Psiko-eleştirel Bilgelik Psikanaliz Değildir — Işık Barış Fidaner

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

Eleştirel teorisyen entelektüel alemde tatminsizlik performansı sergileyen birisidir, bunun için iki yasağa riayet etmelidir [1]:
1) Hüsran sergilemeniz yasaktır: Bağlı ve eksik halinizden sıyrılmak için hüsranınızı bir başkasına yansıtmalısınız, o kişi artık sizin günah keçiniz / iblisiniz olacaktır.
2) Tatmin sergilemeniz yasaktır: Çünkü aksi halde muhatabınıza / izleyicinize asgari bir şükran göstermek ve onlara bağlı olduğunuzu kabullenmek zorunda kalacaksınız. Günah keçinizi / iblisinizi onlarla aranıza sokarak bir tampon bölge açmalısınız.

Eleştirel teori özünde eril kimlik taslamadır [2]. Şöyle der:
1) “Fallus bende…” yani hüsranda değilim, arzuladığın nesneye sahibim.
2) “…ama bana yararı yok.” yani tatmin olmuş değilim, nesne başka bir amaca hizmet ediyor.

Dora’yı (Freud’un hastası) göl kenarında öpmeye kalkan Herr K’nin söylediği şey tam olarak buydu:
1) “Karımdan…” yani senin arzunun nesne-sebebi olan öteki kadına sahibim.
2) “…randıman alamıyorum.” yani ilgini çekebilecek bazı eleştirel fikirlerim var.

Eleştirel teorinin “havalı/seksi” oluşu sergilediği şükürsüzlüğün rezilliğiyle orantılı olduğundan genel formül şöyledir [3]:
1) Bir miktar kültürel hegemonya sahibi “gelişmiş” bir ülkede nispeten tuzu kuru olmak (hüsransız).
2) Kaderine şükretmeyi aşağılamak ve hoşnutsuz insanları harekete geçiren hasetin gücünü övmek (tatminsiz).

En etkili eleştiri psiko-eleştiridir [4] çünkü insanlar duygularını kolayca kontrol edemezler; en etkili psiko-eleştiri de cinsel psiko-eleştiridir, çünkü cinsel duygular kontrolü en zor olan duygulardır. Bu da bizi çevrimiçi bir panelin ruhunu dile getirmek üzere bir dinleyicinin bahsettiği iki psiko-eleştirel bilgeliğe getirir [5]:
1) “Sevişemeyen hiçkimseye güvenme.”
2) “Sevişmekten fazla bahseden hiçkimseye güvenme.”

Tahmin edeceğiniz gibi:
1) İlk bilgelik cinsel hüsranı yasaklar. Çünkü psiko-eleştirmen kendisini eksiklikten sıyırabilmek için hüsran izleri açıkça görünen bir günah keçisine / iblise gereksinim duyar.
2) İkinci bilgelik cinsel tatmini yasaklar. Çünkü psiko-eleştirmenin empati kurmaktaki amacı izleyicide uyanan haseti başka bir hedefe yöneltmektir.

Psiko-eleştirinin genel derdi sürekli cinsel münasebeti belirtecek yeni mecazlar sunabilmektir:
1) Bu mecaz cinsel münasebeti temsil etmeye yetecek bir yoğuşturma olmalıdır (hüsransız).
2) Ama cinsel ima dolaylı kalmalıdır ki mecaz etkisi muhafaza edilebilsin (tatminsiz).

Psiko-eleştirinin sorunlu yanı fazla cinsel olması değildir, yeterince cinsel olmamasıdır: İmleyenlerin mecaz-ı mürseliyle lalangue‘da yapılacak önsevişmeyi (psikanalizi) ihmal edip aceleyle hayali anlamın üzerine atlamasıdır.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Castrated: Cast & Rated”, “Networking and Wetworking”, “Rastyönel Satırlama”, “Hüsran ve Tatminsizlik, Yoksunluk ve İğdiş”

[2] Bkz “Sahici Analiz Eleştirinin Ötesindedir: Eleştiri Taslamayı Açığa Vurur, Analiz Kendini Baltalamayı Açığa Vurur”, “From hypo-critical reason to hippo-queery-tickle reason: Just a dream → A just dream → Adjust dream”, “Eril kimlik taslama (imposture) ile dişil kılık değiştirme (masquerade)” Jennifer Friedlander

[3] Bkz “Şükran Duymak Yeniden Havalı Olsun”

[4] Bkz “Lack-own and Ideoanalysis”, “Psikobaşkaldırı Özgümleşme Manifestosu: İnsan Yüzlü Žižek veya Kesişim Politikasını Psikanaliz Deterjanıyla Ovmak”

[5] Bkz “Game B: A Dark Renaissance Response” Alexander Bard, Cadell Last, Owen Cox, Raven Connolly

6 Yorum

Filed under Şey