Çok Şey Bilen Adam: Rehin Umuda Ezgili Çağrı — Işık Barış Fidaner

Hitchcock’un Çok Şey Bilen Adam (1956) filmindeki dört mühim sahneyi ele alalım:

1) Çarşıda öldürülen yabancının mesaj iletmesi
2) Kilisede babanın çağırdığı oğluna kavuşamaması
3) Konserde tetikçinin başbakanı öldürememesi
4) Elçilikte annenin çağırdığı oğluna kavuşması

Mecazda bir şey başka bir şeyi ikame eder, mecaz-ı mürselde ise bir şey bir şeyle bileşir. O halde bu dört bölümde sahnelenen işlemler şunlardır:

1) İsabetli mecaz işlemi sahnelenir.
2) Iskalanan mecaz-ı mürsel işlemi sahnelenir.
3) Iskalanan mecaz işlemi sahnelenir.
4) İsabetli mecaz-ı mürsel işlemi sahnelenir.

Gördüğünüz gibi:
— Mecaz işlemi çarşıda isabet eder ama konserde ıskalar.
— Mecaz-ı mürsel kilisede ıskalar ama elçilikte isabet eder.

İşlemleri ilgili mekanlarla eşleştirerek yorumlayalım:

1) Çarşı mübadele yeridir, orada ikameler isabet etmelidir: Bedel.
2) Kilise Tanrı’nın evidir, orada bileşimler ıskalamalıdır: İman.
3) Konser çoklukların dans yeridir, orada ikameler ıskalamalıdır: Ezgi.
4) Elçilik muhatapların evidir, orada bileşimler isabet etmelidir: Mesaj.

Ayrıca her sahnede ikincil işlemler de yaşanır ve bu kavramları köprüler:

1) Çarşıda alınan mesajın bedeli olarak çocuğun öbür çifte rehin düşmesi.
2) Kilisede dışarı çıkan kadının imasını karşılamak için papazın iman mesajı.
3) Konserde ezgiler arasında beliren namlunun kadının çığlığıyla hedef şaşması.
4) Ezgiyle iletilen mesajın öbür kadının imanı yardımıyla bedelden kurtarması.

Şimdi çocuğa umut diyelim ve gidişatı özetleyelim:

1) Çarşıdaki mübadeleniz başarılı olur ama umudunuz rehin düşer.
2) Tanrı’ya iman etmek, rehin umudunuzun imasına verdiğiniz yanıttır.
3) Ezgiler ummanındaki her çalkantıda rehin umudunuz hissedilir.
4) Muhataba aktardığınız ezgilerle rehin umudunuza kavuşabilirsiniz.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Bkz “Ne olacaksa olur ileride (Que sera sera)” Doris Day, “Hiçkoku” Sandro Penna

7 Yorum

Filed under Şey