Elon Musk ve Orwellci Sibernetik: Ağbi dikkatinizi çekiyor

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

>>> 👨‍💻🤖 Sibernetik Geri Bildirim 👨‍💻🤖 <<<

(İngilizcesi)

Elon Musk’ın X platformundaki (eski adıyla Twitter) “gelir paylaşımı” modeli, ilk bakışta içerik üreticilerini yüksek etkileşim ve ilgi çekici paylaşımlar için ödüllendiren bir finansal teşvik gibi görünse de, arka planda Orwell’in ünlü distopyasına özgü, oldukça incelikli bir etki mekanizması işliyor: “Ağbi seni izliyor” yerine, “Ağbi dikkatinizi çekiyor” diyebileceğimiz bir kontrol biçimi bu. Bu algoritmik ekosistem, kullanıcıların davranışlarını gözetimle değil, ödüllendirerek yönlendiriyor; böylece Orwell’in İki Dakikalık Nefret ritüeline benzeyen bir dijital döngü kuruyor. Kullanıcılar, yalnızca paylaşımlarda bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda kendilerini bu “keyfiyet fazlası” döngüsüne kaptırarak, platformun kâr modeline hizmet eden veri akışını da sağlıyorlar.

Bir X kullanıcısının sayfasında gezindiğini düşünelim. Karşısına çıkan içeriklerin çoğu, öfke, korku veya topluluk aidiyeti gibi duyguları tetiklemek üzere tasarlanmış. Bu, algoritmik keyfiyet fazlası olarak tanımlanabilir; kullanıcıları bağımlı hâle getirerek onları platformda kalmaya, paylaşım yapmaya ve daha fazla etkileşime çekmeye yönelik bir düzen bu. Böylece her paylaşım, yorum ve etkileşim, platformun kâr modelini besleyen bir “malumat fazlası” yaratıyor. İki Dakikalık Nefret gibi, burada da katılımcıların davranışları sistematik olarak yönlendiriliyor; kullanıcılar farkında olmadan, duygusal tepkilerini belirlenmiş bir doğrultuda sergileyerek bir tür kolektif serbest bırakma döngüsüne sokuluyor.

Musk’ın bu gelir paylaşımı modeli, iktidar fazlası yaratmanın ustaca bir yolu. Orwell’in klasik “Ağbi” kavramında olduğu gibi, X kullanıcılarını davranışlarını izleyerek zorlamıyor; aksine, onları daha fazla dikkat çekmeye, görünür olmaya ve bu görünürlükle birlikte ödüller elde etmeye teşvik ediyor. Sistem, sosyal medya etkileşimlerinde nötr bir yaklaşımı caydırıp daha kutuplaştırıcı ve hızlı tüketilebilir içerikleri ödüllendirerek kullanıcıları değer fazlası ve keyfiyet fazlası döngülerine çekiyor. Böylece kullanıcılar, gönüllü olarak duygusal katılım sağlarken, farkında olmadan platformun kâr modeline uygun şekilde yönlendirilmiş oluyorlar.

Bu sadece X’e özgü değil; Facebook, TikTok gibi platformlar da benzer siber-mekanizmalar kullanarak duygusal tepkileri artıran ve etkileşimi süreklileştiren, algoritmik silolar oluşturuyor. Örneğin, TikTok’un “Sana Özel” sayfası, kullanıcıları izlemeye devam etmeye teşvik edecek içerikleri özenle seçiyor; bu içeriklerin çoğu ise öfke veya arzu gibi yüksek duygusal tepkiler yaratan temalara sahip. Bu platformlar, tele-ekran gibi işleyen dijital aynalar yaratarak, kullanıcıları malumat fazlası üretme yönünde teşvik ediyor ve onları kendilerini yansıtan ancak bir o kadar da izole eden bir dijital yankı odasında hapsediyor.

Bu yaklaşımın tehlikesi inceliklerinde gizli. Bu, doğrudan baskı kuran bir sistem değil; dikkat çekerek, kullanıcının tercihlerine müdahale eden ve yeniden şekillendiren bir model. Orwell’in beklediği gibi bir gözetim yok; burada sürekli, usul usul işleyen bir etkileşim ağı var. Kullanıcılar, özgür olduklarına inanırken aslında platformun algoritmik tasarımlarına uygun davranıyor ve kendi rızalarıyla yönlendiriliyor. Orwell’in totaliter sistemi, baskıcı gözetimle düşünceyi kontrol altına almaya çalışırken, Musk’ın X platformu benzer bir etkiyi, duygusal tepkileri artırarak ve içerik tüketimini teşvik ederek sağlıyor. Tele-ekran gibi, bu sistem de insanları sürekli izliyor, kaydediyor ve şekillendiriyor.

Bu modelin modern dünyadaki etkisi derin. Žižekçi Sibernetik açısından bakıldığında, mesele yalnızca bir etkileşim metriği değil; sistemin kendisi bir malumat fazlası manipülasyonu haline gelmiş durumda. X’te her etkileşim, gelecekteki içeriğin daha hassas bir şekilde şekillendirilmesi için kullanılan bir veri havuzu yaratıyor. Bu “dikkat ekonomisi” modelinde, kullanıcılar istemeden, zamanı, dikkati ve davranışlarını platformun ihtiyaçlarına göre kanalize eden bir sistemin parçası hâline geliyorlar. Orwell’in klasik kontrol mekanizmalarından farklı olarak bu yeni dijital sistem, kullanıcıya görünmeyen bir dizi döngüyle işliyor ve onları tüketici değil birer veri kaynağı olarak yeniden tanımlıyor.

Bu noktada Musk’ın X platformu sadece bir sosyal medya alanı değil; sibernetik etki örneği olarak işleyen bir gözlemevi. Orwell’in dünyasında toplumu düzene sokan şey korku iken, burada dikkati ele geçirme gücü var. Her beğeni, paylaşım ya da retweet, platformun algoritmasına yeni bir veri olarak geri dönüyor ve bu algoritma, kullanıcıların davranışlarını inceleyerek gelecekteki içeriği daha da ince ayarlı hale getiriyor. Ağbi, klasik anlamda dışsal bir baskı aracı değil; sessiz bir şekilde, kullanıcıların duygularını istismar ederek ve onları sisteme bağlayarak işliyor. Bu yeni dijital panoptikon, özgürlüğü yanılsama olarak sunuyor ve kullanıcıları istemeden davranış kalıplarına sokarak, sibernetik çağın örnek bir Orwellvari kontrol sistemi yaratıyor.

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat