Uyandırdığı tepkinin ölçüsüne göre ‘kafası karışık, ruh hastası, deli, daha deli, ayrı manyak, iyice manyak’ gibi tabirlerle dilegelen bu mefhum, ‘yaramazlık yapan büyük insan’ demektir, yani yetişkinlere ‘çocuk muamelesi’ yapılmasıdır.
Freud psikanalizi kurmadan önce insanlar Ego inşaları üzerinden birbirlerini kullanamadıkları zaman (yaygın hüsnütabirle: ‘iletişim aksadığı’ zaman) bu ‘arızaya’ sebep olduğunu varsaydıkları çeşitli ‘davranışsal veya zihinsel desenler’ kurguladılar ve böylece ‘renkten renge giren’ etiket veya damgalarla kişilik yapılarını sınıflandırma ve ‘kurumlara bağlama’ (commit to institution) yoluna gittiler. Yani özetle ‘bilinen teknik arıza’ların ruh tamircileri (?) oldular [1].
Bu yanılgının iki temel sebebi vardı:
1) Her Ego inşasının kendi evinde ağa olduğuna (veya sağlık icabı öyle olması gerektiğine) inanmaları, başkalarını kullanmaya çalışanların başkalarının kullanımına girdiğini (simgesel düzene elini verenin kolunu kaptırdığını) anlamamaları
2) Tarihin tek bir çizgide ilerlediğini kabul etmeleri, sonradan konuşup/yazışıp hesaplaşarak şekillendiğini anlamamaları, dolayısıyla özyaşamöyküleri kurgulayıp çeşitli bilgiler biriktirerek hem şahsiyet hem de toplumsal işlev kazandıklarını zannetmeleri
Bu yanılgı nedeniyle yüzyıllar boyunca ‘sen onu kullanacaksın o da seni kullanacak’ fırsatçılığının işletilemediği öznelerin şu veya bu ‘ruh hastalığı’ nedeniyle amiyane tabirle ‘Ego özürlü’ oldukları varsayıldı ve hiç değişmeyen bu sabit yargı renk renk hüsnütabirlere tercüme edildi: ‘o biraz şey, o biraz değişik, o biraz cins, vb.’ vb.
Kendini kullandırma dürtüsünü para fetişine bağlayarak [2] şekillenen Ego inşacı medeniyetin iyiden iyiye yozlaştığı günümüzde ise Freud öncesinde başlayan ve sonrasında da devam eden bu psikolojist karanlık çağın son demlerini yaşıyoruz.
Freud’un bu yanılgılara verdiği ve henüz halen idrak edilemeyen yanıtlar basitçe şöyledir:
1) Ego kendi evinde ağa değildir ve olamaz.
2) Geçmişte olup bitenlerin anlam ve önemi sonradan (nachträglich) kararlaşır.
Lacancı özne bu iki yanıtı birbirine bağlar [3]:
1) Geçmişi sonradan kararlaştıran özne, Ego teyitçisi olarak rehin düştüğünü idrak etmelidir.
2) Geçmişi yalıtıp onun karşısına gelecek istikameti koyan Ego inşasının aksine (Geçmiş ← Gelecek), özne gelmişi alıp geçecek kılan gidişattır (Gelmiş → Geçecek).
Nevrotik uygarlığı oluşturan bu iki eğilim psikanalizde obsesyon ve histeri adlarıyla anılır. İki tavrın farkı iyi dileklerde kolayca tespit edilir:
1) Geçmiş ve geleceğe inanan Ego inşacıları size ‘geçmiş olsun’ ve ‘bol şans’ diyenlerdir.
2) Gelmiş ve geçeceğe inanan özneler size ‘ne(yin) var?’ ve ‘geçecek’ diyenlerdir.
Başta bir uzmanlık alanı olarak kurumlaşan psikolog/psikiyatr mesleği sonradan (sosyal?) medyatik kanalizasyonun da yardımıyla psiko-hadsiz yaftalayıcı tavırlar halinde psikolojist medeniyetin tamamına yayılmıştır. Sağlık dileği olarak kurgulanan sözlerin artık alaycı hakaretlere dönüşmüş olması da bu ‘krallığı’ saran ‘çürümüş şeylerin’ kanıtıdır:
— Şifa dilerim (şifayı kapmanı dilerim (benden bu sözümle)) [4]
Not: Yazının en başında ‘çocuk muamelesi’ni tırnak içine aldım çünkü çocuklar da yetişkinler kadar öznedir ve onlar da ‘çocuk muamelesini’ hak etmezler. Mesela annemin psikiyatrist olması üzerinden ‘akıl hastası neymiş?’ diye sorulunca ‘yaramazlık yapan büyük insan’ tanımını yapan ben: “Akıl hastası”
Bu sayfa Aaahh Belinda (1986) yardımıyla çözümlediğim Fatoş müşkülatı açısından yazılmıştır: “Beşli Medeniyet Saçmantığı: Narenciye Serabı Hulusinatif Suratlar Taksimatında: Size Vurana Öbür Yanağınızı Dönün”
Notlar:
[1] Cinsiyet kimlikleri taslayarak şekillenen ‘gökkuşağı’ siyaseti de aynı madalyonun öbür yüzüdür, psikolojist kötüleyici etiketleri nötrlemek için piyasaya çıkan iyileyici etiketlerdir. Kimlik siyasetlerinin Doğrucu Davutluğa meyletmesi de bu yalıtımcılıktan kaynaklanır. Bkz “Gender bey” ~ Mahmut Tuncer
[2] Bkz “Emek-gücünün Sapkın Nüvesi: Kendini Kullandırmak”, “Ölü Başkanlara Kurban: Öhö Öhö Anlarsın Ya!”
[3] Bkz “Herşey Bayan Beyan Ortada: İkileme İmleyeni Önbastırılmıştır”, “Gelmiş ve Geçecek”, “Geçenek bilinçdışıdır: Neden tarihin dışına düştük?”, “Gelenek ve Geçenek: Eleştirel Tarih ve Eşleştirel/Analitik Bağlam”
[4] Bkz “İnsansever aktivist fantazinin sapkınlığı”
~ İnkar ve İkrar (Obsesyon ve Histeri) ~
1) Yanlış: Asla kabul edilemez! (Off)
2) Doğru: Kesin kabul edilmeli. (Sese)
3) İnkar: Neden kabul edilmez? (Yönel)
4) Fol: Yanılış sebepleri sayılsın! (His)
5) Sahi: Doğurusallaşma belirtileri… (Teri)
6) İkrar: Kabulleniş mümkünatları. (Dök!)































Geri bildirim: Solaraks — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Beşli Medeniyet Saçmantığı: Narenciye Serabı Hulusinatif Suratlar Taksimatında: Size Vurana Öbür Yanağınızı Dönün — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Klark çağrışımı (clanging): Dağ Süpermenlerinin Klark Klurk Sesleri | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hayri’nin Hayrını Gör! Kızılçamın Psikozalak Tohumları — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Akıl hastası | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Doğru — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Şimdinin Menteşesi: Gelmiş ile Geçecek Arasında Gelenek Dikişi, Geçenek Sızıntısı | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER