Tümel-Evrensel farkını düşünelim [1]:
1) Tümel “∀” ile simgelenen matematiksel niceleme işlevidir.
2) Evrensel herkesi, hepimizi, herşeyi bağlayan bir yasadır.
Güncel bir örnekle netleştirelim [2]:
1) Şili’nin solcu hükümeti 1980’de darbeyle dayatılan anayasayı değiştirmek için yeni bir anayasa teklifi sundu; bu teklif kağıt üzerinde kaldığı sürece soyut bir Tümelliktir.
2) Eğer anayasa teklifi iki gün önce (4 Eylül) referandumda kabul edilseydi herkesi bağlayan bir Evrensellik olabilecekti; ama referanduma katılanların %62’sinin oyuyla teklif reddedildi.
Şili halkı teklifi kabul etmiş olsaydı o belgeye adeta Şili milletinin tuğrası basılmış gibi olacaktı, “yazı”dan “tura”ya geçilecekti [3]. İşte bu onaylayıcı özel imza veya damga, bir Tümelliğe Evrensellik bahşeden Tikelliktir.
Damga, basılıncaya dek özgül bir unsurdur (unary trait), basıldıktan itibarense Esas-İmleyen (S1) olarak yürürlüğe girmiştir [4].
Bu iki mantıksal evreyi ayırt edelim:
1) “Dur daha!” evresinde henüz damga basılmamıştır ki…
2) “Oldu bitti!” evresinde çoktan damga basılmıştır bile!
Bu iki mantıksal evre Jenerik ile Standardı ayırt eder [5]:
1) Jenerik: “Dur daha!” evresinde birer birer gelip sandığa oy atanlar jenerik sıradan vatandaşlardır.
2) Standart: “Oldu bitti!” evresinde sandıktaki oyları sayılanlar standartları belirleyen Şili milletidir.
Demek ki Tümelden Evrensele giden yol toplam dört duraktan geçer:
Tümel → Jenerik → Standart → Evrensel
1) Tümel: Anayasa teklifi kağıt üzerindedir.
2) Jenerik: Vatandaşlar birer birer oy verirler.
3) Standart: Oylar sayılır ve milletin kararı okunur.
4) Evrensel: Damga basıldıysa teklif yürürlüğe girer.
Bu tabloya biraz dikkatli bakarsanız şunları fark edersiniz:
1) Tümel matematikseldir, kağıt üzerinde bir formüldür.
2) Jenerik dişildir, “Ya bu?” diyen bir yürütücüdür.
3) Standart erildir, “Budur!” diyen bir durdurucudur.
4) Evrensel dinamiktir, yürürlüğe girmiş bir yasadır.
Zaten Žižek de Copjec’i izleyerek aşağıdaki eşleştirmeyi yapmıştı [6]:
1) Matematiksel yücelik dişildir (Tümel/Jenerik bağı).
2) Dinamik yücelik erildir (Evrensel/Standart bağı).
Evrimsel rol paylaşımı bakımından kadının jenerikçi, erkeğin standartçı olduğu ayırt edilince şunu da anlamak kolaylaşır:
Yeni binyılda yaygınlaşan teknolojik araçlar (özellikle de sosyal medyatik kanalizasyon sistemleri ve Lacan’ın unutuk/lathouse dediği mobil cihazlar [7]) elbette ki siyaseti/politikayı dejenere etmiştir çünkü bu araçlar hem erkeğin standardizasyon işlevini ikame etmişlerdir hem de kadının jeneratörlük işlevini ikame etmişlerdir.
Sonuç olarak erkek ile kadın birbirleriyle ilişkilenmek yerine dijital bulutla ilişkilenir olmuştur. Tabi diyalektik insanlar arasında kurulmayınca:
— Ne Evrensel Evrensel olabilir: Üniversiteler yozlaşır, akademik kürsülerin içi boşalır.
— Ne Standart Standart koyabilir: Platform olarak whatsappa şuna buna kalırız.
— Ne Jenerik Jeneriğe benzer: Gece gündüz ekranları scroll eder dururuz.
— Ne de Tümel Tümelliğini benimsetebilir: Ben de sitemde bu yazıları ilelebet yazar yazar dururum.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Fallus Toplumun Kaldıracıdır, Prekerleşme Kaldıracı İğdiş Eder ve Herkesi Ortadan Kaldırır”, “Tikelsiz Tekil: Tekir”
[2] Bkz “Şili itibarı desteklemedi haysiyeti onayladı”, “Chile votes overwhelmingly to reject new, progressive constitution” (Guardian)
[3] Bkz “Borges’in Tek Yüzlü Diskinde Tekil/Tümel/Tikel”
[4] Bkz “Tek-yüzlü Bozuk Para Özgül Unsurdur”
[5] Bkz “Jameson’da Evrensel Ordu ile Psikanalitik Yerleştirme Bürosu: Efendi ile Analist”
[6] Bkz “Akıl Altın: Yücelik Akıl Gücünün İkrarıdır” Slavoj Žižek
[7] Bkz “Unutuk (lathouse)” Jacques Lacan






























Geri bildirim: Jenerasyon Kıskançlığı ve Standardizasyon Kıskançlığı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Jenerik — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz Sinema | YERSİZ ŞEYLER