Güllü Koz Destanı: Karınca ve Ağustosböceği — mesel

Her yaz olduğu gibi o yaz da ağustosböceği türküsünü okudu. 

Karıncalar da her sene yaptıkları gibi duydukları ezginin neyin nesi olduğunu araştırsın diye izciler gönderdiler.

Ama önceki yılların aksine bu kez şansı yaver giden izci grubu ağustosböceğinin işaretiyle bir şeker tepesi buldu ve bittabi derhal oradaki besleyici kırıntıları yuvalarına taşıyıp depolamaya başladı.

Şeker mahallindeki gül kokuları ve ellerine geçen koz nedeniyle karınca toplumu biriktirdiği bu gıdaya Güllü Koz adını verdi.

Aylar ayları kovaladı. O kış çok sert geçtiği için açlık çeken ağustosböceği ününü işittiği Güllü Koz hazinesinin hayrını görmek istedi. Başvuru yaptığı karınca idaresi ondan bir proje teklifi talep etti. 

Sanatçı böcek kendi bestelediği Güllü Koz Destanı türküsünü kültür idaresine sundu ama karınca heyeti “folklorik danslarla zenginleşmelidir” gibi uyduruk bir gerekçeyle projeyi reddetti.

Sonuçta o kış ağustosböceği açlıktan öldü.

Cenazesinin etrafına çiçekler seren karıncalar bir geçit töreni düzenlediler.

Törende söz alan Güllü Koz muhafızı Karınca Kararınca keşif macerasını hatırlayan birkaç izciden biriydi:

Biz karıncalar iki şey biliriz, tüketmek ve saklamak. Bir gıdayı ya hemen yeriz ya da yuvamıza taşırız. Bizde haz ve gerçeklik ilkeleri bunlardır… (alkışlar)

İşte bu nedenle yazın türküler çağıran merhumun gönül eğlendirdiğini zannettik ve kışın idaremize sunduğu sanat projesini geri çevirdik. Ama ben bir izciyim ve size gerçeği açıklamazsam vicdanım rahat etmeyecek… (homurtular)

Onun okuduğu türkünün izine düşmemiş olsaydık o şeker tepesini bulamazdık ve Güllü Koz diye bir şey olmazdı. Zamanında sanatını takdir edemediğim için pişmanım. İlk türküsü de hâlâ kulağımdadır… (biraz mırıldandı ama gerisini getiremedi)

O hep aynı şarkıyı yinelerdi, haz ilkesinin ötesindeydi. Biz bunu anlamadık, antenimizin dikine gittik, ben de bu gerçeği sizden sakladım.

Şimdi onun kiraz ağacında yırtılan gömleğini Güllü Koz’un girişine sereceğiz ve ondan esirgediğimiz Güllü Kozları ailesine dağıtacağız. Hepimizin başı sağolsun… (alkışlar)

Sonra karınca ekibi Güllü Koz Destanını folklorik danslar eşliğinde hep birlikte seslendirerek ateşe verdikleri ağustosböceği cenazesini akarsuya bıraktı.

Bkz “Gerçek ve Salbırak”, “Nur İçinde Yat Güllü Böcek”, “İşte gül, oyna bakalım” G. W. F. Hegel, “Jekyll Akın: Sanal başağa olsaydı Jacques Lacan”

4 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

4 responses to “Güllü Koz Destanı: Karınca ve Ağustosböceği — mesel”

  1. Geri bildirim: Putlama Günüdür ~ Led Zeppelin | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Güllü Koz ~ Aykut-Hakan-Ayşe | YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER

  4. Geri bildirim: Sine Mat — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER