Her anlama bir anılışa yanlamadır — Işık Barış Fidaner

Yurdum insanınca Lacan’a atfedilen sözün türevlerini dolaşmaya devam [1]:

1) Her anlama bir yanlı şanlamadır.
2) Her anlama bir yanlış anlamadır.
3) Her anlama bir yanılışı anlamadır.
4) Her anlama bir anılışa yanlamadır.

Bu dörtleme Lacancı cinsiyetlenme şemasının bir versiyonudur:

1) Hatasızlık imajının tek taraflı savunusu   (Ex ~Φx)
2) Herkeste hata bulmaya yarayan bilgiler   (∀x Φx)
3) Hataları sezdiren ve algılatan bilebilgiler (~Ex ~Φx)
4) Bilgileri birbirine dikişleyen bilebilgiler  (~∀x Φx)

Bunlardan 1 ve 2 eril mantığa aittir, 3 ve 4 dişil mantığa aittir [2].

Eril mantık dışarıya karşı “bilgili” yüzünü gösterip herkeste hata bulurken (2) arkaplanda bir “hatasızlık” imajı veya noktasının (ego veya bildiği varsayılan özne) tek taraflı savunusuyla meşgul olur (1).

Ego eril öznenin kör noktasıdır, semptomudur. Ego inşasına ara verip semptomunu yorumladığı zamanlarda özne kısmen dişilleşebilir ama egoya yönelen tehditlerle bu süreç kolayca tersine döner ve özne çabucak eril zırhına yeniden bürünüverir.

Erillik karşısında dişilliğin ikircikli statüsünü bilgi/bilebilgi farkında sezebilirsiniz: Bilebilmek bilmekten eksik midir yoksa fazla mıdır? Her ikisi de:
1) Bilebilecek olsam da henüz o şeyi bildiğim söylenemez (eksik)
2) Bilmediğim şeyler var ama onları bilebilmeye yetkinim (fazla)

Bilebilgi bilginin askıya alınmış halidir, askıya alınmak bilgiyi statik açıdan zayıflatır ama dinamik açıdan güçlendirir. Aradaki farkı şöyle düşünebilirsiniz:
1) Bilgi yürürken yere basmakta olduğunuz ayağınız gibidir.
2) Bilebilgi ileriye doğru savurduğunuz diğer ayağınız gibidir.

En başta sayılan eril ve dişil öğelere geri dönelim:
1) Eril bilgi: bir yanlış, bir yanlı şanlama
2) Dişil bilebilgi: bir yanılış, bir anılışa yanlama

Bildiği varsayılan Üstadın hayatta olduğuna inanan eril bilgi onu “bir yanlı şanlar” zira fallus tehdit altındadır. Üstadın öldüğünü algılayan dişil bilebilgi ise “bir anılışa yanlar” zira fallus zaten yoktur.

Kendini eniyileyecekmiş gibi çıkagelen neticeler ancak fallusa ilişkin bir konumun benimsenişi aracılığıyla çıkar ortaya: Kadında eksiklik olarak, erkekte tehdit olarak. (Lacan, Seminer 5)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Her anlama bir yanılışı anlamadır, Hakikat yanılıştan doğar, Doğru yanılışın doğurusudur, Yanlış doğurunun yanılışıdır”, “Hakikat yanılgıdan ortaya çıkar”, “Yanlış Anlama ve Yanlı Şanlama”; Seminer başlığını Miller koymuş olsa da anafikir Lacan’a aittir: “The Truth Arises from Misrecognition” Slavoj Žižek (Part I, Part II); “Yanlışın yanlış olduğu doğrudur ama doğrunun doğru olduğu yanlıştır”, Doğru (özel sayfa)

[2] Bkz “Yanlışsız hiçbir anlama yoktur”, “Lacan’da Cinsiyetlenme Formülleri”

biz anlayış gösterdik
siz de yanlayış gösterin

9 Yorum

Filed under Şey