— Nörüyon?
Hayat bir örgüdür. Ömür örümdür, insan örümcektir. Örücü eylemin dildeki izdüşümü ise ören beyandır. Yüzyıllarca politik alanı şekillendirmiş Komünist Manifesto‘dan güncel sosyal münasebetlerde görülen cinsiyet kimliği beyanlarına kadar bütün ören beyanlar dört yumaktan ipuçları içerir:
1) Kader ağlarını ören beyan
2) Üstümüze kazak ören beyan
3) Başımıza çorap ören beyan
4) Çevremize duvar ören beyan
Şimdi bunları tek tek ele alalım.
1) Kader ağlarını ören beyan, her sözde bulunmakla birlikte bazı sözlerde belirginleşir. Bunlara “performatif söz” deniyor, mesela şunlar gibi:
— Bu görevi kabul ediyorum.
— Bunu yapacağıma söz veriyorum.
— Evet! (nikah masasında)
— Bu gemiye Kraliçe Elizabeth adını veriyorum.
Öbür kategoriyse kader ağlarını geri plana atan “betimleyici söz”lerdir, bunlar da mutlaka performatif örüntüler içerir, örtük bile kalsa. Buna ima diyoruz. Size yapılan bir imanın kader ağınızı örmesi için ona karşılık vermeniz gerekmez, onun farkına varmanız bile gerekmez, hatta onu hiç duymamış bile olabilirsiniz, sizin hakkınızda başkalarına yapılan imalar hiç algılanmamış bile olsalar kader ağınıza katkı yapmayı sürdürürler. Aynı ilke herkesin bilinçdışında saat gibi işler: İman imamdır! [1] Kader ağları ören betimleyici söz örnekleri:
— Hocam! (size öğrencilik edeceğim)
— Sevgilim! (birlikteliğimizi sürdüreceğim)
— Annem! (çocuğumun gözünde kendi anneliğimi pekiştiriyorum)
2) Üstümüze kazak ören beyan, sözlerin iç ısıtıcı etkisidir, güven uyandırması ve emniyet hissi vermesidir. Simgesel düzen bir yandan iktidar kavgalarının verildiği bir savaş alanıdır, öte yandan hayatımıza anlam veren hayallerin saklandığı bir haznedir. Simgesel iktidar mücadeleleri kendi hayallerimizi kırmamak ve dökmemek üzerine kurulabileceği gibi düşman sayılan başka hayalleri ezme üzerine de kurulabilir veya bu iki yönelim birbirine karışıp çözülmez bir yumak olabilir. Asıl amaç iç ısıtmak mı yoksa iç soğutmak mı emin olamazsınız; sonuçta bize fazladan örülen bir kazak, başkasına bir kazak eksik örüldüğünün delilidir. Örtük imalara (mesela pahalı bir kazağın marka değerine) saklansa bile denklemin mahrum edici (bedel ödetici, kıyıcı) tarafı her zaman giyilen kazağın değerine (kıy-metine) katkı yapar.
3) Başımıza çorap ören beyan, sözlerle kargaşa çıkarmaktır. İnsanlar eğlendiği sürece bu etki özgürleşme gibi algılanır. Şakalaşan insanlar özel bir an paylaşmış gibi olurlar. Hatta şakalar sivrilip dedikodu ve rezilliğe kaydıkça adeta paylaşımlar daha da özelleşir ve insanlar öpözgür hissederler. Aslında yapılan iş ele geçirilen ima silahıyla oynamaktır. Hep biraz daha havalı olabilmek için kader ağı ören betimlemeler giderek daha incelikli sarkazm/alaycılık/sinizm ile yüklenir. Hatta denebilir ki bu havalı imalarla dolan medya araçları insanlığı kazak örme çağından çorap örme çağına taşımıştır. Fütursuzca başımıza çorap ördükçe kendi geleceğimizi yeneriz, özetle: No Fütur.
4) Çevremize duvar ören beyan, sözlerin kaçırıcı ve küstürücü etkisidir. Fiiliyatta her söz belli bir bilişsel bedel gerektirdiği ölçüde kaçırıcı ve küstürücüdür. Çünkü insanlar düşünmek istemezler. Önce kendi hayallerine kazak giydirip iç ısıtmak, sonra da başkalarının başına çorap örüp iç soğutarak en baştaki denge sıcaklığına geri dönmek onları tatmin etmek için yeterlidir. Bu eğilimler nedeniyle insanlığın kader ağlarını ören beyan, son tahlilde, çevremize duvar ören beyan olur. Tek avuntumuz bu duvarın boş durmaması, yazılarla kaplanmasıdır. Pink Floyd’un dediği gibi:
Kollar sarmasın hiç gerekmez
Sakinleştirici ilaçlar hiç gerekmez
Gördüm duvardaki yazıyı
Yok bence bana hiçbir şey gerekmez
Neydi ki hepsi, anca duvarda tuğlalar
Neydiniz ki siz, anca duvarda tuğlalar
(Pink Floyd, Duvarda bir tuğla daha)
Veya Simon & Garfunkel’in dediği gibi:
Ama sözüm düştü sessiz yağmur damlası gibi
Ve yankılandı sessizlik kuyularında
Ve insanlar baş eğdi ve dua etti
Kendi yaptıkları neon tanrıya
Ve işaret parlayıp verdi uyarısını
Biçim verdiği sözlerle uyarısını
Ve işaret dedi ki “Peygamber sözleri
yazılmıştır altgeçit duvarlarına
ve apartman odalarına
Ve fısıldanmıştırlar sessizliğin sesinde”
(Simon & Garfunkel, Sessizliğin Sesi)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “İman ve İmam: İma edilen şey-tanrıdır”































Geri bildirim: Öbürikim — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Güden Beyan: Duvarış ve İlanihaye — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Çekim Alanları — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yansı ve Yankı, Koyuş ve Konuş — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Tutacaksan tut bırakacaksan bırak — The Rolling Stones | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İç erde | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: sen bil örme bedelsiz | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Örgüt çağırıyor! | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Örgüt çağırıyor! | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nevmelek, Bir Nevi Melek? Nüve Melek ve Neon Melek — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Arzumman adalarını Segoy derinlerden su yüzüne çıkardığı zaman herşey kendi sahi adını taşırdı — Ursula Le Guin | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Geçenek bilinçdışıdır: Neden tarihin dışına düştük? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Newangel, Knew Angel? Nuce Angel and Neon Angel — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Zamanın Akış Yönü ve Ay Düğümleri — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Herr Dawn yiter ~ Bill Withers | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Her biji! Evli evinde — Radiohead | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bilendam, Issıza dam, Biz/Nos İnşası: BİZ Brütüz! Sezarın Hakkı Sezara (Bıçakları Hazırlayın) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Duvarda bir tuğla daha — Pink Floyd | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER