Doğruyu Bilme İsteği ve Sahiyi Bilebilme Arzusu — Işık Barış Fidaner

The Expanse dizisinin “Gökmavi Ejderha” (S06E02) bölümünde şöyle bir diyalog geçer:

James: Ne oldu arkada?
Naomi: İyiyim.
James: Sahiden mi iyisin yoksa “konuşmaya hazır değilim” anlamında mı?
Naomi: İkincisi.

James’in Naomi’ye art arda sorduğu iki soru farklı kaynaklardan gelir [1]:
1) Birinciyi sorduran şey doğruyu bilme isteğidir.
2) İkinciyi sorduran şey sahiyi bilebilme arzusudur.

Aslında yaşanan hadise Naomi’nin geçmiş bir travmanın yankısı ile görev başında aniden donakalması ve arkadaşlarının yardımıyla bu olayın “teknik arıza” diye geçiştirilmesinden ibarettir, yani bir semptomun tezahürüdür.

James ile Naomi’nin yaşadığı ilişkiyi bir yürüyüşe benzeterek aradaki farkı basitçe tasvir edebiliriz [2]:
1) Doğruyu bilme isteği sadece o anki dengesizliği atlatacak bir sonraki adımı atmakla ilgilenir.
2) Sahiyi bilebilme arzusu ise gelecekte çıkabilecek her dengesizliği atlatabilme yetisiyle ilgilenir.

Birincisi tikeldir, belirlidir, yereldir, sınırlıdır. İkincisi evrenseldir, her yerde ve her zamandır, sınırsızdır.

Bilme ve bilebilme arasında hem bir çelişki hem de bir diyalektik vardır [3]:
1) Eğer James “İyiyim” sözünü olduğu gibi kabul ederse ikinci soruyu hiç soramaz. Bilebilmenin tek yolu bilmeyi feda etmektir, yani “İyiyim” sözüne ihtiyatlı yaklaşmaktır, onu parantez içine almaktır, kapsayarak aşmaktır.
2) Ama sonradan ihtiyat kaydı konabilmesi için önceki sorunun yanıtlanmış olması da şarttır. Sahiyi bilebilme arzusuna giden tek yol doğruyu bilme isteğinden geçer.
Kısacası, yürüyüşe devam edebilmek şu anda atılan adımdan daha önemlidir ama şu anki adım atılmazsa yürüyüş de devam edemeyecektir.

Bilme/bilebilme arasındaki çelişki, bilebilme arzusunun aslında bilmezlik tutkusu olduğunu ortaya çıkarır. Buna merak deriz [4]. Merak esasen genel dengeyle ilgilenir, tek tek adımlara olan ilgisi dalgalı seyreder.

Merak, umut ve endişe karışımıdır; aynı anda hem bilmek ister hem de bilmek istemez:
1) Bir yandan iyi haberlere tutunmak ve kötü haberleri unutmak ister.
2) Öte yandan kötü haberler onu daha çok korkutur ve iyi haberler ona pek inandırıcı gelmez.
Bu iki bileşenin birincisi doğruluk, ikincisi sahiliktir. İkisi birlikte hakikati oluşturur [5].

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Doğru Haklı Olandır, Sahi Hakkını Verendir”, Doğru (özel sayfa)

[2] Bkz “Koronavirüsü Kapsayarak Aşı”, “Sütur-Südur ve Yürümenin Evreleri”, “Gerçek ayakasızdır: Hayırdır ne ayaka?”

[3] Bkz “Bilgi ve Bilebilgi: Bilen Bilemez Ancak Bilmeyen Bilebilir”

[4] Bkz “Merak ve Bilmezlik Tutkusu”

[5] Bkz “Hakikatin Elektrolizi”, Doğru (özel sayfa)

11 Yorum

Filed under Şey