Stalinci ve Faşist ‘totalitarizm’lerin doğaları arasındaki temel fark küçük ama önemli bir detayda yakalanır:
Halka seslenişi bitip de kalabalık onu alkışladığı zaman Faşist Lider o alkışın muhatabı olduğunu kabullendiğini belirtir (gözünü uzaklara diker veya halka selam verir vb.), Stalinci lider ise (mesela Parti genel sekreterinin kongreye sunduğu rapor bitince) bizzat ayağa kalkıp alkışa katılır.
Bu ayrım iki söylemsel konumun temelden farklı olduğunu gösterir: Stalinci liderin kalkıp el çırparak alkışa katılması gerekir çünkü alkışın asıl muhatabı kendisi değildir, onun tevazuyla hizmet/aracılık ettiği Tarih anlamında büyük Ötekidir.
Büyük Ötekinin keyfiyetinin nesne-enstrümanı olmak –Lacan’a göre– sapkın ekonominin karakteri olduğuna göre, denebilir ki buradaki ayrım Faşist paranoyak ile Stalinci sapkın arasındadır.
Düşlemler Salgını’ndan
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Saklı Yüksük Dünya: Hakikat sonrası yolcusu kalmasın!”, “Mama Yemdir, Alkışlamak ‘Al kışla!’maktır”






























Geri bildirim: Mama Yemdir, Alkışlamak “Al kışla!”maktır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Uzakın Nüve — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Slavoj Žižek: Belgesel | YERSİZ ŞEYLER