Aksi Gibi: Bölük, Yekpare, Sisli — Işık Barış Fidaner

Pınar Öğünç’ün Aksi Gibi kitabındaki öyküleri gene ikişer ikişer tarayalım. Bunlar Beterotu‘ndan öncedir ve ona hazırlık gibidir [1]:

1) Sağ Göz
2) I love you Şermin

Sol göz ve sağ göz ‘ben ve kendim’dir; sağ gözün firarı kendini kaybetmektir, ceketli Sharmine/Şermin posteri de erkeğin gözünde kendine kavuşmaktır, dillere bölünmüş halde kalsan da.

3) Hayvan Kaynakları
4) Bir Derdimiz mi Vardı?

Gezdirilecek hayvan yine bir başka firari ‘sağ göz / kendim’ versiyonudur, arzuyu canlı tutan eklentidir (objet a), tek derdi gezdirilmek olduğu için de işi gücü ‘ben yokmuşum gibi davran’ demektir.

5) Paket Lastiği
6) Bülent Ersoy Taklidi

Erkeğin gözünde kadını kendine kavuşturacak posterin sahteliği mağazadaki ‘satış görevlilerinde’ sahnelenir, edebiyatçı taklitçisi de yazarın alter-ego’sunda aynı sahteliği saklayan çekirdektir.

7) Salacak’ta Titanik
8) Evde Yokum

Ucundan gösterilecek saç ‘ben ve kendim’i birbirine tutturan dişil semptomatik düğümleniştir, iki öyküde de talepkar telefon açılmaz (saçları/eşyaları saklayabilmek üzere) reddedilir veya kendi kendine çalmaya bırakılır (çünkü saç/eşya çekirdeği günyüzüne çıktığı anda sahteleşecektir).

9) Bazı Özel İç Organlar
10) Sevgi Sitesi

Saklanamayan iç organlar yine bir başka ‘saç/eşya/düğüm/çekirdek’ versiyonudur, appendix=eklenti işe yaramaz semptomun doğuştanlığını vurgular, ‘küpe düşürme mümkünatı’ (gerçekçi lüzumların ‘kulağa küpe’ olmaması) kurgusal tahayyüle sığınarak sahteleşme tehdidinden korunmaktır.

11) Kalıcı Makyaj
12) Platonik

Bu noktada ‘ben ve kendim’i (sağ/sol gözler) emniyetle birbirine tutturan düğüm yabancı gözlerden ‘güzel güzel’ saklanmıştır, artık güvenli liman bulunduğuna göre tek parça halinde bir başka limana ulaşma arzusu gündeme gelir, Otobüs ve Kapı da bunu sağlaması umulan araçlardır.

13) Köşkteki Kumanda
14) Montevideo ile Pernambuco Limanı Arası

Bu öykülerin konusu bir limandan diğerine geçerken yolculuk esnasında da yekpare kalabilmektir (sadece otururken değil yürürken de sağ gözün yuvasında kalmasıdır), haritada mesafeyi görebilmek ve kumandayla sesleri kısabilmek budur.

15) Nadide’yle Muhterem
16) Dokuz Yüz Saniye

Ev düzenine müdahale ve evin anahtarını kaybetmek gerçekliğin sınırlarının bulanmasıdır, iki liman arasında ummanın ortasında yekpare kalabilseniz dahi çevrenizdeki havalar ‘sis’lenecektir (hem pus hem kızkardeş anlamında), üzerinize kara bulutlar çökecektir.

17) Sokak Kasları
18) Soğuk Ama Girince Alışıyor İnsan

Bu öyküler puslu havada eril ve dişil sapkınlıklardan korunmakla ilgilidir: Eril tehdit eril özsavunmayla geri gönderilir, içinizdeki çocuğun ‘korku hastalığı’ndan istifade ederek sizi utandıran dişil tehdit ise bizzat ‘sis’in kendisidir.

19) Sayın D1 Blok Sakinleri

Buraya kadarki öyküleri ‘işte ben de böyle bir mahlukum’ parantezinde yalıtmak mümkündü, bu son öyküde ise ‘histeriye obsesyonel freakshow bakışı’nın ötesine geçen bir temel atma töreni yapılır [2].

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Beterotu: Dijital Mamilla & Analog Fallus”

[2] Bkz “(İğ)diş Geçirmek: Hayırdır? İzaha Muhtaç, Haysiyete Muhtaç, Bilgiye Muhtaç, Öğüt, Nasihat, Telkin, Eleştiri”, “Hayırsız Oğul Gaia Kuyusunda Ne Arıyor? Histeriye Obsesyonel Freakshow Bakışı”

7 Yorum

Filed under Şey