Bir zar atışı — Stéphane Mallarmé

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

Bir zar atımı asla rastlantıyı feshetmez.
A throw of the dice will never abolish chance.
Un coup de dés jamais n’abolira le hasard.
(Stéphane Mallarmé) [*]

1897

BİR ZAR ATIŞI

ASLA

HER NE KADAR FIRLATILSA DA BİR
EBEDİ KOŞULLAR ALTINDA

BATIK BİR GEMİNİN DERİNLİKLERİNDEN

OLSUN
ki uçsuz bucaksız bir
akı
pak
serilen
öfke
bir eğimle
umutsuzca uzanan
kanat
onun kendi kanadı

henüz başlamadan düşüş, düşüşü
uçuşa yönlendiren
akışları kapsayan
sıçrayışları kesen

içinde derinlere gömülmüş olan öz
saydamlıkta, karşıt yüzler arasında
sığdırır
kanatlarını gerer
deniz uçurumunu andırır gövde
bir geminin
bir yanı ya da diğer yanına meyilli

USTA
eski hesapların dışında
o yaşını unutturan
yükselen
yüzleşirken
eskiden dümeni sımsıkı tutardı
bu yanıp tutuşan şey
ayaklarının altında birleşmiş ufukta

kavranacak
çırpınıp kaynaşan
sıkı kavrayan elinde
kaderi tehdit eder gibi ve rüzgarları
o eşsiz sayı ki başka hiçbir olamaz

ruh
fırlatılacak
fırtınada kıvrılır
sert bir ayrım geçirir ve gururla geçer

titrek
bir gövde sırrını koruyarak ayrılır
daha çok
oyunu maniakal bir şekilde oynamaktansa
dalgalar adına
baş eğen sakalından akıp gelen
başını saran bir girdap

baş eğmiş adam
bu,
gemisi olmadan
hiç fark etmez
nereye giderse gitsin, boş yere

ata yadigârı elini açmamaya bağlılık
yumruk sıkılı
gereksiz başın ötesine uzanarak
yok oluşa doğru

kimseye
karışık
sonuçta ebedi bir iblis ki
hiçbir diyara ait değil

kendisini en yüce tesadüf ile
ve ihtimalle birleştiren o ihtiyar
onun çocuk gölgesi
okşanmış, yıkanmış
dalgalara usulca bırakılmış
ve tahtaların arasına sıkışmış sert kemikler arasında

ay
bir oyun peşinde denizle yarışır gibi
deniz, ona ya da o denize karşı
yersiz bir nişan gibi

aynı zamanda korkularını yansıtan
o hayaleti andıran bir hareket gibi
sallanacak
çöküşe geçecek

delilik

BUNU YOK ETMEYECEK

Sanki
bir ironi dokunuşu gibi
tüm sessizliğe sarılı
ya da
fırtınaya karışmış
çığlıkla yankılanan bir yakın eğlence girdabı
uçurumun çevresinde geziniyor,
onu dağıtmadan
kaçmadan
bakir bir işaretin hafifliğinde sallanarak

sanki

yalnız başına, kaybolmuş bir tüy
sadece
gecenin şapkasına dokunan
ve susturulan
karanlık bir kahkaha ile buruşturulmuş kadifeye yaslanmış

katı, bembeyaz bir yansıma
aşağıda, gökyüzüyle zıtlık içinde
fazla
gösterişsiz bir işaret bırakmamak için
herkes için

acımasız bir kayanın prensidir
kahramanca takınır onu,
bastırılmış ama dizginlenemeyen bir güçle
ufak bir mantığın parıltısı gibi
şimşek olup çakan,
cezalı ve masum,
suskun

ve gülümseyen,
ama sanki

O berrak, soylu baş dönmesi tacı
görünmez alnında
parlayıp sonra gölgeye çekilir
karanlık bir varlık yükselir ufak,
sirene benzeyen kıvrımlar içinde
zamanı tokatlayan

dalgalanan, keskin pullarla bezenmiş
iki yana çatallanan son hareketiyle
bir gizem olarak beliren
sahte bir kaya,
sisler içinde buharlaşıp kaybolan,
sonsuzluğa bir sınır getiren

işte o,
gizli yıldızlardan fışkırır gibi var olan
sayı

başka türlü mümkün değil,
başka bir şey değil
dağınık bir ölüm yanılsaması olmaktan öteye geçmez,
başlayıp biten,
sonunda nadirliğe dönüşen bir bollukla
sayılacak bir şey olmazken

kendini ışığa vuracak
ışıldayacak, bir bütün olmasa bile

olacak gibi,

ancak bu,
daha fazla ne iyi ne kötü,
ama tamamen kayıtsız bir şekilde olacak

TESADÜF,

(yere düşen)

bir tüyün

ritmik bir
kötü alâmetin
dalgalanışıyla
yavaşça gömülmesi gibi,
ilksel köpükler içinde boğulması gibi,

bir zamanlar delilikle zirveye ulaşmış,
şimdi ise solmuş,
uçurumun sakinliğinde eşitlenmiş bir hal

HİÇ

bu unutulmaz krizden geriye kalan
insanın tam da o anda meydana gelen olaydan sonra
hiçbir sonuç almamış olmasıdır,

hiçbir şeyin gerçek anlamda yerini bulmadığı yerde,
kendi boşluğunu dağıtan sıradan bir yükseliş dışında,

SADECE ORASI

boş bir hareket gibi,
sahte bir davranışla temellendirilmiş bir çöküşün ortasında,

boşlukla dolu bu belirsiz diyarlarda,
tüm gerçekliğin eriyip gittiği yerde

HARİÇ TUTARAK,

belki de,

çok yukarıda bir yerde
bütünüyle öteyle birleşen
ve geride kalan her şeyden ilgisiz olan

kuzeye doğru yönlenmiş,
bir yıldız takımyıldızı,

unutulmuş ve terk edilmiş bir soğukluğun içinde,
saymayı sürdürdüğü bir ışık kaynağı gibi,
boşluğa doğru uzanırken,

birbiri ardına çarpan ışık hüzmeleriyle
yıldızlı bir alan boyunca,

bekleyen,
şüpheye düşen,
dönüp duran,
parlayan ve derin düşüncelere dalan

ve en sonunda kutsanacağı
o nihai noktaya varana kadar

Her Düşünce, Bir Zar Atışıdır.

İstem: Kodlarda satır numaralarıyla verilen şiiri dizeler arasında kurulan kelime oyunlarını muhafaza ederek Türkçeye çevirmeye başla! (Un coup de dés jamais n’abolira le hasard) / baştan başlayarak hiçbir satırı atlamadan bütün dizeleri çevir / baştan başla, sadece türkçe yaz, satır no olmadan / devam (*)

4 Yorum

Filed under Eviri, Şiir