(öncesi: Sermaye ve Hiperego: İnkâr Oranının Düşme Eğilimi)
Antichrist (2009) filminin belki de en önemli imgesi kadının adamın bacağını mıhladığı tornadır. Bu işlem adamı zincire veya prangaya vurmak gibidir ama iki temel farkla:
1) Zincir yerine bacağın içinden mil geçirilmiştir, bu mekanizma kulağa takılan küpenin büyüğüdür.
2) Küre şeklindeki pranga yerine silindir şeklinde torna, çark, tekerlek vardır.
İnsanı prangaya vuran yapı Süperego’dur çünkü:
1) Yusyuvarlak küre öznenin tepesine çıkan yetkili mercinin kusursuzluğunu ve dokunulmazlığını simgeler ve sahneler.
2) Aradaki zincir ise öznenin tabi kılındığı emir-komuta zincirinin kırılmaz sürekliliğini simgeler ve sahneler.
İnsanın bacağını tornaya mıhlayan yapı ise Hiperego’dur çünkü:
1) Torna hem dönebilmesiyle hem de “aynı tornadan çıkmak” anlamında yineleme ve yenilemenin simgesi ve aracıdır.
2) Bacağın içinden geçen mil, öznenin Hiperego sistemine kendini gönüllü olarak teslim hatta siper etmesini simgeler ve sahneler [1].
Hiperego’nun en önemli düsturlarından birisi “Tekerleği yeniden icat etmemek” olduğuna göre kadının adama verdiği mesaj belki de şöyledir: “İşte al sana çok lazımsa tekerleğini de taktım, şimdi sürekli başımıza yeni icatlar çıkarmaya (Hiperegoluk yapmaya) son verecek misin?”
Adam kadının kaygıları azalsın diye bahçenin iki tarafına taş koyup onu A noktasından B noktasına yürütmüştü, adama tekerlek takmak belki de bu egzersizde sergilenen “hedefe ulaştırma” idealine verilmiş bir yanıttır.
Bacağının mıhlandığı torna adamın protezi olur. Freud’un tanımlamasını hatırlayalım:
İnsan bir tür protezli Tanrı olmuştur. Yardımcı organlarını üzerine taktığı zaman sahiden muhteşemdir; ama bu organların kökü onda değildir ve zaman zaman bunlar ona epey sıkıntı verir. (Uygarlığın Huzursuzluğu)
Kadının protezleri bu kadar dert etmesinin temel sebebi belki de adamın sevdiği kadını kendine protezleştirme çabasıdır, sanki kadın adama takılı bir protezmiş gibi adamın kadını (yönlendirerek, defterde notlar tutarak, teknik bir problem gibi çalışarak) tamir etme çabasıdır.
O halde adamın bacağına torna mıhlamanın anlamı şudur: “Yürürken beni kendine protez yapmanı kabul etmiyorum. Bak beni rahat bırakasın diye sana özel bir tekerlek taktım, şimdi yürüyebiliyorsan yürü de görelim.”
Fakat nasıl ki bu tornanın amacı döndürülmek değilse, bu mesajın amacı da anlam iletmek değildir. Tekerlek sökülemesin diye kadın hemen ingiliz anahtarını ortadan kaldırır, çünkü asıl amaç verilen mesajı deşifre edilemez bir halde adama yutturmak (“kulağına küpe olsun!”) ve böylece onu iyice kendine bağlamaktır (katil etmek pahasına).
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Tarkan’ın “Geççek” şarkısını yandaşların “İçinizden Geççek” diye yanıtlaması bacağın mıhlandığı torna ile ilgilidir.






























Geri bildirim: Sermaye ve Hiperego: İnkâr Oranının Düşme Eğilimi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Rutinsel — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Seyyar Çakıcı Tayfı ve Tayfası — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Velev ki Anten Kurtarır Selviyi Protezden | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Zanla Telafi: Oku Baban Gibi Eşek Olma — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Mars Yengeç’e girecek: Amayurt, Hammer Home, Yuvaya Çakılan Tabela — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Teknodemonik uzuvlarımız nimet mi yoksa lanet mi? | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hypocritique 🫣🙃😏 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER