Gözde gördüğüm derinlik gerçek mi sahte mi? Bir hayale mi kendimi ispatlamaya çalışıyorum? Bir gözün diğer, arka ucu nereye bağlanıyor? Farklı gözlerin arka uçları aynı yerde nasıl birleşir? Bir bakışı reddedebilir miyiz, bu mümkün müdür? Bize bakacak olan gözleri seçebilir miyiz? Gözlerin arka bağlantılarını kısıtlayabilir miyiz, önceden bilebilir miyiz? Gözün ardını görebilir miyiz? Gözlerin ardında ne var? Bir insanda bir çift mi göz vardır? Önceden beri olan (olumsuz) bir bakışın yeni farkına varmışsam ne yapmalıyım? (inkar ve reddetmek dışında)
GÖRDÜĞÜM… KÖRDÜĞÜM…
Bir nesne beni sıktığında, mutlu ettiğinde, herhangi bir duygu verdiğinde, bir an sonra o nesne benim o nesneye bakışıma, onunla olan ilişkime dönüyor. Bir an sonra da duyguların sebebi o bakışın – ilişkinin öznesi olan kendime dönüyor. Ama doğrudan doğruya kendim değil, kendimi gördüğüm bir yer, beni tanımlayan, ben olabildiğim yer oluyor, yani ona “ego ideal” deniyordu galiba. Çünkü kendi yerimi görebilmek için başka, daha üst, ideal bir noktadan bakabildiğimi varsaymam gerek. Bunlardan acaba hangileri somut güvenilir referanslardır?
1. nesnenin kendisi, gördüğüm haliyle
2. benim nesneye bakışım, onu algılama tarzım
3. kendim bu nesneyi bu şekilde algılarken durduğum yer
4. üst bakış
Bu yeri görmek için dışarıdan – tepeden bir bakış daha atmak gerekiyor. Bu tepeden bakışın öznesi keyfi olarak seçilebilir, hatta birden fazla olabilir. Mesela şirkette patronu düşünerek bu üst bakışı kurduysan 1’den 3’e kaymak kendini sisteme adapte etme çabasını gösterir. Anne yahut babaya göre kurulduysa aileye uyum çabasıdır. Halkımız ya da işçi sınıfı gibi bir şey kurgularsan ona göre acaba bu tavrının anlamı değişir mi yoksa hala o kişiliksiz uyum çabası olarak mı kalır. Ya o üst bakış sevgiliye göre kurulduysa? Peki özgün olması, tutarlı dayanıklı olması mümkün değil midir?
Acaba sıkıntının mutluluğun doğrudan kurgulanan üst bakışla ilgisi var mıdır, yani üst bakışı değiştirerek mutlu olmak mümkün müdür, yoksa üst bakış sadece geçici, yan bir başetme taktiği midir… İnsan seçebilir mi kimin gözüyle, nasıl bir gözle bakacağını kendisine? Yani şöyle bir göz olsun diye sıfırdan icat etmek değil, ama varolan gözler arasından seçebilir. Seni değil onu umursuyorum diyebilir. Umursadığı insanları iç içe geçirip kaynaştırarak bir üst bakış oluşturur. Ama bu üst bakış karar anlarında inat eder. Umursanacak gözleri seçmek siyasal devrimdir, bir karar ile bir anda olur. Ama esas içinde yer etmiş o hayali üst bakışın dönüşümü, zamanla olan bir sosyal devrimdir.
Seçime uyarlarsak, oyları kime vereceğini belirlemek siyasal devrime dahil, oyların nasıl bir yordamla sayılacağını kararlaştırmak sosyal devrime dahil.
Bkz “Diyar Gezginiyle Ulaşabileceğiniz Bir Dağ Daha”, “Halt Etmek Meselesi: Keskesin ve Basbariz”, “Kulisten” ~ Metin & Kemal Kahraman, “Teyelli Hülya: Kulisten Çözümleme”, “Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz Sinema”, “İdeal Ben, Ben İdeali, Üstben, Arzu Yasası” Slavoj Žižek, “Üstben Hilesi: Babuşka seni görmeyi çok ister” Slavoj Žižek































Geri bildirim: Bitişme — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Diyar Gezginiyle Ulaşabileceğiniz Bir Dağ Daha – Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kamualev Aslan’dayken hangi bağlar örüldü? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kamualev’imi Derece Derece İlerlettim — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kördüğüm — derleme | YERSİZ ŞEYLER