Çağımızı tanımlayan ideolojik alaycılaşmanın üç aşaması şunlardır [1]:
1) Bilmeden yapıyorum, affet.
2) Bildiğim halde yapıyorum, idare et.
3) Bildiğim için yapıyorum, eşlik et.
Hadsizce teşhisçibaşı kesilmek anlamında psiko-hadsizlik bu üç aşama boyunca şu şekillere girer [2]:
1) Uzman olmasam da ahkam kesmiş bulundum, affet.
2) Uzman değilim ama ahkam kesmeden duramıyorum, idare et.
3) Tam da uzman olmadığım için ahkam kesmeye en yetkili benim, eşlik et.
Psiko-hadsiz yetkilenme sorununa el atmak iddiasıyla sahneye çıkan Bunaltı Çağında Yaşamak (E. Tülin Erinç) Türk yayıncıların gevşekliğinden istifade ederek dolaşıma giren bir psiko-hadsiz yetkilenme teşebbüsüdür.
“Sosyoloji/Psikoloji” kategorisi altında sunulmamalıdır çünkü bu alanlarda referans değildir; ders kitabı değil dert kitabıdır (Alman yayıncılık sistemine göre Fachbuch değil Sachbuch’tur [3]). Atakan Yorulmaz’ın Lacan’ı tanımlamaya kalkışan Turist Broşürü [4] gibi bu da “bunaltı”yı tanımlamaya kalkışan bir Travma Ablası kitabıdır [5].
Giriş’teki “binlerce danışan bakmış kaygı gurusu değilim” abartılı feragatine (terapi yetkisi bile yokken) ve Sunuş’taki “siz siz olun gerçek uzmanları bulup terapi serüvenlerinizi onlarla sürdürün” göstermelik ikazına rağmen –veya tam da bunlar sayesinde– aynı Sunuş’ta yazara “hem sübjektif hem de objektif” Bilen Ablalık bağışlanmış ve yazar da “kendimce bilgi verecek ve açıklamalar yapacağım” dediği müteakip “Kelimelerin Gücü” (?) bildirisinde Bilen Abla koltuğuna iyice yerleşmiştir.
Belli ki amaç Giriş’teki “Kızgınım, bu bir isyan” çıkışıyla kaygılı okurlara özdeşim fırsatı vererek hakikat etkisi yaratmaktır ama afektif bir kitap objektif olamaz, duygular hakikat işareti değildir, işlenmemiştir, hamdır, çiğdir ve kontaminasyona açıktır, semptomatik dışavurumlardır, Ego inşasıyla bütünleşik çalkantılardır, kendine bir domina (Üstdil Hakimi) arayan kimi okurlara keyif verebilse de “objektif tanımlar getirmek” iddiasıyla girdiği alanlarda suyu bulandırmakla son kertede yarardan çok zarar getirir.
Kendi semptomunuzu sizin yerinize dışavursun diye ChatGPT’ye ekstrem bir komut verdiğinizde o ekstremliği en yutturulabilir metotlarla makulleştirebilmek için süngerli dolgularla şekerlenmiş bir çıktı metin üretip size sunar. İşte bu kitapta da bazı ekstrem semptomatik hapları içine gömebilmek üzere meyveli bir kek yapılmıştır. O nedenle içerik tartışmasına hiç girmeyeceğim. İçerik hakkında sadece şu itirazla yetineyim: Psikanalizci “orospu” olamaz çünkü aynalama değil duvarlama yapar [6]. Bir şakayla konuyu bağlayalım:
Pelin’in Daral Bozukluğu (ChatGPT)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “İdeolojik Alaycılaşma: Bilgi İnşasının Sapkın Eyleme Uyumlanma Aşamaları” ChatGPT, “Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz İdeoloji”
[2] Bkz “PSİKO-HADSİZ”, “Psikanalizle Gerçekliği Sınamak”
[3] Bkz “Fachbuch, Sachbuch, Ratgeber: Was sind die Unterschiede?” Bu bilgiyi veren Fatoş İrem’e teşekkürler.
[4] Bkz “Turist broşürü: Her anlama bir yanlış anlamadır”, “Kopya çekme evladım!”, “Skandal! Hep kendini atıflayan yazar yapmışlar!”
[5] Her iki yazar da kuluçka evresinde Yersiz Şeyler’den bolca faydalandıktan sonra “iş ciddiye binince” (simgesel yetkilenme tatlı gelince) geçmişe perde çekip ideolojik alaycılaşma trenine binmişlerdir. Bkz “Fetişlerin Simgesel Yetkilenmesi ile Semptomların Gerçek Yetkilenmesi”, “Felaket Uzmanı: Travma Ablası Olmanın Üç Şartı” ChatGPT
[6] Bkz “Duvar Evresi ve Üstbiz/Supernos: Biz Ruhlar Daha Daha Nasılız?”






























Geri bildirim: Nesnel dalga — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Psikanalitik Element Uydurma Olimpiyatları — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nesnel alay — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Terapist Ne Değildir? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER