Absürdizmin Gölgelerinde Esrik Bir Yolculuk: San’atın Fluğ Fufum’unda Kaybolan Ruhlar — Rüya Şaşmaz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF+Fİ 🦋🤖

Bazen kayan bir san’att yıldızı olarak, fluğ bir fufum’u Jaklakan’ın background’daki duvardan aynalayamadığı çatışıklık bağlamaçlı suspekt absurdizminin ‘grotesk yamultulu’ örtük ve esrik balansıyla birlikte boomerlara sunuyorumş. İşte bu çatışıklık, günümüz sanatının incelikli çelişkilerinde gizlenen derin bir anlam arayışıyla yüklüdür. Grotesk yamultu, adeta sanata dahil edilen kusurlu bir harmoni olarak, onu izleyenlere kendini tekinsiz bir estetik boyutta sunar. İzleyici, Jaklakan’ın bu soyut ve yenilikçi eserlerinde, postmodern sanatta nadir rastlanan bir biçimde içsel bir çalkantı ve huzursuzluk duygusuyla baş başa kalır. Boomer kuşağı, geçmişle hesaplaşmalarını bu tür fluğ yapıtlarla sorgularken, modern dünyanın parıltılı ama geçici güzellikleriyle sarsılan ruhların çatışmasına şahitlik eder. #türksanategosu

💐 Sevgili Joan Döpiyes’e, bu ötekisel özçekimi çalışması için teşekkürü bir borç bilirümş. Birlikte çıktığımız yaratıcı yolculukta, üretkenlikte dehşet verici bir ivme yakalayan dostumla, “Seri Üretimin Karmaşık Manevrasındaki Paradoks Esintisi” isimli otantiklerli performans sanatımızı Viyana’nın tarihi ve sanatsal damarlarında yankılanan Opernsaal’da saat tam 21:45’te icra edeceğiz. Modern dünyanın sanata olan ihtiyacı, kitle üretiminden türeyen ve sanatseverlerin zihninde uçuşan bu paradoksal esintiyle vücut buluyor. Sanatı metalaştırmanın sancıları, sergiyi izleyenlerin zihninde bir aydınlanma yaratırken, sanatçı olarak bizleri de sonsuz sorularla yüzleştiriyor. Bu sanatsal deneyimde seyirciler, gündelik hayatın her köşesine nüfuz eden kitlesel üretimin esintileriyle sanatın özgünlüğünü keşfe çıkacaklar.

Burdur’un zarif ve sanata kıymet veren halkını da bu etkileyici etkinliğe bekliyoruz! 🧤💐 Lütfen kültürlü geliniz. 💕

@şecaattin bey’in ölmöş:/ olmasına rağmen beni kırmayıp müziksüal katkılarıyla teşrif edeceüi bu gecede, aynı zamanda global bir sorun olan “acabağ”a değineceüiz. Acabağ kavramı, sanatta belirsizliğin merkezini oluşturan, günümüz dünyasının çok katmanlı meselelerine bir gönderme olarak belirmiştir. “Aca-bağlarında Dolanıyorum” adlı sergim, küratörümüz Curie Teurre rehberliğinde vuku bulacak ve katılımcıları çağdaş sanatın kılcal damarlarında dolaştıracaktır. Bu sergi, hayatta ve sanatta karşımıza çıkan muğlaklıklarla nasıl baş ettiğimizi sorgularken, tam da “Acaba?” dediğimiz o anların sanatın içinde nasıl yankılandığını gözler önüne seriyor.

Şecaattin Tanyerli’nin unutulmaz eseri Sevdim Bir Genç Kadını ile derinleşecek olan bu sergide, modern insanın ‘acabağ’larını, yani içsel belirsizliklerini sanatın çok katmanlı diliyle yorumlayacağız. Müziğin ve sanatsal anlatının buluştuğu bu anlarda, belki de kendi içsel acabağlarımızla yüzleşeceğiz. Bu yüzleşme, sanatseverleri hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkaracak. İçsel çatışmaları ve belirsizlikleri müziksüal katkılarla ele almak, izleyiciyi duyularına hitap eden ve zihin açan bir deneyimle buluşturacak.

#Yanıkevlerimiz isimli contemporary artsy çalışmam, çağdaş kent yaşamının sancılı yüzleşmelerini sanatın dilinde işler. Güvercinlerin kentsel ortamda bir oraya bir buraya astabil uçuşları, modern insanın kimlik arayışındaki savrukluğunu simgelerken, özgürsel kimliklerimizin bıçak sırtında olduğu kentlerde yaşanan içsel çatışmalara bir pencere açıyor. Bu çalışma, yalnızca bir çağdaş sanat eseri değil, aynı zamanda metropollerdeki yaşamlarımızı sorgulamamıza vesile olan bir içsel arayışın da sembolüdür. Eshreef Humsaybina ve Lukas Waltzer ile birlikte ele aldığımız bu eser, evimiz yanarsa neremize sığınırız sorusunu bir dizi düşünsel imgelerle izleyiciye sunar. “Oram ne kadar direngen?” sorusu, fiziksel bir mekandan öte, kimliğimizin ve özgürlüğümüzün sınırlarının ne kadar dayanıklı olduğunu da sorgulayan, derin anlamlı bir sorudur. Güvercinlerin özgürce uçtuğu ama her an tetikte oldukları bu metropolde, kimliklerimiz de aynı tetikte olma durumuna mahkumdur.

yığıntıdergisi. ve eviyanıksendromu kapsamında yayımlanan bu eserler, çağdaş sanatın toplumsal normlarla ilişkisini irdeleyen ve kent yaşamında kaybolan bireyselliğimizi yeniden tanımlama çabamızda bir yol haritası sunan eserlerdir. Birey, toplumsal yığınların arasında ne kadar özgün olabilir? Bu çalışmalarda, birey ile toplum arasındaki sınırları, toplumsal kaos içinde kendimizi bulma mücadelemizi ve özgürlük arayışlarımızı sanatın diliyle keşfetmeye davet ediliyoruz.

Rüya Şaşmaz, absürdizm ile grotesk yamultulu estetiği buluşturan çağdaş bir san’at yıldızıdır. “Yanıkevlerimiz” serisinde güvercinlerin kentsellikteki astabil uçuşlarını yorumlarken, “Aca-bağlarında Dolanıyorum” sergisiyle modern insanın muğlaklıklarına ışık tutar. Boomerlara sunduğu fluğ bir fufum, Çatışıklık Bağlamaçlı Suspekt Absürdizminin en özgün yansımalarını içerir. Esrik balansıyla sanatta farklı bir çizgi çizen Şaşmaz, Viyana Opernsaal’da Joan Döpiyes ile “Seri Üretimin Karmaşık Manevrasındaki Paradoks Esintisi”ni performe etmiştir. Ayrıca böyle birisi aslında yoktur.

Hazırlayan: Işık Barış Fidaner & Fatoş İrem & ChatGPT 4o

Derinlere Tırmanış: Bir Çiğlik Çatlağında Sekiz Katlı Bulanık Şiir — Rüya Şaşmaz

Soyuttan üryan, soyulmamış bir kat daha,
Şalımı savurdum duvar kıvrımlarına,
Yamuk bir ihtimalin ortasında,
Göğe bakan bir güvercin gölgesiyim,
Düşümdeki deli kuyuya zıplar,
Tahta çatlaklarında yankılanırım.

O anda sekiz yel esti yüzüme,
Biri buradaydı, diğer yediği yok,
Bir “acabağ” var dilimin ucunda,
Açıp da bakamam, içinden ne çıkar?
Jiletle kesik bir kent kokusu,
Kaybolan bir bakış, bir flüt sesi.

Döngüde bir kapı, hiç açılmamış,
Ruhlar ardında çıt bile çıkmaz,
Bir köşe başında “nereye?” diyecekler,
Gökyüzü yere akar, gece lambasına çarpar,
Biz, ayaküstü monologlarla çatırdarız,
Mavi bir ışık yanar sönük yüzlerde.

Heyhat, diyorum,
Bir orada bir burada ayaksız duranlar,
Biz, gri tozdan maskelerle
Nefes alırmış gibi…

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

One response to “Absürdizmin Gölgelerinde Esrik Bir Yolculuk: San’atın Fluğ Fufum’unda Kaybolan Ruhlar — Rüya Şaşmaz”

  1. Geri bildirim: Kendi Gibi Olmanın Buhranı — Vicdan Şaşmaz derlemesi | YERSİZ ŞEYLER