İsa Ağladığında: Post-Çarmıh Travma Bozukluğu

İsa çarmıhta vefat ettiği halde Mecdelli Meryem’in karşısına çıkagelir:

— Meryem!!
— İsa nooldu gene? Sen ölmemiş miydin? Yüzünü gören cennetlik valla.

(Mecdelli Meryem rüya göbüşüne ellemek isteyince İsa apansızın geri sıçrar)

— Tutma beni Meryem ağlamak istiyorum…
— Yazık sana, post-çarmıh travma bozukluğu olabilir, bir psikoloğa görünsene.

(İsa durgunlaşır ve düşüncelere dalar ama önceki kasvet dağılmıştır)

— Öyle mi dersin? Hangi psikoloğa görünmemi tavsiye edersin?
— Sen İsa’sın büyük düşün. Seni ancak Sigmund Freud paklar.

(İsa Freud’un desenli kanepesine uzanmıştır, Freud’un elinde defteri vardır)

— Evet İsa bey, çocukluğunuza dönelim, ananız babanız sizi sevdi mi acaba?
— Annem çok sever, babamsa eee… baba figürlerim… nasıl anlatsam ki?
— Tamam ben anladım sizin derdinizi. Babanız size hiç iyi gelmemiş.

(Seansın sonlarına doğru İsa hararetle anlatıyordur)

— Sonra Mecdelli Meryem’e “tutmayın lan ağlıycam!” dedim ama annem olan Meryem değil karışmasın…
— Hımmm… (deftere not düşer) Bugünlük yeter İsa bey, sonra devam ederiz.

(Sonraki seansta İsa aynı olayı daha sakin bir kafayla anlatır)

— Sigmund bey geçen sefer not falan düştünüz, bakın yanlış anlama olmasın, diyalog aslında şöyle gelişti: “Meryemcim beni tutmasana, babama gideyim belki bir isteği vardır adamcağızın.” “Peki canım sen nasıl istersen…” Ben de bittabi derhal babamı ziyaret ettim. Başka bir olay olmadı.
— Peki neyse bu konuyu geçelim… (purosunu yakar)

4 Yorum

Filed under Kurgu, Şey