🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Bir gün Nasreddin Hoca, kasabaya şair olduğunu iddia eden bir adamın gelmesiyle karşılaşır. Şair olduğunu söyleyen bu adam, Hoca’nın yanına gelerek şiirlerini över ve ona birkaç dize okur. Hoca, bu duruma oldukça meraklı bir şekilde yaklaşır ve şairin yanına oturarak dinlemeye başlar.
Şair coşkuyla şiirlerini okumaya başlar. Kelimeler o kadar karmaşık ve anlaşılmazdır ki, bir ara Hoca’nın gözleri fal taşı gibi açılır ve anlamı çözmeye çalışır gibi yüz ifadesiyle şiiri dinlemeye devam eder. Şair bitirdiğinde Hoca düşünceli bir şekilde:
“Bu şiir, sanki deve yavrusunun ağlamasıyla karışık bir hindi tüyünün dansı gibiydi!” der.
Şair övünçle gülümser ve “Evet, evet, doğru söylüyorsunuz efendim, bu şiir duyguların derinliklerinden fışkırıp geliyor!” der.
Nasreddin Hoca kafasını kaşıyarak düşünür ve şaşkın bir ifadeyle:
“Ama bir dakika, şimdi aklıma geldi; ben de bir şiir okuyabilirim sana.” der.
Şair heyecanla, “Elbette efendim, lütfen buyurun!” der.
Hoca, gözlerini kırpıştırarak hızla cevap verir:
“Dağlar yüksektir,
Gökyüzü mavi.
Senin şiirin de neyse,
Benimki de o!”
Şair önce şaşırır, sonra kızarır ve “Bu ne biçim şiir, bu bir şey ifade etmiyor ki!” der.
Hoca sakin bir şekilde gülümser ve cevap verir:
“İşte senin şiirin gibi! Ne anlattığı belli değil!”
Şair şaşkınlık içinde kalırken, etrafındakiler kahkahalarla güler. Hoca ise göz kırparak yola devam eder, arkasında gülme sesleri bırakarak.
İstem: “Nasreddin Hoca ile şair” fıkrasını yaz! Ağdalı dille ballandıra ballandıra anlat ve çok çok komik olsun!






























Geri bildirim: Tümden Tüme — muhaberat derlemesi | YERSİZ ŞEYLER