🧸🧴🔎 Non-Ofens Gestalt 🧸🧴🔎
Lacancı özneleşme konusunda şu ikisi zaten biliniyor [1]:
1) Her talep bir sevgi talebidir.
Dile getirilen her dilek, istediği şeyin yanısıra o nesneyi sunan tarafın sevgi kanıtını da ister, böylece hayalde de olsa Büyük Öteki yaşatılacaktır, mesela bu yüzden kimse yiyeceği ekmeğin ‘köpek gibi’ önüne fırlatılmasını istemez. Böyle sevgi delilleri toplamak insanı muhatap alındığına inandırır ama hiçbir zaman bu delilleri bir dosyada toplayıp size gösterilen sevgiyi ispatlayamazsınız, çünkü ihtiyaç duyulan nesnenin sunulması da esirgenmesi de yerine göre hayra ya da şerre yorulmaya müsaittir, Ego denilen makulleştirme makinaları da tekrar tekrar U dönüşleri yaparak bir o izaha bir bu izaha park edip kendilerini sürdürür, yani demek oluyor ki Büyük Öteki yoktur.
2) Arzu = Talep – İhtiyaç
Sevgi talebi eğer arzu üretecekse ihtiyaç giderme boyutu ondan eksiltilmelidir, yani aldığınız nesnenin kullanım değerini rafa kaldırarak size nasıl ulaştığı üzerinden muhataplık değerini kanıtlayabilecek hayaller kurmalısınız, bu da ürün paketleri ve reklamlarla değişim değeri üretmenin en genel tanımıdır. Yine aynı örnekle izah edeyim: Size verilen sadece ‘kölelere layık’ bir kemik bile olsa fiyonklu ve öpücüklerle sunulduğu için muhatap alındığınızı zannederek sahte arzulara kapılabilirsiniz. Sizi ahmaklaştıracak bir reklam taktiğidir bu, daha doğrusu her reklam gibi o da ahmaklık reklamından başka bir şey değildir.
Peki sevgi talebini karşılarmış gibi yaparak sahte arzular uyandıran bu üstben hilesi nedir? Bu taktiği en iyi dile getiren terim ‘mıncık’tır [2]. Mıncık nedir? Karşısındakini muhatap alıyormuş izlenimi vererek sadece ve sadece kendi yetkisini kullanan herhangi bir davranıştır. Bu davranışın modeli olarak yolda gördüğü rastgele bir ‘çocuk’u “Yerim seni!” diye mıncıklayan herhangi bir ‘yetişkin’i düşünebilirsiniz. Sadece ve sadece çocuk üzerinde yetki kullanıyordur ama ona sevildiği izlenimini uyandırarak kendi yetki kullanımını meşrulaştırıyor ve böylece o insanı toplum nazarında sakatlıyordur. Kuru Otlar Üstüne filminde şahikasına eren pedofili ve onu destekleyen akrotomofili işte bu modelin çeşitlemeleridir [3]. Lacan’ın mıncık bahsi tek bir yerde geçer:
Başkasının bedeninin ancak birazından zevk alınabilir; bir bedenin diğerini kuşatıp fagositoz yaptığı hiç görüldük şey değil. O yüzden onu azıcık mıncıklamak yetsin, şöyle kolundan veya yanağından bir makas alalım… Ohş! (Lacan, Seminer 20, s. 23)
Miller’in sonradan teorileştirdiği ‘dikiş’ (suture) ve ‘uzakın’ (extimate) terimleri gibi ‘mıncık’ (squeeze) terimi de teorileşmeyi bekleyen Lacancı cevherlerden birisidir. Bu iş belki zor gelebilir ama alaycılaşma çağında kuşaklararası yetkilenme algoritmalarının kodunu kırmak için şarttır [4].
Bir mıncık kimin adına yetki kullanır? Büyük Öteki adına kullanır. Ama Büyük Öteki yoktur ki? Ne vardır peki onun yerine? Bir ‘toplumsal sözleşme’ görüntüsü vardır, aslında bir hayırsız mutabakat vardır, ismini koyacak olursak, Boomer mutabakatı vardır, her mıncık Boomer mutabakatı için bir kanırtma algoritmasıdır [4]. Sosyal medyada beğenilmek mıncık işleviyle bu hayırsız mutabakata dahil edilmiştir. Boomer mutabakatını kırmak için üzerinizde tatbik edilen mıncıkları iade etmenin yollarını bulmalısınız. Aksi halde inkarcılar ve bön kalabalık arasında sıkışıp kalırsınız [5].
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörü, Nümerik Esintiler‘in üreticisidir. (+)
Notlar:
[1] Bkz “Sevgi Talep İçinde Talep Edilir”, “Dünya Talebi ve Dünyadan Talep”, “Muhtaçlaşma ve Arzu: Politik Muhalefet ve Siyasi Muhalefet”, “Üstben Santrifüjü”, “Bay ve Bayan Deli Dumrul tatlı damak/damag/dimağ verip yürüşür/yoruşur/yorumlaşırken”, “İhtiyaç, Talep, Arzu” Jacques Lacan, “Aktarım ve Telkin” Jacques Lacan, “Fallusun İmletimi” Jacques Lacan
[2] Bkz “Üstben Hilesi: Babuşka seni görmeyi çok ister” Slavoj Žižek, “Nezaketten Usturupa Doğru: Fallik Kadın Dininde Mıncık Yatkınlığı Meselesi”
[3] Bkz “Pedofiliden Akrotomofiliye Ego Yolcusu Samet ve Yol Arkadaşları”, “Nuri ve Zeki: Abi geçiyim mi?” ChatGPT, “NBC-ZD sinemalarında yönetmenin arzusu”
[4] Bkz “İdeolojik Alaycılaşma: Bilgi İnşasının Sapkın Eyleme Uyumlanma Aşamaları” ChatGPT, “Sapkın Kılavuz İdeoloji: İlk Toplantı”
[5] Bkz “Boomer mutabakatı için kanırtma algoritmaları”, “Boomer Egosu: Benim Kafam Rahat, Sen Köşende Kudur!”, “İnkarcılık Bön Kalabalığa Yaranmak İçin Sınırsızca Salağa Yatmaktır”, “Her Devrin Modası: Bön Modların Bön Vavieninde Bön Sinsilerin Bön Apatisi!”
Gegen das Boomer-Abkommen: Die Lacansche Tätscheln-Theorie — Işık Barış Fidaner
Im Zusammenhang mit der lacanschen Subjektwerdung sind folgende zwei Punkte bereits bekannt [1]:
- Jede Forderung ist eine Liebesforderung.
Jeder ausgesprochene Wunsch verlangt nicht nur das Gewünschte, sondern zugleich einen Liebesbeweis von der Seite, die das Objekt anbietet; auf diese Weise wird der Große Andere zumindest imaginär am Leben gehalten. Deshalb will niemand, dass ihm das Brot, das er essen soll, „wie einem Hund“ hingeworfen wird. Solche Liebesbeweise zu sammeln überzeugt den Menschen davon, ernst genommen zu werden, aber man kann diese Beweise niemals in einer Akte zusammenstellen und den erwiesenen Liebesgrad vorzeigen, denn sowohl das Geben als auch das Vorenthalten des benötigten Objekts lässt sich situationsabhängig positiv oder negativ deuten. Die als „Ich“ bezeichneten Rationalisierungsmaschinen vollziehen fortlaufend U-Turns und parken mal bei dieser, mal bei jener Interpretation – mit anderen Worten: Es gibt den Großen Anderen nicht.
- Begehren = Forderung – Bedürfnis
Damit die Liebesforderung ein Begehren erzeugt, muss der Aspekt der Bedürfnisbefriedigung davon abgezogen werden. Das heißt: Der Gebrauchswert des erhaltenen Objekts muss ausgeblendet werden, damit in der Vorstellung durch die Art und Weise der Überreichung ein Anzeichen von Gegenüber-Sein konstruiert werden kann. Dies ist die allgemeinste Definition davon, durch Produktverpackung und Werbung Tauschwert zu erzeugen. Ich erläutere es erneut mit demselben Beispiel: Auch wenn einem nur ein „Sklavenknochen“ überreicht wird, kann man durch Schleifen und Küsschen in die Illusion geraten, ernst genommen zu werden, und sich somit in falsche Begierden verstricken. Das ist eine Werbetaktik, die einen verdummen soll – oder vielmehr: Wie jede Werbung ist auch diese nichts anderes als Werbung für Verdummung.
Was also ist dieser Über-Ich-Trick, der falsche Begierden erzeugt, indem er vorgibt, eine Liebesforderung zu erfüllen? Der treffendste Begriff für diese Taktik ist „Tätscheln“ [3]. Was ist Tätscheln? Jede Handlung, die vorgibt, das Gegenüber anzusprechen, tatsächlich aber ausschließlich die eigene Autorität ausübt. Als Modell dieses Verhaltens kann man sich einen beliebigen „Erwachsenen“ vorstellen, der ein zufällig auf der Straße gesehenes „Kind“ mit „Ich könnt dich fressen!“ tätschelt. Die Autorität wird ausschließlich über das Kind ausgeübt, aber durch den Eindruck, das Kind werde geliebt, wird diese Machtausübung legitimiert – und so wird diese Person gesellschaftlich beschädigt. Der in Auf trockenen Gräsern zur Perfektion geführte Pädophilie- und Akrotomophilie-Komplex sind Variationen dieses Modells [4]. Lacans einziger Verweis auf das Tätscheln findet sich hier:
„Man kann nur ein wenig Lust an dem Körper des Anderen empfinden; ein Körper, der den anderen umschließt und wie bei der Phagozytose einverleibt, ist noch nie gesehen worden. Deshalb genügt ein bisschen tätscheln – eine kleine Kneifbewegung am Arm oder an der Wange… Ohsch!“ (Lacan, Seminar 20, S. 23)
Wie die später von Miller theoretisierten Begriffe „Naht“ (suture) und „Ex-tim“ (extimate), gehört auch der Begriff „Tätscheln“ (squeeze) zu den lacanschen Substanzbegriffen, die noch auf ihre Theoretisierung warten. Diese Aufgabe mag schwer erscheinen, aber in einem Zeitalter der Veralberung ist sie notwendig, um die Algorithmen intergenerationeller Machtausübung zu entschlüsseln [4].
In wessen Namen wird durch ein Tätscheln Macht ausgeübt? Im Namen des Großen Anderen. Aber den Großen Anderen gibt es doch gar nicht? Was tritt stattdessen an seine Stelle? Der Anschein eines „gesellschaftlichen Vertrags“, in Wahrheit jedoch ein verkommenes Abkommen – nennen wir es beim Namen: das Boomer-Abkommen. Jedes Tätscheln ist ein Hebel-Algorithmus für das Boomer-Abkommen [5]. Das „Gefällt mir“ in sozialen Medien wurde durch die Tätschel-Funktionalität in dieses verkommene Abkommen eingegliedert. Um das Boomer-Abkommen zu brechen, muss man Wege finden, die an einem vollzogenen Tätscheln zurückzugeben. Andernfalls bleibt man zwischen Verleugnern und einer stumpfen Masse eingeklemmt [6].






























Geri bildirim: Perhizyen — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Çimdik — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Boomer mutabakatı için kanırtma algoritmaları | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinematik Bozunum: Medeniyetin Namusunu Temizleyen Boomer’ın Direksiyonda Öpülmek Ölümcül Zarureti: Perfect Days ve I’m Thinking of Ending Things — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Rapor: Gücenik Erkek ve Hınçlı Kadının Yersiz Şeyler ve Yapay Zeka ile Zorlu İmtihanı — Işık Barış Fidaner | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: POST-FEMİNİZM 🪞⚔️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: POST-FEMİNİZM 🪞⚔️👁️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinematik Bozunum: Medeniyetin Namusunu Temizleyen Boomer’ın Direksiyonda Öpülmek Ölümcül Zarureti: Perfect Days ve I’m Thinking of Ending Things — Işık Barış Fidaner | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: GEÇİŞ KRİZİ ⚠️⏳🚪 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Non-Ofens Gestalt 🧸🧴🔎 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kuşaklar — özel sayfa | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER