Her bilgi disiplini şu veya bu efsaneyi dışlayarak kurulur. Genel mantık şöyledir:
Eskiden efsane vardı ama şimdi bilgiye sahibiz.
(Eskiden karanlıktı/geceydi ama sonra ortalık aydınlandı/gündüz oldu.)
Fakat bir şeyi yadsımak onu etkisiz kılmaz, aksine onu bastırdıkça güçlendirirsiniz. Yadsınan herşey semptomlar halinde tezahür edecektir, bastırılan herşey gibi efsaneler de geri dönecektir.
Freud’un Yadsıma makalesinde dediği gibi [1]:
— Eğer “rüyamdaki kadın annem değildi” diyorsa demek ki annesidir!
Efsaneyi dışlayan bilgi disiplinlerine bu mantık şöyle uyarlanır:
— Eğer “edindiğim bilgiler efsane değil” diyorsa demek ki efsanedir!
Buna göre iki tip efsane ayırt edilmelidir:
1) Düz efsane kendisinin efsane statüsünde olduğunu inkar etmeyen bir anlatıdır.
2) Efsane efsanesi ise kendisinin efsane statüsünden yüksekte durduğunu ispatlayabilmek için “artık geçmişte kalan efsaneler (karanlık devir)” üzerine inşa edilen bir tarih anlatısı veya özyaşamöyküsüdür.
“Elimdeki bilgiler kesinlikle efsane olamaz!” diyen bilgi disiplinleri kendini ayırabilmek için bir efsane efsanesi inşa etmek zorundadır, yani Aydınlatıcı bir devrimle eski efsaneleri tarihin çöplüğüne gömdüğünü ispatlamak zorundadır.
“Artık değiştim” diyen erkekten “Artık hukuka saygılıyız” diyen yetkililere kadar efsane efsanesi inşa eden bütün anlatılar “Rüyamdaki kadın kesinlikle annem olamaz!” demekle eşdeğerdir, Freud bu yüzden Ödip efsanesini psikanalizin baş köşesine oturtmuştu.
Düz bir efsane ise kendi statüsünü inkar etmesi gerekmediği için efsane efsanesi inşa etme yükümlülüğünden kurtulur, tek bir tarih veya özyaşamöyküsü anlatmak zorunda kalmaz, tek bir kapsamla kendini tanımlamak zorunda kalmaz, karşılaştığı her bağlamda kendini bir kez daha doğurabilir. Bu da “rüyadaki kadının anne olduğunu” kabullenmekle eşdeğerdir.
Başka bir açıdan bakarsak, “seslendiği muhatabın kesinlikle Tanrı olamayacağını” iddia edenler efsane efsaneleri inşa etmek zorunda kalırlar. İnsanların birbirine seslendiği her yerde Tanrısallığın yankılandığını kabullenenlerse bu inşa yükümlülüğünden kurtulur [2].
Kamusal yaşamda efsanelerden hayalet görmüş gibi kaçan insanlar özel hayatlarını efsanelerle tıka basa doldurmaktan çekinmezler. Bu çocuksuluk da Tanrısallık yankısının aslında anneliğe pek yakın olduğunu hissettirir. Bu yüzden doğruculuk yerine doğuruculuktan söz etmiştim [3].
Efsane statüsü askıda inanmazlık (suspension of disbelief) ile yakından ilgilidir. Incredible, fantastic gibi nidalar aynı anda hem yüceltici hem de alçaltıcıdır: Bu ikircik (ambivalence) değerlenmenin askıya alınışının doğal sonucudur. Lacan’ın dediği gibi “hakikat kurgu gibi yapılanmıştır” yani efsane statüsündedir.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
[1] Alıntı:
Analiz çalışmasında hastalarımızın kendi çağrışımlarını öne sürüş tarzları bize kimi ilginç gözlemler yapma fırsatı verir. “Şimdi hakaret etmek istediğimi düşüneceksiniz ama aslında öyle bir niyetim yok.” Bunun [hastanın kendi zihninde] beliren bir fikrin [karşı tarafa] yansıtılarak reddedilmesi olduğunu fark ederiz. Veya: “Rüyadaki bu kişinin kim olabileceğini soruyorsunuz. Annem değil.” Bunu şöyle düzeltiriz: “Demek ki annesiymiş.” Yorumlarken yadsımayı gözardı etmekten ya da sadece çağrışımın içeriğini ele almaktan çekinmeyiz. Sanki hasta şöyle demiş gibidir: “Bu kişiyi düşündüğümde hakikaten annem aklıma geldi ama bu çağrışımın geçerli sayılmasını istemiyorum.”
[2] Bkz “Söz varsa Tanrı hipotezi direşir” Jacques Lacan
[3] Bkz “Politik Doğurucunun Doğurultusu”
efsane: ev sana: ev sahne
isn’t credible
is incredible
popper: guards! pop lacan! he is demons’ troubly phallusifiable! (poppers gonna pop)
— atlantise gidelim
— ama atlantis yitik
— yitik mitik, gidelim






























Geri bildirim: Zodyak Yolculuğu — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Efsanelerle giderilen ihtiyaçlarımız | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İnanılmaz: Saçmalık Tehlikesi Beklenti-Umut Makasıdır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nezaketten Usturupa Doğru: Fallik Kadın Dininde Mıncık Yatkınlığı Meselesi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Eppur si muove: Bir teori çevirdim hâlâ dönüyor — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Şirreti Evcilleştirmek: Ela gözlü Şekspirim geldi, duyan gelsin işte Şekspir! Açılın kapılar Şekspire gidelim, siyaset günleri gelip yetmeden… — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sine Mat — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kozmolojik Batıllık (astroanalitik efsane statüsü) üzerine Menkıbe’den alıntılar | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ariadne’nin Makarasına Sarılmak — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Festos Tekeri: Giritliler hâlâ yalancı mı? Yoksa Girit Rodos mu? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Şirreti Evcilleştirmek: Ela gözlü Şekspirim geldi, duyan gelsin işte Şekspir! Açılın kapılar Şekspire gidelim, siyaset günleri gelip yetmeden… — Işık Barış Fidaner | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER