Lacan’da dört söylemin her biri bir fay hattına oturur:
1) Histeri söyleminin fay hattı: a // S2
2) Analitik söylemin fay hattı: S2 // S1
3) Üniversite söyleminin fay hattı: S1 // $
4) Efendi söyleminin fay hattı: $ // a
Dört söylemi bu şekilde sıraladım çünkü:
— Analize girebilmek için Histeri söyleminden geçmek şarttır.
— Bilinçdışında işleyen en derin söylem Efendi söylemidir.
Bu fay hatlarında özne/nesne ($/a) ya oturur ya havadadır:
1) Histeri söyleminde nesne oturur, özne havadadır: a // S2
2) Analitik söylemde özne de nesne de havadadır: S2 // S1
3) Üniversite söyleminde özne oturur, nesne havadadır: S1 // $
4) Efendi söyleminde özne de nesne de oturur: $ // a
Yani özetle:
— Arzu nesnesi sayesinde simgelere dalarsınız (a // S2).
— Simgelerin arasında (S2 // S1) özneyi bulursunuz (S1 // $).
— Sonra da nesne geri dönüp o özneyle buluşur ($ // a).
Freud’un ‘Bir çocuk dövülüyor’ formüllerini anımsayalım:
A) Bir çocuk dövülüyor (nötr ahval).
B) Babam (benim için) başkasını dövüyor (sadist düşlem).
C) Babam beni dövüyor (mazoşist düşlem).
Fay hattına oturan özne ‘baba’, nesne ‘ben’ olursa iki dizi şöyle eşleşir:
1) Histeri söyleminin fay hattı: Ben dövülüyorum.
2) Analitik söylemin fay hattı: Bir çocuk dövülüyor.
3) Üniversite söyleminin fay hattı: Babam (benim için) başkasını dövüyor.
4) Efendi söyleminin fay hattı: Babam beni dövüyor.
Bunlar klinik yapılara şöyle tercüme edilir [1]:
1) Histerik nevroz: Ben dövülüyorum.
2) Öznel yoksunlaşma: Bir çocuk dövülüyor.
3) Obsesyonel nevroz (ve sapkınlık): Babam (benim için) başkasını dövüyor.
4) Psikotik sınırhattı: Babam beni dövüyor.
Burda göze çarpan nokta öznel yoksunlaşmanın nesnellik tarifini tetiklemesidir. Özneyi boşaltan en soyut konum aynı zamanda yansız nesnellik algısı yaratandır: Nötr ahvale benzeyen ‘Bir çocuk dövülüyor’u aktarım bağlamına katabilmek için histerikleşip ‘Ben dövülüyorum’ köprüsünden geçmek şarttır, mizansen bile olsa.
Histerik mizansenden geçilmezse ‘Bir çocuk dövülüyor’ aktarım dışında kalır ve merkezkaç etkisi yapar, hegemonik söylemlerde işleyen düşlemlere erişilemez.
Freud ‘nevroz sapkınlığın negatifidir’ demişti: Nevrotikleştiren izler sapkıncadır. İşte o izler de Üniversite söylemine Ego inşasını katan ‘(benim için)’ ibaresidir. ‘Bir çocuk dövülüyor’u nötrleştiren merkezkaç etkisi hep ‘(benim için)’den gelir. Histerik mizansenin işlevi ‘Ben dövülüyorum’ deyip ‘(benim için)’i iptal etmektir.
Üniversite söylemi basittir: Sapkın kundakçıdır, obsesyonel ona odun taşıyandır. Sapkınla obsesyonel kenetlenirse öznel yoksunlaşma nötr ahval izlenimi yaratır. Ama ikisini ayırabilirseniz öznel yoksunlaşma psikotik sınırhattına dokunabilir. Histerik mizansen momentum verir, sapkını obsesyonelden ayıracak takoz olur.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Sınırhattı konusunda bkz “Patolojik Narkissos Çağımızın Toplumsal Mecburi Öznellik Tipidir” Slavoj Žižek






























Geri bildirim: Ezinemem — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Histrionik — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Muhataplığın Motoru: Histerik Mizansen Nasıl Momentum Üretir | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fayda değilse yaramaz | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER