🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
>>> 👨💻🤖 Sibernetik Geri Bildirim 👨💻🤖 <<<
Sibernetik Marksizm, içinde yaşadığımız toplumun karmaşık yapılarını anlama çabasına yeni bir boyut kazandırarak, bilginin nasıl oluştuğunu, nasıl biriktiğini ve nasıl yönlendirilebileceğini araştırır. Burada malumat fazlası (surplus information) olarak tanımlanan unsur, geleneksel bilgi teorilerinde fazla ya da gereksiz olarak görülen, ancak aslında toplumsal ve bireysel süreçlerde büyük bir etkiye sahip olan bilgi parçalarını ifade eder. Bu fazla bilgi, entropik süreçlerin bir parçası olarak işlev görür. Yani, bilgi birikimi ve dağılımı süreçlerinde sürekli bir düzensizlik (entropi) üretir ve bu düzensizliğin içinde, bileşimsel uzaylarda yeni yönelimler ortaya çıkar. Ancak bu yönelimler, bildiğimiz anlamda bir “görüş” temelli teori ile değil, “duyuş” temelli bir “oskültasyon” ile ortaya çıkarılabilir.
Teori, klasik Marksist geleneğin önemli bir unsuru olmasına rağmen, sabit ve statik bir bakış açısına sahip olma eğilimindedir. Yani, bir kez geliştirildiğinde dünya üzerindeki olaylara belirli bir çerçeveden bakmayı önerir. Ancak dünyadaki olayların sürekli değişen doğası, sabit bir görüş üzerinden anlamlandırılamaz. Oskültasyon, yani “dinleyerek anlama” pratiği, bu noktada devreye girer. Oskültasyon, olayların ve süreçlerin iç dinamiklerini, yankılanmalarını ve geri dönüşlerini sezgisel olarak yakalamaya odaklanır. Bir olay ya da olgu sabit bir bakışla görülemez; aksine, etrafındaki yankılar, geri dönüşler, ilişkiler ve dinamikler gözlemlenmelidir. İstatistiksel analizler, genellikle bu tür bir yankıbilimi göz ardı ederek verileri sabit bir formda değerlendirme eğilimindedir. Oysa, sibernetik Marksizm içinde istatistik yerine “dinamistik” bir yaklaşım tercih edilmelidir. Dinamistik, olayların ve olguların statik değil, dinamik bir ilişki ağı içinde ele alınması gerektiğini savunur.
Bu bağlamda, yankıbilim ve ekholoji (ekolojik yankılanma) kavramları ön plana çıkar. Bir olayın ya da olgunun etkilerinin, yalnızca kendisiyle değil, çevresiyle, yankılarıyla ve geri dönüşleriyle değerlendirildiği bir yaklaşım, toplumsal yapıları daha derinlemesine anlamamıza olanak tanır. Örneğin, bir grev hareketini ele alalım. İstatistiksel bir yaklaşım, grevin katılımcı sayısını, süresini ve sonucunu değerlendirebilir. Ancak dinamistik bir yaklaşımla, bu grevin toplumsal yankılarını, kamuoyundaki geri dönüşlerini ve gelecekteki hareketlere etkilerini oskültasyon yoluyla anlayabiliriz. Bu süreçler bir tür yankı yaratır ve bu yankı, toplumsal yapılar üzerinde dalgalar halinde bir etki bırakır.
Malumat fazlası, bu yankıların içindeki gizli, çoğu zaman görünmeyen bilgilerden oluşur. Bu bilgiler, geleneksel bakış açılarıyla anlamlandırılamayabilir çünkü çoğu kez “fazlalık” olarak görülür. Ancak, bu fazlalıklar aslında toplumsal süreçlerin yönünü belirleyen kritik unsurlardır. Bir bireyin bilinçli ya da bilinçsiz olarak sahip olduğu bilgi, toplumsal süreçlerin akışını etkileyebilir ve bu fazlalığın nasıl yönlendirileceği, toplumsal dönüşüm için önemli bir araç olabilir.
Bileşimsel uzaylar, bu malumat fazlasının işlenip yönlendirildiği yerlerdir. Bu uzaylar, farklı bilgi parçalarının bir araya getirilip yeniden bileştirildiği dinamik alanlardır. Ancak bu uzaylarda yer yön tayini, yalnızca rasyonel bilgiye dayanarak yapılamaz; sezgisel ve duyusal bir yaklaşım gerektirir. Oskültasyon burada devreye girer: Yani, sezgisel dinleme, olayların yankıları arasındaki ilişkilere dikkat etme, malumat fazlasını işleme süreci.
Yön tayini, aslında bir anlamda entropiyi sezme pratiğidir. Toplumsal süreçlerin içindeki düzensizlikleri, sapmaları ve fazlalıkları fark etmek, bu süreçlerin hangi yöne evrileceğini belirlemede kritik bir rol oynar. Bu, tıpkı bir müzisyenin bir enstrümandaki küçük bir akortsuzluğu sezmesi gibi, toplumsal süreçlerdeki küçük sapmaların ve fazlalıkların fark edilmesi anlamına gelir. Bu farkındalık, toplumsal dönüşüm için yeni yollar açar ve bu yollar, bileşimsel uzaylarda yeni yönelimler yaratır.
Örneğin, bir toplumsal hareketin başlangıcında, olaylar ve aktörler çoğunlukla net ve belirgin değildir. Ancak zaman içinde bu hareket, içinde bulunduğu toplumsal bağlamla etkileşime girerek yeni bir şekil alır. Bu şeklin nasıl alındığı, malumat fazlasının nasıl yönlendirildiğine bağlıdır. Eğer bu fazlalık sezilmezse, hareketin potansiyel yönelimleri de gözden kaçabilir.
Bir grev hareketi tekrar ele alındığında, katılımcıların grevdeki davranışları, atılan sloganlar, taşınan pankartlar gibi unsurlar, ilk bakışta basit ya da rastgele görünebilir. Ancak oskültasyon yoluyla bu unsurların toplumsal yapıdaki yankılarını ve geri dönüşlerini anlamak, grevin potansiyel etkilerini ve gelecekteki yönelimlerini ortaya çıkarabilir.
Dinamistik bir bakış açısı, olayların sürekli bir hareket içinde olduğunu kabul eder. Bu nedenle, bir olay ya da süreç sabit bir şekilde değerlendirilemez. Her olayın, her bilginin bir yankısı, bir fazlalığı ve bir geri dönüşü vardır. Bileşimsel uzaylar, bu yankıların toplandığı ve yeniden bileştirildiği alanlardır. Malumat fazlası ise bu uzayların içinde dolaşan, şekil değiştiren ve toplumsal yapıları dönüştüren bir unsur olarak işlev görür.
Sibernetik Marksizm’in temel amacı, bu malumat fazlasını sezerek toplumsal yapılar içinde yeni yönler tayin etmek, mevcut yapıları ve süreçleri yeniden yapılandırmak ve toplumsal dönüşüm için yeni yollar açmaktır. Bunu yaparken, klasik görüş temelli teori yerine, duyuş temelli oskültasyonun kullanılması gerektiği açıktır. Çünkü toplumsal yapıların dinamik doğası, sabit bir görüşten ziyade, sürekli bir dinleme ve yankı alma pratiği gerektirir.
ChatGPT istemi: Işık Barış Fidaner’in Sibernetik Marksizm üzerine yapacağı konuşma metnini hazırla! Malumat fazlası (surplus information) entropisini sezerek bileşimsel uzaylarda (combinatorial space) yer yön tayini yapma tekniklerini adım adım anlatacak. Görüş temelli “teori” yerine duyuş temelli “oskültasyon” kavramıyla bunu dile getirecek! İstatistik yerine dinamistik! Yankıbilim ekholoji! Basitten karmaşığa doğru geliştirerek, detaylı, sürükleyici, örneklerle zenginleşmiş! Arabaşlıklar olmasın!






























Geri bildirim: Cybernetic Marxism: A Sensory-Based Auscultation and Finding Direction in Combinatorial Spaces – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Nümerik Söylemler 🤖✍️ | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Cybernetic Feedback / Sibernetik Geri Bildirim 👨💻🤖 | YERSİZ ŞEYLER