Halkımızı yormayalım ricası (mantık hatası) — Işık Barış Fidaner

Sevip “samimi” olduğunuz insanlara kötü sayılan özellikleri kondurmaya kıyamasanız da iyi sayılan özellikleri seve seve kondurursunuz. İşte bu kondurulmuş varsayımlardan (posited presuppositions) oluşan iyilik görüntüsüyle desteklenen “genel memnuniyet” hali (daha doğrusu zannı) sizi ve çevrenizdekileri emniyetli hissettirmeye yarayan büyük Öteki kurumunu teşkil eder. “Büyük aile”, “komünite”, “taban” gibi farklı adlarla anılan bu kurumun en özlü ifadesi şudur:

Halkımız!

Bizlerin memnuniyeti halkımıza emanettir, halkımızın memnuniyeti de bizlere emanettir! Ama halkın emaneti ancak onların bizden memnuniyeti olabilir, bizim emanetimiz de ancak bizim onlardan memnuniyetimiz olabilir… Yani “halk, biz, memnuniyet, halkın bizi, bizim halkımız” emanet gibi duran beş benzemezdir.

Size emniyetli hissettiren “halkımız”ın aslında emanet gibi duran değişik bir unsur olduğunu ikrar edebilecek cesaretiniz olmadığı için şöyle demek istersiniz ama diyemezsiniz:

Halkımızı sakın yorumlamayalım, ricat ediyorum!
(düşünme ve analiz uğraşlarından vazgeçiyorum, yenilip geri çekiliyorum!)

Onun yerine şöyle dersiniz:

Halkımızı yormayalım, rica ediyorum!
(hadi hep birlikte “halkımız”dan medet ummaya devam edelim!)

Aynı mantık hatası “Halk buna hazır değil” adıyla da bilinir.

Bkz “Etiği senin kemi benim! Kim er ha? Maskeli balo ve onun sahte yüzleri”

Yorum bırakın

Filed under Laf sal atası

Yorumlar kapatıldı.