Çok iyi bir yapım olmakla beraber Freudculuğu günah keçisi yaptığı için Adam Curtis’in Benlik Yüzyılı (Century of the Self, 2002) belgeselinin dördüncü ve son bölümünün sonunda vardığı neticeyi gündeme getiriyoruz. /IBF+Fİ
Adam Curtis:
Yeni Emek (Tony Blair) bir ikilemle karşı karşıya. Sarıldıkları tüketimci demokrasi sistemi onları kısa vadeli ve oldukça çelişkili politikalara hapsetti.
Bugünlerde daha geniş bir vizyonu gerçekleştirmeleri talep ediliyor. Hükümet iktidarından istifade ederek artan eşitsizlikle baş etmeleri ve ülkenin bozunan toplumsal dokusunu onarmaları isteniyor.
Fakat bunun için seçmenlerini menfaatçi perspektiften çıkarabilmeleri gerekecek. Dolayısıyla halen hakim olan Freudcu “bencil ve içgüdüsel insanoğlu” görüşüne itiraz etmeleri gerekecek. Sermayenin teşvik ettiği bu insanoğlu kavramı ideal tüketiciler imal etmektedir.
Kendimizi özgür hissetsek de politikacılar gibi biz de kendi arzularımızın kölesi olmuşuz. Bundan fazlası olabileceğimizi, insan tabiatının daha farklı yönleri olabileceğini unutmuşuz.
Robert Reich (Clinton kabinesinden):
Temelde insan tabiatına ve demokrasiye dair iki farklı görüş vardır:
Bir bakışa göre insanlar akıldışıdır, bilinçdışı duygu bohçalarıdır. Bu bakış doğrudan doğruya Freud’dan gelir. Ve sermaye bunu karşılamasını iyi bilir. Onlar hünerlerini bu yönde geliştirdiler. Pazarlama aslında bundan ibarettir: Simgelerle, müzikle, resimlerle, kelimelerle bilinçdışı hislere hitap etmektir.
Politika bundan fazlası olabilmelidir. Politika ve liderlik en iyiyi bulmak için kamuoyunu akılcı tartışma ve muhakemelere dahil edebilmelidir, insanların akılcı tartışmalarla en iyiyi bulabilme yeteneğine saygı göstermelidir.
Öyle olmazsa Freudcu olur, yani sermayenin hitap ettiği temel bilinçdışı hislere hitap etmekten ibaret olur, o zaman da dükkanı sermayeye terk edebiliriz! Sermaye bu işi daha iyi becerir, nasıl yapacağını bilir; “business” denen meşgale zaten o hislere karşılık vermektir.
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Ayna Evresinde İmgesel, Simgesel, Gerçek — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yasa — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sigmund Freud ‘Halkla İlişkiler’in dayısı ve eniştesi mi? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER