak çiğnemek zevklidir ve bağımlılık yapar.
Bir cemaati asıl bir arada tutan unsur görünüşte uydukları yasaklayıcı şema değil, yasağı belli bir tarzda çiğneyerek alıştırıldıkları rüşvet zevkidir. Bu ayartı önceden gizlice teklif edilirdi ama devir değiştikçe alenen ve pişkinlikle teklif edilir oldu. Böylece rüşveti reddedip yasaklara harfiyen uyan kişiler özellikle cemaatlerde ama toplumda da zamanla saftirik durumuna düştüler. Eskiden “yolsuzluk” diye bir şey vardı, artık sadece “israf”tan şikayet edilebiliyor.
Rüşvetsiz bir şema kurmak pek mümkün olmayabilir çünkü herhangi bir şey yasaklandığı anda arzulanmaya da başlar ama yasaktan doğan arzu suçlu doğmuştur. Rüşvet ticari bir alışveriş kılığına girmiş olsa da asıl işlevi rüşvet alan kişiyi suçlandırmak ve süperegoya tabi kılmaktır; hatta şöyle diyelim, süperego virüsüyle onu enfekte etmektir. Yasaktan doğan arzu kendine ihanet ettiği için süperegoya esir düşmekten kurtulamaz. Böyle bir arzu sahiden suçludur ve sevgiye tercüme edilemez. Aşk-ı memnu hırs-ı memnudur.
Devir değişikliği konusunda gelelim: Kamusal alanı emniyet altına alan kural ve yasaklar (şema, lüzum) neoliberalleşmeyle birlikte ikinci plana atıldı ve hususi alanları enfekte eden şahsi rüşvetler (bünyevi çiğneniş, keyfiyet) ön plana çıktı ve meşrulaştı [2]. Böylece rüşvet kabul etmek alenileşti ve yüzsüzlük/pişkinlik konusu oldu. Yasağı çiğnemeyi reddetmek ve rüşvet kabul etmemek çiğlik, pişmemişlik, olgunlaşmamışlık, çocuksuluk gibi algılanır oldu. Rüşvetlerle enfekte edilmek övünç konusu oldu, ego inşa aracına dönüştü ve “süperegoların yüz karası” utanmaz hiperego canavarını oluşturdu [3].
Süperegodan hiperegoya geçiş aynı zamanda bağlı ilişkilerden takılma kültürüne geçiştir. Çünkü belli şemaları çiğnemeye alışan insanlar, “şemalar şeması” diyebileceğimiz “bir şemada sabit durma” kuralını da sürekli çiğnemeye alışırlar ve durmadan şema değiştirmeyi önce huy edinirler sonra da gurur meselesi yaparlar.
Bir imgeyle bunu anlatalım: Paralel evrende yaşayan büyük bir uygarlık düşünün. Biyoteknolojileri o kadar gelişmiş ki tüp bebek olarak her gün yüzlerce insan üretebiliyorlar. Ama kültürleri o kadar ilkel kalmış ki bu teknolojiyi kullanarak sürekli yeni bakire kızlar üretip tanrılara kurban ediyorlar.
Bu imge insanlığın muazzam şükürsüzlüğünü/nankörlüğünü sahneliyor. O halde neoliberalleşmeyle birlikte serbestleşen hırs-ı memnunun zamanla neofeodalizme dönüşmesine de şaşmamalı.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “İnteraktif Gerçeklik Bağlamında Sosyal Medya”
[2] Bkz “Lüzum ve Keyfiyet”






























Geri bildirim: Bilebilgi — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kendine Selam Vermek: Vicdan Üstben Değil Arzu Yasasıdır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Greeting Oneself: Conscience Is Not Superego But Law of Desire — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Neden = Reason, Sebep = Cause — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yadsımanın Yadsınmasında Karşıllık ve (A)simetri — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Örgüt çağırıyor! | YERSİZ ŞEYLER