Uzamsallığın Bileşimsel Zemini — Işık Barış Fidaner

Lütfen beşinci boyut/dil-evi w, öznel ergime ve nesnel ergimeyi tanımlayan yazıları okuduktan sonra [1] uzamsallığın bileşimsel zemini w’nin haritasını çıkaran şu şemaya bakın:

zemini

Şemada w’nin iki mantık ayarı sunulmuştur. Bunlara öncül ayar (tepedeki ilk w-ekseni) ve ardıl ayar (alttaki ikinci w-ekseni) diyelim, zira bunlar Esas-İmleyen’in (S1) yaratılışına sırasıyla öncül ve ardıldır.

w’nin öncül ayarında S(Ⱥ) imletimin sıfır zeminini oluşturur (w=0), objet a diyelim ki yayı geren negatif genliktir (w=-1), S1 ise nesnel ergimenin tekil sonucudur (w=1); öncül ayarda objet a‘nın negatifliği arzunun dahili ufkunun izidir.

Nesnel ergimenin diğer adı de-separasyondur [2], bu işlem analitik söyleme benzer ama daha temeldir. Hem de-separasyon hem de analitik söylem Esas-İmleyen’i (S1) yaratır ama farklı yollarla: Analitik söylem bölünmüş özneye ($) hitap ederken objet a‘nın suretini kuşanır ve bilgiyi (S2) parantez içine alır, de-separasyon ise objet a‘nın suretini doğrudan doğruya Ötekinin eksikliğinin (S(Ⱥ)) sahiliğiyle bileştirir. Her halükarda öncül ayar Esas-İmleyen’in doğuşunu gösterir.

w’nin ardıl ayarında özne ($) boş bir atıf noktasının izidir (w=0), S1 özneyi diğer imleyenlere temsil eden imleyendir (w=1), S2 öznenin temsilini gerektiren imletim zinciri veya bilgidir (w=2), objet a ise özne temsilinden arta kalan bir fazlalıktır (w=3); ardıl ayarda objet a‘nın fazlalığı arzunun harici ufkunun izidir.

Öncül ve ardıl ayarlarda objet a‘nın dahili ve harici ufukları beraberce arzunun uzakınlığını teşkil eder.

Ardıl ayarda dört simge aynı Lacan’ın dört söylemindeki gibi sıralanmıştır. Öznel ergime, duruma göre, histeri söylemine (‘öznel’ vurgusuyla), efendi söylemine (‘ergime’ vurgusuyla) ya da kapitalist söyleme atıf yapabilir (‘ergime’yi ‘öznel’in arkasına saklayan histerik efendi).

w=3’ü objet a üzerinden gerisingeri w=-1’e bağlayan uzakın arzu ufkunu ikrar ettiğimiz andan itibaren dört simge bir döngü oluşturarak birbirine bağlanır, dolayısıyla ardıl ayarda her dört söylem de sahnelenebilir.

w’nin ardıl ayarı ayrıca uzamsallığın bileşimsel zeminini de oluşturur [3]. Dört simgenin uzay-zaman koordinatlarıyla nasıl eşleştiğine dikkat edin:

1) Esas-İmleyen (S1) politik hegemonya kurmak amacıyla bir bayrak gibi yükseltilir, o halde yükseklikle eşleşir: y koordinatı.

2) Bilgi (S2) bir malumat kanalının bant genişliği üzerinden geniş kesimlere yayılır ve bilinmeyen bir x’ten kaynaklanır, o halde genişlikle eşleşir: x koordinatı.

3) objet a arzu uyandırarak öznenin yaşam-dünyasına derinlik katar, o halde derinlikle eşleşir: z koordinatı.

4) Uzay-zamanın öznel yanı zamansallığıdır, o halde $ zamanla eşleşir: t koordinatı.

Böylece öncül ayar ile ardıl ayarın neden w=0 noktasında farklılaştığı kolayca anlaşılır: Özne ($) simgesel zamansallığı temsil eder, Ötekinin eksikliği (S(Ⱥ)) ise gerçek zamansallığı temsil eder, başka bir deyişle S(Ⱥ) bizzat w’yi temsil eder.

Yukarıdaki koordinat eşleşmelerini kullanarak gelin matematiğin şu formülde cisimleşen temel düşlemini dile getirelim:

y = f(x)

Bu formül imkansız bir düşlemdir: Esas-İmleyeni (S1, y) bilgiden (S2, x) türetme düşlemidir; başka bir deyişle, bilgilenmiş bir efendi olma düşlemidir.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Fifth dit-mansion: w”, “Öznel Ergime ve Nesnel Ergime”

[2] Bkz “Cinsel ‘İlişki’nin Ötesi”

[3] Bileşimsellik uzamsallığın gerçek zeminini oluşturur, simgesel bir zeminden ibaret değildir. Bkz “Symbolic Ground and Real Ground”

8 Yorum

Filed under Şey