
Frank Ruda’nın komik kaderci kitabı Özgürlüğü Kaldırmak (Abolishing Freedom) üzerine beş yazarla afetçilik konusunda yaptığı fikir alışverişleri e-kitap oldu [1]. Afetçilik üzerine felsefi tartışmalar ilerici sayılan Tarih Treni’ni devirmeye yarayabilir. Bu yazıda komik kaderciliği farklı bir açıdan ele alıyorum. Şimdi gelin Slavoj Žižek’in Sherlock Holmes şakasını bu vesileyle tekrar edelim:
— Özgürlüğü Kaldırmak ve ilgili tartışmalarda dikkatimi çekmek istediğin başka bir şey var mı?
— Entropiyle alakalı tuhaf hadise var…
— Entropiden hiç bahsetmemişler ki?
— İşte tuhaf hadise de bu zaten!
Ruda dev sloganları art arda sıralayarak amiyane tabirle “İşimiz bitmiş! We are fucked! Şaapmışlar bizi!” konusunda kendisini ve okurlarını ikna etmeye epey gayret eder [2]. Oysa dünyanın düzensizliğe doğru bitimsiz yürüyüşü zaten bilimsel bir yasada dile gelmiştir: Termodinamiğin ünlü ikinci yasasına göre bir sistemin toplam entropisi ancak yükselebilir. Dahası Seminer 17’de Lacan uzun uzadıya vurguladığı entropiyi keyfiyete, iş-başında-bilgi’ye ve hakikate bağlamıştır [3]. Hal böyleyken neden kadercilik bağlamında da bu yerleşik kavrama başvurmayalım?
Entropi genelde düzensizlik ölçüsü gibi yorumlanır. Daha sezgisel bir yoruma göre entropi enerjinin işe yaramayan kısmını belirtir: Mevcut enerjinin bir kısmı kaybetmek bir başka işe yarar enerjiyi elde etmenin bedelidir. Bu yoruma göre entropi feda olmalıdır [4]. Entropi bir işlev bozukluğu olmasa dahi işe yaramaz bir harcama veya lüzumsuz bir fazlalık kılığında işlemek zorundadır. Bu tasvir entropi ile objet petit a arasındaki paralelliği netleştirir: objet a da simgesel işlevden ayrıldığı anda işe yaramaz bir harcama kılığına bürünür [5].
Demek ki dünyada teşhis ve tespit ettiğiniz entropi, sizin kendi arzunuzla düğümlenip iç içe geçmiştir. Arzu bu kaçınılmaz kaybı her zaman hesaba katmak zorundadır (rüya-işi gibi süreçlerde). Dahası bu muhasebe ancak ‘olan olduktan’ sonra yapılabilir, yani entropi hesabı nachträglich yapılır [6]. Arzuyla ilişkisi yüzünden insanlık ‘entropi’ye bilimsel bir terim tahsis etmiştir. Ben bu ilişkiye arzu-arıza bağlantısı diyorum; bu bağlantı irade-sistem’in öznel-nesnel tutarlılığını bozan psikanalitik semptomdur [7].
Kadercilik bağlamında entropi şu demektir: Her sistem ister istemez her an bozunum geçirir. Entropik arzu işlevi kendini iki ayartıdan korumalıdır, ne yanılsamaya kapılmalıdır ne de keyfiyete; yani entropi bir ‘fact/olgu’dur, ne ‘faked/yapmacık’tır ne de ‘fucked/şaapılmış’tır (bkz [2]). Dolayısıyla Ruda’nın koca koca sloganlar sayıp dökerek ‘İşin bitmiş (şaapılmış) gibi (yapmacık) davran / Act as if (fake that) you are fucked’ mesajı vermesi entropinin olgusal/factual statüsünü ıskalamış olur.
Yine de şu konuda Ruda’yla hemfikirim: Trajediden komediye geçmek şarttır. O zaman niye komedide entropik kadercilikten söz etmeyelim? Bu duruş komiktir çünkü bozundurucu arzu-arıza açısından olaylara yaklaşır, oysa trajik bir duruş olsaydı bozundurulmakta olan irade-sistem açısından olaylara yaklaşırdı [8]. Trajik açıdan yaklaşırsanız trajedi ciddidir ve komedi olsa olsa gülünçtür. Ama komik açıdan yaklaşırsanız trajedi gülünçleşir ve ancak komedi ciddi olabilir.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Provocations Issue 1 [Tahrikler Sayı 1] Ruda’nın şu yazarlarla fikir alışverişlerinden oluşur: Alenka Zupančič, Andrew Cutrofello, Mark Pingree, Andrew Pendakis ve Aaron Schuster.
[2] Ruda’nın slogan listesi bu yazıda: “Establishing a Fact is neither Establishing a Faked nor Establishing a Fucked”
[3] Bu yazıdaki Lacan alıntısı: “Entropi: Deleuze’ün Semptomu, Lacan’ın Anahtarı”
[4] Bkz “Hep Sonradan: Entropi ve Feda”
[5] Žižek bu ayrılmayı şöyle tarif eder:
Esas-İmleyen’de objet a imleyici işlevle birleşmiştir, objet a Esas-İmleyen’e halesini veren gizemli je ne sais quoi‘dır (nedir bilinmez‘dir); objet a imleyici uzaydan çıkarıldığında, yani S1 ve objet a birbirinden ayrıldığında ise, S1, S(Ⱥ)’ya dönüşür – bu ayrılma yoluyla, S1 bütün acınası iktidarsızlığı ile, eksikliğin salt dolgusu olarak görünür. (Cinsiyet ve Başarısız Mutlak)
Daha önceki bir tarif:
Kralın büyüleyici gücü S1 ile a arasındaki farkı örtmesinden gelir. Hegel bunları ayırır ve bir yanda S1‘in totolojik şaşkınlık içinde içeriksiz boş bir ad olduğunu, öte yanda kralın fizikî biçiminin ada eklenen bir çöpten ibaret olduğunu bize gösterir. (En Yüce Histerik)
Ben bu işleme ‘gerçek ayrılma’ diyorum, bkz “Simgesel Ayrılma ile Gerçek Ayrılma”
[6] Bkz “İş-başında-bilgi, Gerçek Angajmanlı Çabadır”
[7] İlk tarif: “Arzu ile Arıza” Yapısal ilişkileri: “Yetki, Beden, İrade, Sistem, Arzu, Arıza ve Koronavirüs”
[8] Bkz “Teori sahi sahiliğin entropisini sahneler”
İmge kaynağı.






























Geri bildirim: The Entropic Fatalism of Comedy — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Abese İrca ve Abese İcra — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fırsatçı Medya Ekolojisi Hukukun Yerini Almıştır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Usturup — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Entropi — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER