Kemirgenler ve yetkilenişle bedenlenişin dolaşıklığı — Işık Barış Fidaner

Öznelliğin en derin bölünmesi yetkilenişle bedenleniş arasındadır. Bu bölünme Descartes’ın ‘Düşünüyorum öyleyse varım’ beyanındaki ‘Düşünüyorum’ ile ‘Varım’ arasındadır: ‘Düşünüyorum’ muhataplığı yetkilendirir çünkü düşünmek başkalarına hitaben hazırlanan konuşmadır, ‘Varım’ ise kişisel bedenleniştir, onun bir adam olmasıdır, yetişkin ve erkek bir insan olmasıdır [1]. İnsanın varoluşunun simgesel tabiatında genellikle yetkilenişle bedenlenişin bütünleşik birliği vardır ama gelin biz bu iki bileşeni ayırabilmek için kemirgen imgesine odaklanalım.

Kemirgen eğer evinizi istila eden fare veya sıçan gibi düşünülürse ‘yetkisiz bedenleniş’tir, ‘canavarsı’dır, korkunç ve iticidir [2]. Pink Floyd’un Duvar filminin bir sahnesinde Pink’i zorla koltuğundan kaldırırlar (‘Rahatlıkla Uyuştum’ şarkısının klibinde). Cebren kaldırma sahnesi eski hatıralarla montajlanır, Pink çocukken dışarıda bulduğu bir sıçanı eve getirip annesini korkutmuştur. Yetkililerin güç kullanarak koltuğundan söküp aldığı Pink’in bedeninin büründüğü canavarsı görünüm, anneyi korkutan sıçanın canavarsı halinin yankısıdır. Bu klip yetkilenişle bedenleniş arasındaki dolaşıklığın sökülmesini sahneler. Kemirgenin canavarsı hali onun olumsuz kuvvetinin iticiliğinden gelir, kemirgende olumsuz bir yetkileniş vardır.

rat1

Ama eğer aynı kemirgen sıfır-yetkilenişin yansızlığıyla algılanırsa, yetkilenişten ayrılmış saf bir bedenleniş olur, o zaman canavar yerine ‘yaratık’ olacaktır (critter). Kieślowski’nin Mavi filminin bir sahnesinde kahraman depoda bir grup fare bulur. Slavoj Žižek Sapkın Kılavuz Sinema‘da bu sahneyi anlatır [3]:

Harika kısa bir sahnede Julie eve döndüğü zaman orada düz zeminde annelerinin yanında yeni doğmuş fareler bulur. Bu sahne onu ürkütür. Hayatın acımasız anlamsızlığına fazlaca maruz kalmıştır.

Burada yüzleşilen kemirgen canavar değil yaratıktır. Bu sahnede yetkilenişten tamamen ayrıştırılmış saf bir bedenleniş sahnelenir. Kemirgende sıfır-yetkileniş ve sıfır anlam olduğu anlaşılır.

rat2

Bir sonraki adımda sıfır-yetkilenişin boşluğu olumlu bir yetkilenişle dolgulanabilir: Kemirgene isim takıp onu ev hayvanı yapabilirsiniz. Friends S09E12 bölümünde Phoebe’nin sevgilisi dolapta bir sıçan görünce afallar. Phoebe sıçanın isminin ‘Bob’ olduğunu ve ona kraker yedirdiğini söyler. Sonra Bob’un sıçan bebelerini bulurlar ve hepsini bir kutuya koyarlar. Böylece Bob’un aslında dişi olduğu anlaşılır. Sıçangiller ailesini adlandırıp beslemenin gülünçlüğü bu sitcom bölümündeki komik öğeyi oluşturur.

vlcsnap-2021-02-02-20h15m46s901

Bu üç örneği takip edince bir akış belirir: Yetkileniş dolaşıklıktan koparken trajik drama yükselişe geçer ama canavarsı olumsuzluğun sonunda sıfır-yetkilenişin anlamsızlığına varılır. Saf bedenlenişte açılan boşluk olumlu bir yetkilenişle dolgulandığında ise gülünçlük ve komediye düşüverilir.

Bu tabloyu tamamlamak için gelin bir de bilimsel tıp deneylerinde kullanılan kemirgenleri düşünelim. Onlarda da her kemirgene bilimsel bir kod tayin eden olumlu yetkileniş vardır ama onlara verilen kodlar Phoebe’nin ev sıçanları gibi komik değildir. Lab sıçanlarına uygulanan yetkileniş hayvanların bedenlenişinden tamamen koparılıp soyutlanarak ‘nesnel’ bir sisteme sokulmuştur. Yetkilenişi bedenlenişten sistemlice koparıp ayırmak tipik eril jesttir. Dişil jest ise hayvanların bedenlenişine bağlı kalmayı vurgulardı, yetkilenişle bedenlenişi netlikle bölmenin zorluğunun altını çizerdi, aralarındaki dolaşıklığın müşküllüğüne dikkat çekerdi.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Yetkilenmenin Bedenlenmeden Ayrılması”, “Cinsiyet Üzerine Çatışma”

[2] Bkz “Fetişlerin bozulması tanrılar ve canavarlar üretir”

[3] Bkz “Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz Sinema” (1:34)

müşküllerimden doğarım

8 Yorum

Filed under Şey