Aktivizm vs. Ettirgenlik — Işık Barış Fidaner

Politik eylemlerde iki amaç sayılabilir:

1) Edilgen halde kalmayıp etkin hale geçebilmek
2) Kendisi etmekle kalmayıp başkalarına da ettirebilmek

Bu amaçlardan birincisi kendine dönük, ikincisi başkalarına dönüktür. Her kendilik başkalarına göre anlam kazandığından bu amaçlardan ikincisi daha mühimdir. Ama herkes kendisiyle daha fazla meşgul olduğundan pek tabii birinci maksat ön plana çıkar. Bunları şöyle adlandıralım:

1) Aktivist maksat
2) Ettirgen amaç

Politik eylemler ‘maksat aktivizm olsun’ noktasına sürüklendikçe Ego inşaları halinde yozlaşırlar ve sonuçta ettirgen vasıflarını yitirip ufalanarak tabiata karışırlar. Bu tuzağa düşmemenin tek yolu ettirgen amaca sıkı sıkıya tutunmaktır.

Etkin-edilgen ikileminde dalgalanan aldanımlı arzuların aksine dürtüler ettirgenlikle hem kendilerini hem de etraflarını kodlayarak dünyalaşırlar. Lacan bu kodlamaya dürtüsel montaj adını vermişti. Ettirgenleşmek arzudan dürtüye geçmektir, düşlemi katetmektir [1].

Aktivizm ‘etkincilik’ demektir, etkin/edilgen ikileminde hep aynı tarafı tutmaktır. Oysa arzuların hakikati hep ‘öbür uca’ saklanır, Freud’dan beri biliyoruz ki ‘dil altındaki bakla’ etkin söz eyleminde değil, edilgen dil sürçmesinde ‘ağızdan çıkar’. O halde aktivizm/etkincilik tabiatı gereği analiz karşıtıdır.

Arzulu dalgalanma esnasında ‘etkin uç’lar zeytinyağı gibi sürekli üste çıkıyorsa, biz de her zaman (Freudcu analize sadakat gereği) edilgen ‘öbür uç’lara odaklanmalıyız. Gür çıkan sesler yerine suskun kalan seslere kulak vermeliyiz. Ettirgenliğe giden yol aktivizmden değil (bu anlamda) pasifizmden geçer (yani pasif tarafa kulak vermekten).

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Benim deyimimle histrionikleşme: “Histerikleşme Semptomların Kabasını Alır, Histrionikleşme İnce Ayarını Yapar”, “Dürtüsel Ettirgenlik (se faire)”, “Dürtüsel montaj” Jacques Lacan

5 Yorum

Filed under Şey