Şarlo Fabrikada ve Eylemde — Işık Barış Fidaner

Modern-Times-kultalt.com-1

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Jean Babanın Pirus Seferleri: Stalin Franco = Stealing Francs / Stealing French / Stealing Frankly)

Bu yazının konusu Çağdaş Zamanlar‘ın (Modern Times, 1936) ilk yirmi dakikasıdır (yemek makinesi hariç).

Fabrika sahnelerinin Metropolis gibi bilimkurgu filmlerini andırması makineleşme arzusunu isabetle sahneleyebilmek içindir. Uzay Yolu gibi sonraki bilimkurgu filmlerinin Şarlo sahnelerini andırması da bu işin becerildiğine delalet eder.

İlk başta seri üretim bandına karşı yarışan Şarlo geçici olarak dürtü kontrolünü yitirdiğinde oradan geçen kadının etek düğmelerini yanlışlıkla vidalar, bunlar gülünç de olsa insani hatalardır. Fakat sonra gitgide hızlanan üretim bandına yenik düşer ve “Delirdi!” nidalarıyla çarkların arasında dolaşmaya başlar, makineleşme arzusuna kapılmak işte böyle sahnelenmiştir.

İşçiler bandı ‘geri sararak’ Şarlo’yu makineden çıkarırlar ama bu ‘regresyon/gerileme hareketi’ onu hayalperest bir ruh haline sokmuştur, makineleşme arzusu ona iyiden iyiye hakim olmuştur, artık iş işten geçmiştir. Fabrika onun rüyası olunca yanlışlıkla değil bile isteye vidalamak için çevredeki objeleri ve kadınları kovalamaya başlamıştır.

Makineye düşmeden önce örtük kalan makineleşme arzusu, makinenin içinde ‘ilerleyip geriledikten’ sonra alenileşir, bir nevi siborglaşma fantazisi sahnelenir. Şarlo’nun gözünde insan/makine ayrımı bulanıklaşır ve çevredeki herkesin suratına ‘işleyip ışıldasınlar’ diye makine yağı sıkmaya başlar, ‘her yerde çivi gören bir çekiç’ olmuştur.

Sonunda ‘sinir krizi çözülsün’ diye doktorlara emanet edilir ama asıl mesaj başkadır: Şarlo’yu delirten aşırılık (makineleşme arzusu) zaten fabrikadaki bilimkurguvari ilişkilerde örtük halde mevcuttur, Şarlo sadece o ilişkilerin altında yatan gülünç fantaziyi sahneleyerek (bir anlamda) fabrikayı kendi hakikatiyle yüzleştirmiştir.

Fabrikadan kovulmayı müteakip bayrak sallama sahnesi de buna göre kolayca okunur:

Fabrikadayken Şarlo cisimleri önünden kaçıran üretim bandının ‘sürekli ilerleyişi’ ile özdeşim kurduğu için ‘bir cismin banttan düşmesi = bayrağın kamyonetten düşmesi’ hiç üstüne vazife olmadığı halde onu rahatsız eder ve işçilikten gelen bir dürtüyle ‘her cismi ait olduğu banda geri koymak’ için haddinden fazla gayret gösterir ve bu gayretkeşliği de karşılıksız kalmaz. Uzun lafın kısası, komünizmi zafere ulaştıracak Tarih Treni seri üretim bandını model almıştır. Bu da Žižek’ten bildiğimiz mesajın en net formülüdür: Komünizm kapitalizmin kendi içkin fantazisidir, kapitalizmi engellerden arındırma fantazisidir (hem pastam dursun hem karnım doysun).

stalling

(sonrası: Ahtabut dil)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

6 Yorum

Filed under Şey