Güvenin kırılması sinemacı için ölümcüldür. İzleyicinin bir an tüm bunlar gerçek değil demesi, sinemanın yarattığı ve kanıksanmış anlatım sürecini bozabilir. Sinemacılar bu tehlikenin farkındadır ve bazen bu tehlikeyi filmin lehine kullanmanın yolunu bulurlar. (Psikesinema dergisi Paranoya sayısı)




(Melancholia filminin gösteriminde seyircilerden biri aniden heyecanlanır)
Birinci Seyirci: Bir gezegen yaklaşıyor!! Eyvah hepimiz ölüceyiz!! 😱
İkinci Seyirci: Filim bu filim! Her gördüğüne inanma be salak mısın! 😂
Lars von Trier: Uluorta söylemesene bilader! Bizim de bir gururumuz var! 😠
(Lars von Trier bir balta çıkarıp pabuç dilli İkinci Seyirci’yi canice katleder) 🪓🩸
Lars von Trier: Hadi şimdi gönül rahatlığıyla izleyin sevgili seyirciklerim 🌸🙏🏼
“Askıda inanmazlık (willing suspension of disbelief)” Griggs, Coleridge
“Korkma evladım, sahici değil bunlar, hepsi masal…” Bu tip sözler, erken çocukluk döneminden kalma anılar olarak hepimizin belleğindedir. Gerçekten yaşamın ilk yıllarında düş ile gerçeğin farkı algılanamaz; düşünülen, söylenen her şey yapılmış, olmuş gibi etki yapar. Bu durum büyüsel düşünce denen erken çocukluk dönemindeki düşünce biçiminin bir öğesidir. Büyüsel düşüncenin izleri yetişkinlikte de gözlenebilir. Örneğin, oyuncunun gerçekte ölmediğini bile bile perdedeki ölüme ağlamak, bunun küçük bir örneğidir. (Belinda’nın Büyüsü, Korkma Evladım)































Geri bildirim: Kesin — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hayırsız Oğul Gaia Kuyusunda Ne Arıyor? Histeriye Obsesyonel Freakshow Bakışı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ceyda’nın Millet Bahçesine Fedai Ruh Gerek — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Mine Goth — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER