Beterotu: Dijital Mamilla & Analog Fallus — Işık Barış Fidaner

Pınar Öğünç’ün Beterotu kitabında mantıken ikişer ikişer gruplanan beş öykü çiftinde mamilla/fallus ve dijital/analog ikilemelerinin yinelenerek iç içe geçtikleri görülür. On öyküyü ikili gruplar halinde gözden geçirelim [1].

İlk iki öykü şunlardır:
1) Tanga mevsimi, karnabahar mevsimi
2) Bir ileri iki geri

Birinci öyküde karşı karşıya iki dükkan lokanta ile çamaşırcıdır, beslenme ve çamaşırın kesişim noktasında süt veren mamilla durur (fallusun penisten ibaret olmaması gibi mamilla da memeden ibaret değildir [2]), sokakta hizmet veren karşılıklı dükkanlar mamilla benzeri bereket simgeleridir. Bu dişil simgeye uygun olarak ‘sürücü kursuna gitmek isteyen kız’ öne çıkar, ‘mamillar ulaşma arzusu’ temasıdır bu.

İkinci öyküde oğlunun define bulduğuna inanmak isteyen baba vardır, oğlan ile definenin keşisim noktasında verimli döl veren fallus durur, adamın zenginlere şoförlük yapması önceki ulaşım temasını mamilladan fallusa uyarlamıştır: mamillar ulaş(tır)ma arzusu yerine ‘fallik ulaştırma gururu’ vardır, çünkü mamillanın statüsü gelecek nazarında askıda bırakılırken fallusun statüsü önceden varsayılmış olmalıdır.

İkinci grupla devam edelim:
3) Plazada huzur
4) Çimento

Üçüncü öyküde çalışanlara büyülü gelebilen bir iş mekanı anlatılmıştır, dördüncü öyküde ise sakinlerce laneti idrak edilen bir ev mekanı anlatılmıştır. Bu yeni ikilemede sihirli işyeri mamillayı yinelerken (başarma arzusuna tutunma) lanetli ev fallusu yinelemektedir (yuvaya varmış olma gururunun kırılması). Böylece plazadaki dijital altyapının mamillar olduğuna ve apartmandaki analog altyapının fallik olduğuna da işaret edilmiştir.

Üçüncü grup şöyledir:
5) Ağ tercihleri
6) Hususi hayat

Beşinci öyküde dijital metinlere düşkün genç bir editörün solipsistik Whatsapp romansı anlatılır, altıncı öyküde ise analog metinlere düşkün yaşlı bir okurun solipsistik mektup/belge romansı anlatılır. Harfiyetin aldığı iki formu kıyaslayan bu öykülerde dijital=mamillar ve analog=fallik eşleşmesi iyice vurgulanmış olur. Çekingen Whatsapp romansının ardından sahneye çıkarılan mektupperest amca hem ‘gerçek hayat’ın insanları ‘sanal hayat’tan kurtaracak kadar ‘dolu dolu’ olmadığına delalet eder, hem de önceki ikilikleri kuşak farkına bağlamış olur: Dijital analoga, mamilla fallusa bundan böyle ‘ağbi’ diyecektir.

Dördüncü grup:
7) Ağrı eşiği
8) “Neyin tek sahibisiniz lan?”

Bu noktadan itibaren analog dijitalle iç içe geçer: Yedinci öyküde ‘analog’ bedende nükseden ‘dijital’ psikosomatik semptom anlatılır (‘dijital’in etimolojik olarak eklemli parmaklardan geldiğini unutmayın), sekizinci öyküde ise ‘dijital’ telefondaki görüntülerde nükseden ‘analog’ politik saldırı eylemi anlatılır. Ayrıca baştaki ulaştırma teması yolcu otobüsünde yoğunlaştığı için psikosomatik beden olduğu yere çakılıp kalmıştır: Mamillar ulaşma arzusu artık hatıralarla kısıtlanmıştır, ona ağbilik etmesi beklenen fallik ulaştırma gururu ise mevzudan bihaber otobüs şoförüne ötelenmiştir.

Beşinci ve son grup:
9) Ses – Tuval üzerine yağlıboya
10) Ceylan ile Kâmuran

Burada yine iç içelik tekrarlanır: Dokuzuncu öykü ‘analog’ mahalleyi kaplayan asgari ‘dijital’ ikaz sesi etrafında kurgulanmıştır (mamillanın ‘malumat fazlası / surplus-information’ statüsü nedeniyle), onuncu öykü ise ‘dijital’ market zinciri sistemini yönetenleri kızdıran ‘analog’ aşırma eylemlerine odaklanmıştır, kelimenin iki anlamıyla ‘kaçak mal’ sözkonusudur (kaçak ürün ve kaçak hayvan Kâmuran), o da elbette fallusun bir başka tezahürüdür. Eğer Kâmuran sahibi Ceylan sesli ikazdan da haberdarsa denebilir ki son iki öyküde mamilla fallusla evlendirilmiştir.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Önceleyen öyküler: “Aksi Gibi: Bölük, Yekpare, Sisli”

[2] Bkz “mamilla” bahisli tüm yazılar

7 Yorum

Filed under Şey