Zuhal ve Toz Bezi: Türkişkürdimüşkülat — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Zuhal: Bir tanecik ışıg zavallı bencağıza zor yetişirken başkaları tabikide güme gider)

Zuhal (2021) filminde kedi-dolap senkronunu önceleyen ‘temizlikçinin küçük kızı’ figürü senaryoyu ayakta tutan temeldir. Bu motifin kaynağı da Toz Bezi (2015) filmidir.

Türkiş semptom Zuhal daha bitişkin (articulate) bir sinema eserine meydan verse de aslında sanatsal tutarlılığını birkaç yıl önce çekilen öteki filmde Hatun-Nesrin-Asmîn üçlüsüyle sahnelenen Kürdi semptoma borçludur.

Psikozu tanımlayan işlem Nam-ı Pir’in defterden silinmesidir. Zuhal filminde bu işlemin yankılarının güzelce kurgulanabilmesi için önce Toz Bezi filmiyle o işlemin mekanizmasının damıtılması gerekiyordu. Giriş sahnelerinden aradaki bağ kolayca kurulur:

1) Toz Bezi başlarken temizlikçi kızıyla birlikte bir eve dışarıdan yaklaşarak kocasını arıyordur.

2) Zuhal başlarken temizlikçinin kocası bir bayanla evin içinde kedi miyavlaması duyabilmek için dikkat kesilmiştir.

Vaziyeti dümdüz ifade edersek, temizlikçi kadınların Kayıp Koca Cefo’ya ulaşma umutları boşa çıkıyorsa, beyefendi Zuhal hanımla kedi avına çıktığı içindir. Bu çapraz bağ sayesinde iki film beraberce Türkişkürdimüşkülatı kurgulamış olurlar.

Cafer akarsu demektir, yerçekimi yönünde bir harekettir. Yerçekimine kim hakimse Cafer’i de o tutup sürükleyebilir. Cafer’i tutamayanlarsa Cefo yani Cefa mağarasında mahsur kalırlar.

Toz Bezi‘nde Cafer kayıptır ve Cefa mağarasında insanlar vardır. Zuhal‘de ise Cafer görev başındadır ama Cefa mağarasında bu sefer insan yerine kedi vardır. 

Yani özetle Cafer göreve çağrıldığı zaman insan sayılabilmenin hudutları yerdeğiştirir, çünkü yerçekimi yön değiştirip Cafer’i tersine akıtabilir. İşte Zuhal (Satürn) de akarsuları akıtan medcezir kuvvetlerinin simgesidir. 

Fakat ‘sepsevimli bir kedicik’ şahsında tezahür eden ara-perde aslında ‘temizlikçinin küçük kızı’ figürüne tutturulmuştur. İnsanı kedi kılığına sokan bir külkedisi büyüsü devreye girmiştir.

Bir filmde ‘duvarların arasına sıkışan kedi’ düşlemine sokulan aynı erişimsiz özne öbür filmde telefon ettiği kocasına ulaşamayan Nesrin’dir. Bir filmde ‘çevrilemeyen dolaba sığınarak’ yuva aratılan kadın öbür filmde kilisede İsa’ya sığınarak ev isteyen Hatun’dur. Zuhal‘in düşlemli dili elbette ‘daha bir sinematik’ olsa da Toz Bezi‘nden gelen ‘bulmaca parçaları’ pek zorlanmadan fark edilir.

Yine de genel gidişatlar zıt yöndedir: Zuhal’in simgesel dolayımlarını tamponlamak üzere her koluna bir başka erkek girerken Hatun-Nesrin-Asmîn üçlüsünde erkekler kenara çekildikçe validevi süperegoların ‘daha bir coştukları’ sergilenir: Nesrin’in kızını itmesi, Hatun’un Türkiş anne-kızın ateş hattında kalması, ayrıca Nesrin’e önce kabalaşıp sonra hayırseverleşmesi (Hatun kirayı ödeyip elinde anahtarları sallayınca Nesrin de ortalıktan kaybolur) hep tamponlayıcı erkek ‘bidonların’ eksikliğini hissettirir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

5 Yorum

Filed under Şey