Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.
(öncesi: Nevres’im Çok Değiştin: Şeytanın Dostluğu Yorgan Gidene Kadardır)
Gülün Adı (1986) filminin konusu dogmatik kilisecilerden Kutsal Ruh’u (Hülya Espri) kurtarmaktır.
Resmi senaryoya göre Kutsal Ruh‘un sırrı Aristo’nun Poetika kitabının ‘ikinci cildinde’ komedi hakkında yazılmış bilgilerde saklanmıştır (ikileme imleyeni önbastırılmıştır).
Oysa o efsanevi kitapta öyle pek dişe dokunur bir şey yoktur ve asıl Hülya Espri romana göre ‘kara horoz ve kara kediyle aşk büyüsü yaparken yakalanan’ kambur Salvatore ile güzel köylü kız ikilisinde kodlanmıştır. Bu ikilide beliren karşıtlıklar şöyledir:
1) Salvatore erildir, köylü kız dişildir.
2) Salvatore çirkindir, köylü kız güzeldir.
3) Salvatore kilise mensubudur, köylü kız dışarıdan gelir.
4) Salvatore bilinmeyen dillerde konuşur, köylü kız hiç konuşmaz.
Burada belli ki Salvatore ‘birinci cilt’ (evdeki bulgur), köylü kız ‘ikinci cilt’ rolündedir (Dimyat’ta bulunacak pirinç).
İncil’e göre Kutsal Ruh’un İsa’nın havarilerini sevkettiği davranışlardan belki de en belirgini bilinmeyen dillerde konuşmaktı. Hatta efsaneye göre havariler bu işi o kadar abartmıştı ki İsa’nın “ara sıra bilinir dillerde de konuşun da kiliseye biraz hayrınız dokunsun” önerisi İncil’de yer bulmuştur [1].
Demek ki kambur Salvatore sırtında Kutsal Ruh’un yükünü taşıyordur.
Fakat havariler bilinmez dilde konuştukları zaman kimsenin anlayamadığı Tanrısal espriler dilegelirdi. İsa bunu özellikle vurgular: Bilinmeyen dilde konuşmak esprisiz değildir ama anlaşılmadığı için hülyasız (yararsız) bir espridir.
Filmdeki kamburda ise espri noksandır ve o eksikliği telafi etmek üzere dilsiz güzellik (köylü kız: ikinci cilt: ikileme imleyeni) devreye sokulmuştur. Havarilerin hülyasız esprisi yerine kambur kilise mensubunda ‘aşk büyüsü yapmaya çalışan’ esprisiz bir hülya sözkonusudur.
Büyüdeki formüle göre ‘kara horoz’ eril diller çokluğudur, ‘kara kedi’ ise onların hepsinin çağırmayı deneyip beceremediği ‘isimsiz gül’dür (köylü kız), kamburun ait olduğu Nötr-Dam‘dır, ‘tarafsız bayan’dır (fallik kadın modeli) [2].
Dil açısından bu model şunu söyler: Sarfedilen her kelime kendi başına anlamsız ve kamburdur, ancak onun çağırdığı dilsiz güzellikler karşılık verirse sözler anlam kazanabilir. Yani dümdüz ifade edersek: Ortada bir kadın olacak ki hülyanızın bir esprisi olsun.
Bu da üzülerek belirtmeliyim ki hem İncil’in ruhuna aykırıdır, hem de Aristo’nun Poetika’sında anlatılmış olabileceği rivayet edilen komedinin ruhuna aykırıdır. “Tek espri kadının varlığıdır” diyen cevap anahtarı showbiz ve reality show dünyasından gelen bir çarpıtmadır.
Bilakis! Her komedi anlamsızlıktan türer. Dilsiz güzellikler de bilinmeyen diller çokluğuna dahildir. Güzellik onu adlandıran zamirin nazarındadır: Beauty is in the ‘I’ (or ‘she’) of the beholder.
Bu senaryo güzel kadınlara (isimsiz güllere) öpözel yerler tahsis etmek iddiasıyla Hristiyanlığın esprisini çarpıtmıştır. Zaten orijinal ‘isimsiz gül’ Jülyet’in de temel derdi ‘isminden bağımsızca güzel güzel kokmak’ falan değil, Romeo’yu Romeo isminden yoksun bırakan fallik kadın olmaktı (she was the original femme fatale) [3].
(sonrası: Danstagram: Dare & Win = Geri Kalanlara Teşekkürler, La marque = Ön Sıraya Teşekkürler)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Her yöne uzanan ateşli diller” ~ (İncil), “Hülyalı Espritüel İhsanlar: Bilinmez Dillerde Konuşmak vs. Kahinleşmek” ~ (İncil)
[2] Bkz Nötr-Dam
[3] Bkz “Romeo ve Jülyet: Montauklar ve Kabuletler” William Shakespeare






























Geri bildirim: Bitişme — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Çatma Evladım — özel sayı | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nevres’im Çok Değiştin: Şeytanın Dostluğu Yorgan Gidene Kadardır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Danstagram: Dare & Win = Geri Kalanlara Teşekkürler, La marque = Ön Sıraya Teşekkürler — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER