Semiyo-tik ve kendini-kapsayarak-aşan dışarım nakaratı — Işık Barış Fidaner

untitled (1)

Deleuze’ün Guattari’de bulduğu öğe muhtemelen varoluş nakaratıydı (Kaozmos‘ta geçen bir terim: existential refrain): İmlemez bir tekrardır bu, ya imletimin ötesindedir ya da imletimin öz-sınırlamasıdır. Kurdukları felsefi işbirliğinin tekilliği (singularity) bu varoluş nakaratı ile şarkılaşmıştır (sing).

Hem Deleuze hem de Guattari Hegelci mutlak bilmeye karşıydı, varoluş nakaratını tutkuyla sevmelerinin asıl nedeni de kapsanarak aşılamaması ve aklın diyalektik kavrayışına meydan okumasıydı. Bu imlemez sınır-mahalline semiyotik adını verdiler ve onu bilindik semiyolojiden ayrı tuttular.

Žižek’e göreyse Guattari Deleuze’ü “kötü etkilemişti” (Bedensiz Organlar), o bir sazlık yakamozuydu (will-o-the-wisp), Deleuze’ün “duyu/anlam mantığını” varoluş nakaratının kapsanarak aşılamayan çamurlu bataklığına sürüklemişti: Bu nakarat güvencesizlikten başka hiçbirşeyin güvencesi değildi.

Ama yine de o güvencesizliğin güvencesiydi, yani bu nakarat göründüğü kadar imlemez değildi. Aslında varoluş nakaratı Ötekinin eksikliğinin imleyenidir, S(Ⱥ)‘dır, Sygne de Coûfontaine’in zorlantılı tiki gibidir, Žižek Bölünemez Kalan‘da bu tikten söz etmiştir. O halde semiyotiği semiyo-tik diye yazmak daha uygun olmaz mı?

Analist hiçbirşeyi aydınlatmaz, hatırlayınız:

Analist sazlık yakamozudur… Bu sazlık yakamozunda bulduğum tek yarar, “ışık olsun!”dan farkıdır. Sazlık yakamozu hiçbirşeyi aydınlatmaz, hatta genelde zararlı şeylerden kaynaklanır. Bu onun gücüdür. (Lacan, Seminer 21)

Öz-intihalci tarzıyla Žižek eserleri boyunca çok sayıda nakaratın çeşitli bileşimlerini icra etmektedir. Žižek’in Guattari’de reddettiği öğe belki de onun kendi düşünme yöntemi ile tekinsiz bir yakınlık içindeydi. Bu öğe Žižek’in Hegel’de tespit ettiği kör nokta ile de örtüşür:

Hegel tekrarı düşünür, ama üretken olmayan saf tekrarı düşünmez, hep aynılığı çoğaltmaya çalışan “mekanik” tekrarı düşünmez: onun tekrar mefhumu her halükarda kapsayarak aşmayı içerir. (Hiçten Az)

Ama arada mühim bir fark vardır (bu yüzden “mekanik” tırnak içinde vurgulanmıştır [1]): Žižek’in nakaratları Deleuze & Guattari’nin nakaratları gibi kapsanarak aşılamaz değildirler (“hep aynılığı çoğaltmaya” çalışmazlar); aksine Žižek’in nakaratları her zaman kendi kendilerini kapsayarak aşarlar ve yeniden belirdikleri her seferinde yeni bir yönleri tezahür eder.

O halde Žižek’in bir felsefe yöntemi olarak kendini-kapsayarak-aşan dışarım nakaratını icat ettiğini söylemek akla aykırı olmaz (self-sublating ex-sistential refrain). İşte benim onun eserlerinden öğrendiğim pratik de tam olarak buydu.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Scare Quotes and Stress Quotes: Ego, Superego, Symptom of Words”

enstrümantal akıl ve güfteli akıl

seviyotik sevmiyotik seviyotik sevmiyotik seviyotik sevmiyotik…

sevmiyotik

“Göreviniz?”
“Sevmiyolojik araştırmalar yürütüyorum.”

“Hayatımız melodramlar gibi yapılanmıştır” Slavoj Žižek

11 Yorum

Filed under Şey