Sokratik tarzın temelindeki mefhum, hakikatin muhataplı (dialogic) doğasıdır, hakikat üzerine insan düşünüşünün muhataplı doğasıdır. Muhatapların aracılığına dayanan hakikat arayışının tam karşı tarafında, hazır bir hakikatin (ready-made truth) sahibiymiş gibi davranan resmi muhatiplik (monologism) vardır, bir şey bildiğini zanneden (belli hakikatlere sahip olduğunu zanneden) insanların naif özgüveni de muhatiplikle aynı taraftadır.
Hakikat bireyin kafasının içinden doğmaz veya orada bulunmaz, ortaklaşa hakikat arayan insanlar arasında ve onların muhataplı etkileşim süreci yoluyla doğar. Sokrat kendine “çöpçatan” (pander) diyordu: İnsanları bir araya getirip tartışmaya sokuyordu ve sonuç olarak hakikat doğuyordu; beliren bu hakikatin “ebesi” sayıyordu Sokrat kendini çünkü onun doğmasına yardım etmişti. Aynı nedenle kendi yöntemine “doğurucu” (obstetric) demişti.
Ama Sokrat kendini asla hazır bir hakikatin münhasır sahibi saymadı. Hakikatin muhataplı doğasına dair Sokratik mefhumların Sokratik müzakere (dialogue) tarzının halkçı-karnavalesk temelinde yattığını vurguluyoruz, bu temel onu şekillendirse de tek tek müzakerelerin içeriğinde hep ifade bulduğu söylenemez. İçerikler genelde tarzın şekillendirici fikriyle çelişen bir muhatiplik karakterine bürünüyordu.
Platon’nun ilk ve ikinci dönem müzakerelerinde felsefi dünya görüşü olarak hakikatin muhataplı doğası hâlâ belirginliğini korur, zayıflamış da olsa. Yani bu erken dönem müzakereler henüz hazır fikirleri (pedagojik/eğitsel amaçlarla) açıklayan basit araçlara dönüşmüş değildir, Sokrat henüz bir “öğretmen” yapılmamıştır.
Platon’un son döneminde ise bu iş çoktan olup bitmiştir: İçerik muhatipleştikçe Sokratik müzakere şekli yıkılmaya başlar. Sonuç olarak Sokratik müzakere tarzı çeşitli felsefi okulların ve dini öğretilerin dogmatik ve yerleşik dünya görüşlerinin hizmetine sokulmuştur, bu tarz dünyaya dair karnavalesk duyularla tüm bağlantısını yitirmiş ve çoktan bulunmuş hazır hakikatleri açıklama şekline bürünmüştür; en sonunda da iyice bozunarak çaylakları eğitme amaçlı soru-cevap şekline sokulmuştur (ilmihal: catechism).
Dostoyevski Poetikasının Sorunları’ndan (1963)
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Hayalet, Hayal, Tin ve Din”, “Doğurultu”, “Lacancı Özne: Kök Salma ve Uzanım: Sütur ve Südur”, “Büyük Çaylak” Leonardo da Vinci






























Geri bildirim: Politik Doğurucunun Doğurultusu — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Amayurt — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Medyada İçeriğin İçerilmesi: Alaycı Şaşırma ve İronik Şaşırma — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dayanışma: Çare Bir Başkasıdır – BÜTÜNSÜZ
Geri bildirim: Terazi (hayvancık işareti) ve Sokrat — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Gelenek ve Geçenek: Eleştirel Tarih ve Eşleştirel/Analitik Bağlam — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER