Az Ötede Oynayın! Tatlısu Lacancılarını ve Žižek Bahçesinde Koşturan Köpecikleri Tanıyalım — Işık Barış Fidaner

bahcesi

True’ya Doğru diyecek kadar aymaz bir dil konuşmamız nedeniyle [1]:
1) Türkçe konuşan Lacancıların çoğu tatlısu Lacancısıdır.
2) Türkçe konuşan Žižekçilerin çoğu Žižek bahçesinde koşturan köpeciklerdir.
Bu yazıda size bu tipleri yüz kilometre öteden tanımanızı sağlayacak turnusol kağıtlarını vereceğim.

Tatlısu Lacancılarını Tanıyalım

Lacan kendisine linguist/dilbilimci yerine linguisterik/dilhisteriği der çünkü:
1) Her kelime anlamıyla birebir eşleşiyormuş gibi davranmaz (signifié/signifiant).
2) Noktalama (punctuation) işlemlerini gramer kurallarıyla sabitlemeye çalışmaz.
3) Kelimeler arası sesteşliklerin kör talih eseri olmadığını ikrar eder (lalangue/dilmeden [2]).
4) Bu noktaları gözden kaçırmayan yorum/analiz hemseslenmeyle (equivocation) işlemek zorundadır [3].

Birinci Turnusol Kağıdı:
Signifiant-signifier’a “imleyen” yerine ısrarla “gösteren” diyenler
tatlısu Lacancılarıdır [4].

Neden? Çünkü:
1) “Kelimenin anlamını göstermesi” birebir eşleşme varsayımıdır, oysa imleyen tek seferde birçok anlam çağırabilir.
2) “Gösterme” gramatik kuralların sabitlenmesine gerek duyar, oysa imleyen noktalama işlemlerine de katılmaktadır.
3) Gösterme ve eşleşme varsa sesteşlikler kör talih eseri olmalıdır, oysa imleyen sesteş kelimeleri de çağrıştırır.
4) Gösterme aynı “parmakla gösterme”deki gibi bir tek hedefe yöneliktir, oysa imleyen hemseslenir, çoğullaşır.

Žižek Bahçesinde Koşturan Köpecikleri Tanıyalım

Žižek Kant’ı izleyerek iki yaklaşımı ayırt eder:
1) Aklın hususi kullanımı (private use of reason)
2) Aklın kamusal kullanımı (public use of reason)

Bunun en basit örneği şöyledir:
1) Eğlence partisi düzenlemek aklın hususi kullanımıdır.
2) Politik partinin halka seslenmesi aklın kamusal kullanımıdır.

Fakat politik partinin halka seslenişi de kolayca hususileşebilir yani özelleşebilir, yanlılık veya taraflılık denen hal budur, parti mensupları veya yöneticileri kendi çıkarları adına hareket ettikleri anda partiyi hususileştirmiş olurlar. Hele ki parti iktidara gelerek hükümet veya devlet yapılanmasına dönüştüyse hususileşmiş olduğu kesindir. Žižek bunu özellikle vurgular: Devlet bürosunda “faydalı” işler yapmak aklın kamusal kullanımı değildir, aklın hususi kullanımıdır!

Aklın kamusal kullanımı filozofun yaptığı iştir, Sokrat’tan beri bu böyledir. Filozof hakimler ve güçlüler adına konuşmaz, iyilik ve fayda adına da konuşmaz, belli bir teknik beceri adına da konuşmaz, hakikat ve adalet adına konuşur. O nedenle filozof açık alanda hareket etmelidir, özel bir alana kapatılırsa filozof olmaktan çıkacaktır.

İkinci Turnusol Kağıdı:
Žižek’i aklın hususi kullanımına alet edenler
Žižek bahçesinde koşturan köpeciklerdir.

Bu ayrımları yaptım ki genç yaşlı herkes az buçuk nerede durduğunu anlasın ve ona göre hareket etsin.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Türkçe Konuşanların Hakikat Körlüğünün Sebebi”, Doğru (özel sayfa)

[2] Bkz “Lacan’da dil (la langue) ve dilmeden (lalangue)” Jean-Claude Milner

[3] Bkz “Yorumlama ancak hemseslenme ile işleyebilir” Jacques Lacan, “Hemseslenme (equivocation)” Jacques Lacan

[4] Bkz “Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli”

5 Yorum

Filed under Şey