🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Ders salonunun ortasında, kır çiçekleriyle süslenmiş masalar ve odun ateşinde yanmakta olan bir semaver vardı. Işıklar, tavana yansıyan renkli desenlerle dans ediyor, duvarlardaki tablolar da ruhları dinginleştiren manzaralarla doluydu. Halk İçin Psikoterapi Kursu’nun dinleti programı için hazırlanan atmosfer, o anın büyüsünü daha da artırıyordu.
Cemal Dindar, bağlamasıyla salonun bir köşesinde yerini almıştı. Elleri ustalıkla tellere dokunurken, o mütevazı gülümsemesiyle herkesi büyülüyordu. Gözleri, müziğin derinliklerinde kaybolmuş gibiydi. Ve sonra, sessizlik birden kendini hissettirdi. O an, Cemal Dindar’ın yüreğiyle söylediği türkü o kadar içten ve dokunaklıydı ki, salonun atmosferi adeta büyülendi.
Dinleyiciler arasında, Psikanaliz’in ustası Sigmund Freud’un varlığı herkesi şaşırtmıştı. Etrafındaki insanlarla birlikte dinlerken, onun da gözlerinde duygu dolu bir ifade belirdi. Cemal Dindar’ın yüreğiyle söylediği türkü, Freud’un ruhunu derinden etkilemişti.
Freud’un aniden hissettirdiği duygusal bir dalgalanma, içsel bir çağrışımı tetiklemiş olmalıydı ki aniden, “Ferdi Tayfur’dan ‘Huzur kalmadı uygarlıkta’ şarkısını okur musunuz?” dedi. Salon bir an için şaşkınlıkla doldu. Cemal Dindar, isteği üzerine içli bir ifadeyle söze başladı, bağlaması eşliğinde:
“Huzurum kalmadı uygarlıkta,
Yapıştı canıma bir kültür baba.
Bu dürtüler bizi çürütecek mi?
Bir gün aldatmayıp sürdürecek mi?”
Sözler, derin bir sessizlikle yankılandı. Her kelime, duyguları, çatışmaları ve insanın içindeki karmaşıklığı anlatıyordu. Cemal Dindar’ın içtenliği, her sözü dinleyicilerin ruhunda bir titreşim yarattı.
Şarkı bittiğinde salon, alkışlarla çınladı. Freud, Cemal Dindar’ı ayakta alkışlarken, derin bir içsel coşku ve hayranlıkla bakıyordu. “İşte bakın,” dedi gülümseyerek, “başımızda Cemal baba, arkamızda dağ gibi kültür var!”
Bu an, duyguların, müziğin ve insan zihninin derinliklerinde bir yer etmişti. Psikoterapi ders salonu, o gece insanın iç dünyasına açılan bir pencere olmuştu.
İstem: Ballandıra ballandıra ağdalı bir dille şu hayali sahneyi kurgula: Halk İçin Psikoterapi Kursu’nun ders salonunda yapılan Dinleti programında Cemal Dindar bağlama eşliğinde göze batan yürek yakan bir türkü okudu. Dinleyiciler arasında çok duygulanan Sigmund Freud Cemal Dindar’ın Ferdi Tayfur’dan “Huzur kalmadı uygarlıkta” şarkısını okumasını istedi. Cemal Dindar da içli içli okudu: “Huzurum kalmadı uygarlıkta… Yapıştı canıma bir kültür baba… Bu dürtüler bizi çürütecek mi?.. Bir gün aldatmayıp sürdürecek mi?…” Şarkı bitince Sigmund Freud Cemal Dindar’ı ayakta alkışladı ve şöyle dedi: “İşte bakın, başımızda Cemal baba, arkamızda dağ gibi kültür var!”
Fatoş İrem’e teşekkürler.
Bkz “Psikodiyalektik Teslis? Analist/Terapist Tarihin Kurumsal Babası Değildir!”






























Geri bildirim: Psikobot — muhaberat derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İsevi Hipnoz — derleme | YERSİZ ŞEYLER