Bilgi ve Bilebilgi: Bilen Bilemez Ancak Bilmeyen Bilebilir — Işık Barış Fidaner

Başlık ilk bakışta bilmece gibi gelebilir ama aslında çok basit bir mantığı var:
1) Dolu bir şeyi dolduramazsınız ancak boş bir şeyi doldurabilirsiniz.
2) Tok birini doyuramazsınız ancak aç birini doyurabilirsiniz.
Başlık bunlarla kıyaslanınca bilme/bilebilme arasındaki çelişki kolayca algılanır.

Aynı mesaj atasözlerinde de bulunabilir:
1) “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.”
2) “Birine balık verirsen sadece bugün doyar, balık tutmayı öğretirsen her gün doyar.”
İkisi de aynı şeyi söyler: Bilebilme uğruna bilme feda edilebilir hatta edilmelidir.

Bilme/bilebilme farkını yedeksiz/yedekli gibi de düşünebilirsiniz:
— Bilende tek savunma hattı vardır, yedeksizdir ve sorgulandığı an desteksiz kalıp düşer, ayakta kalamaz.
— Bilebilen ya (1) yedek/ikinci savunma hattı ile desteklenir, ya da (2) gerektiğinde yeni bir hat çizebilir, dolayısıyla sorgulanınca hemen düşmez, daha dayanıklı ve metanetlidir.

Zorlu bir dünyada sağ kalabilmek için kendini savunabilmek ve direnç gösterebilmek doğal bir haktır. Psikoloji dilinde “savunma ve direnç”in olumsuz anlamla yüklenmesinin nedeni, etkin “savunabilme ve direnebilme” yetisine engel oluşturan edilgen bir ruhsal tortu/kalıntı/yük olduğunun anlaşılmasıdır.

Demek ki bilebilme uğruna bilmeyi feda etmek psikolojinin de gündemindedir. Psikanaliz bunu daha ileri götürür ve öznenin bilebilmesi uğruna egonun bilmesini feda eder.

“Bilen bilemez” çünkü kayıptan kaçınır: Tutunduğu bilgiden vazgeçmeyi göze alamayan birisi başka bir ihtimali de aklına getiremez. İnsanlar özellikle olumlu bilgilere sıkıca sarılma ve olumsuz bilgilerden kaçınmaya meyillidir.

Bilgi bir platformdur, kürsüdür, “Bilen Adam” platforma/kürsüye çıkıp konuşan birisidir. “Adam” dedim çünkü eril gurur, erdem ve üstünlük, bilmeye dayanır. Ama eğer insanın konuşmak için kürsüye/platforma çıkması gerekiyorsa ayağı yere basmıyor demektir.

Bilebilenin bilenden temel farkı ayağının yere basmasıdır. Tutunduğu bilgiyi feda etmeye hazır olan birisi bilebilgiye ulaşabilir ve zemine ayak basabilir. Bilebilgi zemini bilmemedir çünkü “ancak bilmeyen bilebilir.”

Bilebilmenin ilk adımı bilmemedir, “bilmiyorum” deyip muhataba kulak verme cesaretidir; “bilemiyorum” deyip kenara çekilmekse tam aksine “biliyorum ve seni dinlemiyorum” anlamına gelir.

Yaptığımız ayrımlara göre “cahil cesareti”nin en az dört çeşidi sayılabilir:
1) Bilmediği halde cesaret etmek.
2) Bilmediği için cesaret etmek.
3) Bilemediği halde cesaret etmek.
4) Bilemediği için cesaret etmek.
Bu ince ayrımları tek tek açmak yerine sadece “cehalete topyekün savaş açmanın” aslında ne idüğü belirsiz kürsü ve platformlar adına bilebilgi zeminine açılmış kaba ve zararlı bir savaş olduğunu duyurmakla yetinelim [1].

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bunun son örneklerinden birisi, şarkı sözünde “Selam söyleyin o cahil Havva ile Ademe” diyen Sezen Aksu’ya “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla dava açılmasıdır.

Özne ve ego konusunda: “Ayna Evresinde İmgesel, Simgesel, Gerçek”, “Ego inşası ne zaman tehlikeli olur?”

“Bilen Adam”lık konusunda: “Aziz, Dahi, Deli”

Erdem konusunda: “Virtue, Erdem, Görce”

Bilemeyebilme konusunda: “Bilemeyebilgi, Bilmeyememe, Belirti, Bilirti”

Kürsü/platform konusunda: “Hepimiz Google’ın Palo Alto’sundan çıktık”, “İçerikleri İçeren Bilirbilmezlik Balonu: Yazılama ve Yazıklanma”, “İmleyen ve Simleyen: Çaba ve Emek”, “Küçük Prens’in Fanustaki Gülü, Sanal Ağa’nın Terraryum’u, Zuckerberg’in Meta’sı”, “Efesli Artemis: Mamilla Hasetine Kapılarak Sanal Ağa’nın Veri Memesi Olmak”

Cehalet ve bilmezlik konusunda: “Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir”, “Merak ve Bilmezlik Tutkusu”

18 Yorum

Filed under Şey

18 responses to “Bilgi ve Bilebilgi: Bilen Bilemez Ancak Bilmeyen Bilebilir — Işık Barış Fidaner”

  1. Geri bildirim: Doğruyu Bilme İsteği ve Sahiyi Bilebilme Arzusu — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Bilebilgi — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: Abese İrca ve Abese İcra — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  4. Geri bildirim: Görce (ç)Evreni — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  5. Geri bildirim: Aklın Kurnazlığı: Aklın Kuru ve Aklın Nazı: Edilgileşim ve Etkileşim — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  6. Geri bildirim: Yansı ve Yankı, Koyuş ve Konuş — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  7. Geri bildirim: Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  8. Geri bildirim: Sanal Anayurt Savunmasını Amayurt Savunmasına Çevirelim: Bilen Özneden Bilebilen Özneye — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  9. Geri bildirim: Yoğurt Canavarı ve Yiğirt — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  10. Geri bildirim: Groundhog Day: Dairesel/Döngüsel Zaman, Doğrusal/Doğurusal Zaman — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  11. Geri bildirim: Symbolic World Membrane: Negation of Negation — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis

  12. Geri bildirim: Aydınlanma: Sınırların Analizi Olmaz Çünkü Analiz Öz-sınırlamadır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  13. Geri bildirim: Bilebilginin şimdiliği mantığın zamanıdır — Walter Benjamin | YERSİZ ŞEYLER

  14. Geri bildirim: Groundhog Day: Circular/Cyclic Time, Linear/Nonlinear Time — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis

  15. Geri bildirim: Bilmezliğin Şairi — Anne Sexton | YERSİZ ŞEYLER

  16. Geri bildirim: Jaklakanya Seyrüseferi 1: Jak’la kan kızılı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  17. Geri bildirim: Jaklakanya Seyrüseferi 3: Bilgilenmek Değil Bilebilmek İçin — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER

  18. Geri bildirim: Kulis-Kürsü-Tribün Üçgeni: Kamusal Sözün Kapalı Devresi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER