Nasıralı Meryem ve Mecdelli Meryem: Nasıloralı Mücelladonna’dan Nahsıralayan Mücellat’a — Işık Barış Fidaner

İsa’nın iki Meryem’i vardır: Nasıralı Meryem İsa’nın annesidir, Mecdelli Meryem İsa’nın ‘annesi değildir’. Hatta o kadar ‘değildir!’ ki İsa ona ‘tutma beni gideceğim, dokunma bana’ der: Noli me tangere!

‘Hayırdır İsa?’ dedirten bu kuşkulu davranış bittabi derhal Freud’un yadsıma teorisini hatırlatır: ‘Rüyamdaki kadın annem değil diyorsa kesin annesidir.’ Yani Mecdelli Meryem Nasıralı Meryem’dir; o da öbürü gibi sıraya dizilemez, ikisi de na-sıralıdır.

Buna da literatürde ‘Madonna/whore complex’ veya kısaca ‘Madonna complex’ denir: Bakire Meryem’in Kutsal Ruhlu şühedası nihayetinde ünlü medyatik pop şarkıcısının şuh edasıyla bayağılaşır. İşte bu ‘Nasıralı = Mecdelli’ özdeşliği algılanınca ‘Holy Spirit = Hülya Espri’ olur.

Nasıralı Meryem nasıl mıdır? Nasırlıdır elleri, na-sıralıdır yerleri, sınıflıdır emekleri, ananemiz halkımız, en meşru anamız, cennete ayak basan ama sonunda bayan… Oysa Mecdelli Meryem kadındır, mücadeledir, Mücella’dır, pek de güzeldir, Mücelladonna’dır, ama fazla yakınına gelirseniz Mücellatlığa soyunur, gerçi o kadarcık kimlik siyaseti kadı kızında da olur.

İki Meryem birlikte Nasıloralı Mücelladonna olur: Nasırlı ellerin mücadelesiyle güzelleşerek başlar, ‘Nasıl oralı olmak?’ eleştirel sorgulamasıyla sürer, ve Nahora’ya sıralayan cellatlıkla noktalanır: Nahsıralayan Mücellat.

— Nasıl ora? (annelik nasıl gidiyor?)
— Mücadele! (annen değilim ona göre!)
— Mücadele değildir o, mücadele olsa duramazsın! (nesin? egon ne?)
— Nah sıralanmak istersen celladın olayım! (noktalayan özneyim!)
— Noli me tangere! (peki o zaman kalsın istemez)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Bkz “İsa Ağladığında: Post-Çarmıh Travma Bozukluğu”, “Atropa belladonna (güzelavrat otu, ölümcül gece gölgesi)”, “Hülya Espri: Pir, Anka, Zenci”, “Heidegger: Uzakın Hiçora’dan Gelen Vicdan Çağrısını Duyan Nahora (Dasein)”, “Babanın Adı, Babanın Hayrı: Nam-ı Pir, Nah-ı Pir”, “Gerçek ayakasızdır: Hayırdır ne ayaka?”, “Değildir” Jacques Lacan, içinde “annem değil” geçen yazılar

Analiz çalışmasında hastalarımızın kendi çağrışımlarını öne sürüş tarzları bize kimi ilginç gözlemler yapma fırsatı verir. “Şimdi hakaret etmek istediğimi düşüneceksiniz ama aslında öyle bir niyetim yok.” Bunun [hastanın kendi zihninde] beliren bir fikrin [karşı tarafa] yansıtılarak reddedilmesi olduğunu fark ederiz. Veya: “Rüyadaki bu kişinin kim olabileceğini soruyorsunuz. Annem değil.” Bunu şöyle düzeltiriz: “Demek ki annesiymiş.” Yorumlarken yadsımayı gözardı etmekten ya da sadece çağrışımın içeriğini ele almaktan çekinmeyiz. Sanki hasta şöyle demiş gibidir: “Bu kişiyi düşündüğümde hakikaten annem aklıma geldi ama bu çağrışımın geçerli sayılmasını istemiyorum.” (Freud, Yadsıma)

Memleketi iğdişler kurtaracak
Bir hıyarı kesmekle başlayacak herşey

Memleketi iyi dişler kurtaracak
O hıyarı çiğnemekle sürdürülecek peyderpey

hiyar

12 Yorum

Filed under Şey