Dayatma, Eleştiri, Analiz: Bağlılık, Sadakat, İsabet — Işık Barış Fidaner

Hıristiyanlığın Yahudilikte yadsıdığı bazı şeylerin İslamda geri gelmesine dair Slavoj Žižek Hegel’den alıntı yapar [1]:

Yahudiliğin sınırlı ilkesi Muhammedcilikte evrensel kapsamda genişletilerek aşılır. Onlar artık Asyalılar gibi Tanrı’nın dolaysız duyusal tarzda varolduğunu düşünmez, Tanrı dünyanın bütün çokluğunun ötesindeki tek sonsuz yüce Güç olarak kavranır. Demek ki Muhammedcilik kelimenin tam anlamıyla yüceliğin dinidir. (Ruhun Felsefesi)

Hegel’in burada ne dediğini anlamak için dini görevin üç tipini ayırt ediniz [2]:
1) Yıkım karşısında emre bağlı kalmanın dayatılması (Yahudilik).
2) Taslama karşısında ruha sadık kalma yönünde eleştiri (Hıristiyanlık).
3) Kendini baltalama karşısında mizahın isabetiyle analiz (İslam).

Ayrıca onları şu termodinamik formüllerle eşleştiriniz:
1) Aşırı entropik sarfiyattan kaçınmak için bu enerjiye geçmelisin.
2) Öteki enerjiye geçebilmek için bir miktar entropik sarfiyat yapman gerekecek.
3) Aşırı entropik sarfiyattan kaçınmak için bir miktar entropik sarfiyat yaparak (sen) kendi enerjini dönüştürmelisin.

O zaman şunu fark edersiniz:
1) Dayatma mecazı temel alır, onun amacı yoğun bir anlam dayatmaktır.
2) Eleştiri mecaz-ı mürseli temel alır, onun amacı atıf noktasını başka bir yere kaydırmaktır.
3) Analiz mecaz ve mecaz-ı mürseli bileştirir, onun amacı atıf noktasını yoğun bir anlama doğru kaydırmaktır.

Aralarındaki basit diyalektik şöyledir:
1) Dayatma hakimdir ama ruhsuz/hevessiz kalır, bozunursa acımasızlığa dönüşebilir.
2) Eleştiri ruhludur/heveslidir ama pek hakim olamaz, bozunursa alaycılığa dönüşebilir.
3) Hem hakim hem de ruhlu/hevesli olmanın tek yolu analizdeki mizahın isabetidir.

İşte bu yüzden onların ilkeleri şunlardır [3]:
1) Doğruluk (gerekli): Bir süturun sonucudur (Esas-İmleyen).
2) Hakikat (olumsal): Sütur atma eylemidir (küçük a nesnesi).
3) Sahilik (imkansız): Sütur atılacak ayırıda/çatlakta (Ötekinin eksikliğinde) ışıldayan südurdur (yayılım, Schein). Lacan buna Seminer 9’da “vraie vérité” (true truth) demişti.

Hepsinin ürünü Gerçekliktir (mümkün). Tam şema şöyledir:

sudur

sudur2

(İngilizce)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “A Glance into the Archives of Islam” Slavoj Žižek

[2] Bkz “Sahici Analiz Eleştirinin Ötesindedir: Eleştiri Taslamayı Açığa Vurur, Analiz Kendini Baltalamayı Açığa Vurur”

[3] Bkz “Sütur ve Südur”

Ayrıca bkz “Dinler ve Ötekinin Ötekisi”, “Evrendeki sıfırtının yankısı: xwe”, “Taslama ve Tasavvuf: Deli, Dahi, Aziz”, “Sanalı Gerçek Kılan Ebe: Motorları Maviliklere Sürmek”, “Sahi Sahiliğin Anlamsız İmletimi”

8 Yorum

Filed under Şey