💔👑🔮 MENKIBE 💔👑🔮
(Gödel-Escher-Bach’taki birinci diyalogdan mülhem)
Yaz sıcağında toprak bir yolda Aşil –ki onda dokuzu topuklamaktır– Tosbağa ile yanyana duruyor. Yolun epey ilerisinde göndere çekilmiş şanlı bir kızıl bayrak var ama sol üst parçası kırpılmış halde. Bayraktaki delikten sema görünmekte.
Aşil: Aaa ne ilginç bayrak! Bana komünizmi anımsattı…
Tosbağa: Bir şey de sana komünizmi anımsatmasın!
Aşil: Aşkolsun ama bak neden delmişler kızıl bayrağı?
Tosbağa: Sovyetler Birliği bayrağından orak-çekiç amblemini kesip çıkarmışlardır.
Aşil: Ne biliyorsun! Belki de Çin Halk Cumhuriyeti bayrağından beş yıldızı kesip çıkarmışlar?
Tosbağa: O da olabilir ama sonuçta kızıl bayrak delinmiş. Yine de pek güzel dalgalanıyor…
Aşil: Vallahi çok hoş!
Tosbağa: Belki tam da delinmiş olduğu için daha güzel dalgalanıyordur, kimbilir? Güzelliğin şeceresini çıkarmak bize düşmez.
Aşil: Bize düşmez haklısın, bu arada güzellik demişken… Sen bana mutluluğun resmini yapabilir misin Tosbağa?
Tosbağa: Bırak şimdi!
Aşil: Neden bu kadar ürkek varlıklar olduğumuzu hiç merak etmiyor musun?
Tosbağa: Haaa orası belli! Ürkekliğimiz bağlamsal uyumsuzluktan: Sen destansı bir herifsin, bense masalsı bir hayvanım. Slavoj Žižek’in Yan Bakmak kitabını okumadın mı?
Aşil: Türkçeye Yamuk Bakmak başlığıyla çevrilen Looking Awry kitabını mı dedin?
Tosbağa: Evet.
Aşil: Tosbağa’sın diye bir şey demiyorum ama kafandan kitap uydurmasan bari…
Tosbağa: Biz masallardan böyle öğrendik.
Aşil: Destan da yazılana kadar kurgudur ama yazılınca literatüre girmiştir, öyle herkes kendi keyfine göre uyarlasaydı, ohoo!..
Tosbağa: Türkçede hazır bulunan ‘Yan Bakmak’ deyiminin anlam yükünden kaçabilmek için ‘Yamuk Bakmak’ tabirini uyduran çeviri camiası 1984 romanını çevirirken de ‘Ağabey’ hitabının anlam yükünden kaçabilmek için ‘Büyük Birader’ lakabını uydurmuş. Milli semptoma dokandıkları anda senin gibi saniyesinde topuklamışlar, haha!
Aşil: Ayıp oluyor ama!
Tosbağa: Yalan mı?
Aşil: Ulan…
Tosbağa: Yanlış anlama Aşilciğim, senin o narin topuklarına da büyük saygım var, topuk sevenlerin yaşam tarzına da… Ama gördün işte bayrak delik olunca kayıp amblem bulunamadı, ben Sovyet bayrağı dedim, sen Çin bayrağı dedin, belki de dümdüz kızıl bayraktı, amblem varmış zannedelim diye delinmişti…
Aşil: Tamam neyse bak aklıma bir Zen meseli geldi, Zen üstadı Zenon’un meseli…
Tosbağa: Nasıl yani anlamadım.
Aşil: Hemen anlatayım. Rüzgarla dalgalanan bir bayrak üzerine iki keşiş tartışıyormuş. Birincisi eliyle gösterip ‘Bayrağa bak nasıl da oynuyor!’ demiş. İkincisi yüzünü dönüp ‘Rüzgara bak nasıl da oynuyor!’ demiş. Birincisi ‘Ben senin ağabeyinim bana yan bakamazsın!’ diye sinirlenmiş. O esnada oradan geçen Zenon da onlara şöyle demiş: ‘Rüzgar da değil, bayrak da değil, bayraktaki delik size yan bakıyor!’ Sonra bayrağın delik olduğunu fark edip üstadın elini öpmüşler.
Tosbağa: Biraz salladın gibi geldi ya neyse. Beni dinle de bir şeyler öğren: Nejatifle Oyalanmak kitabının kapağında ortası delinmiş Romanya bayrağı vardır ve Slavoj Žižek o deliğin ağabeylere nasıl yan baktığını anlatarak kitaba giriş yapar…
Aşil: Olumsuzla Oyalanma başlığıyla çevrilen Tarrying with the Negative kitabını diyorsun…
Tosbağa: Hayır, Nejatif! Nejatifle Oyalanmak!
Aşil: Anladım ben seni…
(O esnada Zenon gelir ve sohbetin havası kaçar)
Işık Barış Fidaner
Bkz “Zenon’un saçmantıkları: Trajik-asil bir konuyu vülger-alelade eşleniğiyle yüzleştirmek” Slavoj Žižek, “En Distopik Romanımız Böyle Olsun!”, “Yan bakınca şekiller varmış sanırsınız” William Shakespeare, “Hegelci Nejativite/Menfiyet” Slavoj Žižek, “Aşilliğin onda dokuzu topuklamaktır”, Çin Barışı (özel sayfa)






























Geri bildirim: Dadada — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Zenon’un saçmantıkları: Trajik-asil bir konuyu vülger-alelade eşleniğiyle yüzleştirmek — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sine Mat — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kevrina Menkıbesi — muhaberat derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER