Kastırmasyon veya eril savgı Alfred Adler’in tarif ettiği bir kavramdır (masculine protest, männlicher Protest). Kadınlarda kendi dişil şartlarına itiraz şekline bürünür, aile veya kültürel çevrenin kızları değersizleştirmesi üzerine kendi hayat kurgularına eril bir ideali rehber edinmeleridir. Erkeklerde ise üstünlük taslama şekline bürünür (superiority complex).
Sosyal İlgi: İnsanoğluna Bir Davet kitabında Alfred Adler şöyle yazdı:
Bir kız eğer oğlana dönüşebileceğini farzediyorsa bunun nedeni dişil rolün ona eril rolün dengi gibi sunulmayışıdır. Kız onu sürekli aşağılayan bir nazara isyan eder. Freudcular bu durumu kastrasyon/iğdiş kompleksi kavramıyla yorumladılar. (1933/1938)
Dişil rolü reddetmenin bir nedeni de annenin oğlunu veya oğullarını kayırmasıdır, gerçi bu tavırda bir paradoks/saçmantık da gözlenir. Adler bir hastasına şöyle değindi:
Maalesef bu anne de oğullarına kızından daha müşfik davranıyordu, bu tavır onun eril ilkeye daha büyük değer atfettiğini düşündürse de, kadın benzer bir takdiri kocasından esirgiyordu. (1912/1926)
Annenin babadan yatırımını çekmesi baba-kız ittifaklarını kolaylaştırır. Bu kadın evin mutlak hanımefendisi olmuştu. Adler bir başka hastasına şöyle değindi:
Çocukluktaki öncüllerde kuvvetli aşağılanma hisleri buluruz, annesi onun erkek kardeşini kayırdığı için ve erkek kardeş ondan daha zeki olduğu için bu hislerde taşınan gerilim süreklileşmiştir. Hastanın bilincindeki en hararetli istek uzun boylu olmak, çok zeki olmak, bir adam olmaktı.
Anneyle ilişkideki çatışmalar aşağılanma kompleksinin telafi edilmesi gereğini şiddetlendirir, erkeksi ideal modelin oluşmasına ve kadınlara karşı düşmanlaşmaya yol açar. Sonuçta cinsel ve saldırgan dürtüler ya erkeklerle rekabet eden eril davranışlarda ya da dominantlaşan eşcinsel davranışlarda birleşir. Eğer bu kadın anne olursa çocuklarıyla kurduğu ilişkilere de bu sorunları yansıtabilir, bir vakada Adler bunu şöyle anlattı:
Kızıyla rekabet tavrı tamamen bilinçdışıydı ve onun bu yolla infantil bir tavrı örtbas ettiği söylenebilirdi: Anababasının aşırı şımarttığı bir kız kardeşi aşabilme isteği. Ama sonra bu alttaki tavrın da daha temel bir tavra denk olduğu anlaşıldı, o da daha çok önemsenme isteğiydi, erkek kardeşinin konumuna gelme isteğiydi. (1912/1926).
Adler’e göre benlik örgütlenmesi öznenin tarihinden ve kültüründen koparılamaz. İnsan Tabiatını Tanıma kitabında dediği gibi:
Medeniyette her kadın erkek olmak ister. (1927/1992)
Bu kastırmasyonun bir oğul üzerinde dışavurulması suç eğilimli veya transseksüel davranışları teşvik edebilir. Toplumsal hissiyatlar bu tip davranışların yayılımında veya yüceltiminde ciddi bir rol oynar. Erkeklerde kastırmasyon süpermen kültünde tezahür eder, insani duyguların dişil zayıflık işaretleri gibi görülmesinde tezahür eder.
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Kaynakça
Adler, Alfred. (1926). The neurotic constitution; Outlines of a comparative individualistic psychology and psychotherapy. (Bernard Glueck and John E. Lind, Trans.). New York: Dodd, Mead. (Original work published 1912)
——. (1938). Social interest: A challenge to mankind. London: Faber and Faber. (Original work published 1933.)
——. (1979). Superiority and social interest: A collection of later writings (Heinz L. Ansbacher and Rowena R. Ansbacher, Eds.). New York: Norton.
——. (1992). (1) Understanding human nature (Colin Brett, Trans.). Oxford: Oneworld. (Original work published 1927)






























Geri bildirim: Uğuldama — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Zanla Telafi: Oku Baban Gibi Eşek Olma — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz Sinema | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kastırmasyon Saiki Üstdil Hakimliği Taslamaktır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bir Çocuk Dövülüyor (1919) — Sigmund Freud | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bitimli ve Bitimsiz Analiz (1937) — Sigmund Freud | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER