İklim Krizi İkilem Krizidir: Araba Egzozu mu İnek Gazı mı? — Işık Barış Fidaner

İnsanlar ikilemlerle düşünüp karar alırlar: Gideyim mi kalayım mı? Şunu mu seçsem bunu mu seçsem? Harekete geçeyim mi yoksa yerimde mi durayım? Susayım mı konuşayım mı? Katılsam mı ayrı mı dursam? Teyit alabildim mi boşa mı düştüm? Tutunmayı sürdürsem mi yoksa bırakıp gitsem mi?

İklim krizi de son kertede ikilem krizidir: İnsanlar örgütlenmeyi beceremez çünkü kolektif kararlar alamazlar, zira ne yaparlarsa yapsınlar ‘hayatın doğal akışı’ onları Ego inşası ikilemine geri getirir:

— Benim borum ötüyor mu ötmüyor mu?

Veya daha masumane versiyonuyla:

— Bizim sesimiz duyuluyor mu duyulmuyor mu?

Bu iki versiyon kolayca birbirine dönüşebilsin ve kalabalığın sesi yankılaşarak belli boruları öttürebilsin diye sayısız teknoloji icat edilmiştir. Kalabalık kendi sesinin yankısını kontrol edemedikçe ister istemez medyatik kanalizasyon algoritmalarının keyfine kalır ve kendi tetiklediği yapay sansasyonlar içinde debelenir durur. Sembollerin Ego inşasına indirgendiği şartlarda hiçbir simgesel düzen kurulamaz.

İşin komik yanı bütün muhasebelerden kaçan en temel Ego ikileminin bir karikatür halinde iklim krizi tartışmalarında tezahür etmesidir. Yeşilci gündemdeki sorulardan biri de şudur:

— İklim için hangisi daha kötüdür: Araba egzozu mu yoksa ineğin çıkardığı gaz mı?

Sayılara döküldüğünde inekten çıkan metan gazının kısa vadede daha zararlı olduğu ama arabadan çıkan karbondiyoksitin de uzun vadede daha zararlı olduğu anlaşılır. Yani Stalin’in sağ sapmayı sol sapmayla kıyaslarken verdiği yanıt burada da geçerlidir:

— İkisi de daha kötüdür!

gaz

Bu ikilemin asıl ironik değeri ise Ego inşasındaki organik-inorganik yarılmasını dile getirmesidir:

1) Teknolojik arabanın inorganik egzozu belki iklime nispeten daha az darbe vurur ama çözünmediği için yüzyıllarca havada asılı kalacaktır.

2) İçgüdüsel ineğin organik gazı yıllar içinde çözünüp gidebilir belki ama eriyip gidene kadar çoktan iklime ağır bir darbe vurmuş olacaktır.

Her durumu kendine yontmaya çalışan Ego karşılaştığı her ikilemde kendisine avantajlı görünen seçeneğe inanabilmek için sonsuz mazeret uydurmaya hazırdır ama son kertede her ikilem ‘inek vs. araba’ gibidir, yani ikisi de daha kötüdür!

Asıl mesele şu veya bu ikilem dahilinde seçim yapmak değil, gündemdeki ikilemleri kaydırıp hizalayarak medyatik kanalizasyon sistemine sığmayan kolektif kararlara alan açmaktır.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

6 Yorum

Filed under Şey