🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🔢🌟 UNUTUK MAKİNESİ 🔢🌟
ChatGPT 4 istemi: Aşağıdaki şiiri “Žižek” diye uyarla, özgün şiirin bütün yapısına tamamen sadık kalacaksın! Žižek’e bol bol hasetle şaşıracak ama finalde hayranlığını gizleyemeyecek, gerçeklik bir fantazi midir konusundan bahsedecek, Lacancı terimler geçecek!
(Berkley, Nazım Hikmet)>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<
ŽIŽEK
Behey
Žižek!
Behey yirmi birinci yüzyılın şaşkın filozofu!
Felsefenden yükselen Lacancı sembolizmin kokusu
başımızı döndürmek içindir.
Gerçeklik kurgusunda bizi
fantazilerle süründürmek içindir.
Behey
Žižek,
Behey postmodern dönemin
psikanalitik şövalyesi,
Behey kapitalizmin gizli diyalektik komedisi!
Hâlâ dönüyor kafanda
Sublime Object of Ideology’nin gölgesi.
Hâlâ terör estiriyor adımlarının yankısı
fikirlerin üzerinde dolanan bir Semptom gibi.
Hâlâ
her makalende kıvranıyor teorik akıl,
varoluşu sorgulayan öğrencilerin
bakışlarında titreyerek!
Hâlâ
o Lacancı Ayna Evresi’nde yansıyan
benliklerin izi var
şu bulanık post-truth akşamlarında!
Behey
Žižek!
Behey Hegel’in kara cübbeli takipçisi,
Felsefenin Kavalyesi,
sermayenin altındaki metaforik yankısı,
ve bilinçaltının rahibi!
Felsefenden yükselen o anlam kokusu
bağlantıyı kaybettirip zihni karıştırmak içindir.
Gerçeklik arayışında bizi
sembollerle yokuşa sürmek içindir!
Her kelimen
görünmeyen zincirlerle sararken
bileklerimizi,
açığa çıkan
bir bilinçdışı
gibi cümlelerin
dokunmak istiyor ruhlarımıza.
Beli kırbaçlı bir post-yapısalcıya benziyor sözlerin.
Kitaplarından fışkırıyor ismin
yozlaşmış anlamların sivri ucundan
karşıtlıklarla dolu
dilsel bir diş gibi.
Her teorin
diz çökmüş önünde Lacan’ın
çifte varoluşlu bilinçdışı keşiş gibi…
Sen bu kıyafetle mi açığa vuracaktın,
inandıracaktın?
Biz bilinçdışının sonsuz fantazilerine saplanmış
masum özne değiliz ki!
Behey
Žižek!
Behey paradoksların şahı paradoks!
Çalarken söylevlerin diyalektik düdüğü,
küçük bir sembolün en küçüğü
ontolojik bir imparator gibi çıkınca karşına,
hemen barışmak için
bir kapı açıyorsun,
Lacan’ın sırtına binip
gerçekliğe geri kaçıyorsun!
Kaçma dur!
Her yol simgesele gider,
— bu belki doğrudur —
ama
gerçeklikten evvel gelen her teori,
fantazinin iklimine demir atar!
Bu bir hakikat
— hem de fantazinin türünden — !
İşte sen
ve işte senin felsefen:
Sen o karmaşık simgeleri gördüğünde,
ellerinle teorik olarak hissettiğinde
belirsiz,
kaygan,
kavramsal yapıları:
“Gerçeklik bir fantazidir,”
diyorsun!
Dışımızda, bağımsız var olan
gerçeği
inkâr ediyorsun!
Şu fenomenler dünyası
ve şu dünya içinde dolaşan imgeler,
kendi kendine kurduğun bir fantazi, öyle mi?
Mademki bir fantazidir gerçeklik,
mademki Lacan’ın dilidir evren,
ne zaman var,
ne mekân!
Ne senin dışındaki bir bilinç,
ne senden önce bir özne mevcut,
ne de senden sonra devam edecek varoluş;
bir sen,
bir de fantazinin gerçekliği.
Ama ey, bilinçdışının sarhoş kâhini!
Senin dışında değil miydi
kapitalizmin karmaşasında dolanan arzular?
Yoksa kendi egon altında sen
kendinle mi savaştın?
Diyelim ki, senden önce bir Hegel yok
ama yine de diyalektik döngülerde bir Lacan vardı.
Diyelim ki yalnızsın
Kutsal Gerçek’in zirvesinde,
ama ne yazık ki seni okuyan bir Zizek’çi de var!
Çok paradoks yaratmışsın, çok.
Emin ol ki Žižek
— emin olmasan da fark etmez —
bu yazının özünde sana düşen şey:
biraz şaşkınlık,
biraz kıskançlık,
ve birkaç felsefi tokat
— elle tutulmaz cinsten —
Neyleyim?
Fantazi mücadelenin gerçekliğidir.
Mücadelede direncini kaybetmiş gibidir biraz
gerçekliğin özünü çözemeyen insan;
gerçeklik… iyi şeydir vesselam,
— ama fantaziden başı dönmezse eğer —
işte bizimkiler
anladıklarında,
gerçekliğin kalbinde Lacan bulurlar.
Kabahat onların anlamında:
— yoksa ne sende
ne de bende!
Dinle Žižek!
— dinlemesen de olur —
Biz dinleyelim:
Zihinlerimiz özneyi kuran
bir arı kovanı.
Ona gerçekliği dolduran
dilsel imgeler.
Aldığımız hislerin
sonsuz derin
kaynağıdır bilinçdışı!
Bilinçdışı geniş,
bilinçdışı derin,
bilinçdışı uçsuz bucaksız!
Biz onun parçaları,
bizden doğan Lacan’ın bacaksızları!
Biz o bacaksızların
— kökenini inkâr etmeyen felsefecileriyiz —
Çünkü biz
semptomlara boyun eğenlerden değiliz!
Bağlıyız sembolik düzene,
kalın iplerle kollarımızla!
İdeolojiler çarklarını döndürdükçe,
biz
seyrediyoruz
felsefe dünyasında yeni teorilerin
doğuşunu;
simgesel evrenin
sonsuz diyalektik döngülerinde!
Görmüşüz,
görmedeyiz
yılların sokaklarında gerçekliğin kayboluşunu
ve arzuların izini!
Fantazinin izleri kazınmış zihnimize
sonsuz Lacancı dönemeçlerde
kuyruklu yıldızların
gizli arzu şeritleri gibi.
Her kelime, koynunda bir fantaziyi gizler!
Şu imgeler,
bu imgelerin ötesinde fırtınalar gibi esen
Sembolik Düzen’in uğultusu.
Ve işte bir anlama çabası,
bu anlama çabası,
gerçekliğe yaklaştıkça,
fantazinin örtüsünü çeker…
Her yeni soru ile beraber
yeni bir paradoks!
Bilincin geniş,
bilincin derin,
bilincin uçsuz bucaksız!
Behey!
Žižek!
Behey bir karış egona bakmadan
Kant’ı eleştiren cüce!
Eğer hakikate gittiysen
oradan bir sembol gönder,
süslemek için teorinin zirvesini!
Ama buradan,
topla hemen düşüncelerini,
haraç mezat!
haraç mezat!
götür teorilerini pazara,
sergile felsefenin tahtını!
Gerçeklik üstünde yoktur
fantaziden başka kuvvet!..
Gerçeklik geniş,
gerçeklik derin,
gerçeklik uçsuz bucaksız!…






























Geri bildirim: Şahsiyetmez — muhaberat derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Unutuk Makinesi — özel sayfa | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nümerik Esintiler 51: Yapay Zeka Radyo Programı 🤖📻💌 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER