Duy duy!

1) Hear hear: Duy duy, bak hocamız ne diyor! (beni destekliyor)
2) Here here: Hah işte buldum, kaybettiğim anahtar cebimdeymiş! (entropi)
3) Herr Herr: Beyefendi nasıl da babalık etti bravo! (Hermetik: Herr-matik)
4) Hair hair: Kılı kırk yardın diyeceksin ama şu detay valla mühim! (öz-deşim)
5) Hare hare: A şu işe bak! Fötr şapkadan tavşan çıktı! 🎩 🐰 (yuva-havuç)

Harry: 
1) Heary: Duyan ve duyulan
2) Herey: Bulunan, yakın
3) Herry: Efendi, uslu
4) Hairy: Olaylı, maceralı
5) Harey: Tavşan gibi sıçramalı

Hermione: 
1) Hear my one:
— Benim derdimi dinlesene!
— Dinlesene canım!
2) Hear me only:
— Beni duyman bana yeter!
— Beni duyman sana da yeter!
3) Here my one:
— İşte benim nesnem
— İşte canım baksana
4) Here me only:
— Burada bir tek ben varım
5) Herr my one
— Ha babam ha! : bey’in fırtınası (brainstorming, naman-ı pir)
6) Herr me only
— Babamın hayrına? : bey’in takımı (think tank, Nam-ı Pir)
7) Hair my one
— Saçım karışmış yumak olmuş : saçmantık (paradox)
8) Hair me only
— O yumak benimdir, o benim illetimindir ancak! (iğret-illet)
9) Hare my one
— Fötr şapkadan çıkan tavşan benim olsunmuştu?
10) Hare me only
— Fötr şapkadan çıkan tavşan benim!
— Olsun muştu!

richard-mueller-cat-ball-wool-2484-thumb-xl

Kedi ve Yün Yumağı, Richard Müller, 1922

Untitled

hare

Büyükolizm: Baştan alalım ama bu kez daha duygulu olsun

Harry Potter’da Hermione Niye Ron’u Seçti?

Doğa ve Fikir: Üçgen ve Daire

7 Yorum

Filed under Laf sal atası