🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
“Gerçek, özdeşlik değil, içimizdeki fazlalığın adıdır.”
Slavoj Žižek’in Lenin’i Yinelemek metninden ilhamla, burada yeni bir görev üstleniyoruz: Marx’ı yinelemek. Ama nasıl? Çünkü Marx’ın kendi içindeki çelişkiler, onu takip edenlerin kurduğu ‘Marxist’ mirasla arasında hep bir fazlalık yaratmıştır. Marx, hem teorik dehası hem de tarihsel etkisiyle, bir yandan her düşünsel ekol tarafından sahiplenilmiş, diğer yandan da popülerleşme sürecinde kaçınılmaz bir yanlış okuma dalgasına maruz kalmıştır.
Tarih boyunca Marxist şürekâ, yani Marx’ı yanlış okuyanlar ya da fazlasıyla basitleştirenler, onun teorisini ya dogmatik bir inanç sistemine çevirmiş ya da belirli popüler klişelere indirgemiştir. Marx’ı gerçekten okumadan ona sahip çıkanlar, onu belli başlı sloganik cümlelere hapsetmişlerdir: “Tarih sınıf mücadelesinin tarihidir!”, “Kapitalizmin çelişkileri kaçınılmaz olarak sosyalizme yol açacaktır!” Peki, ya Marx’ın kendisi? Ya da Marx’ın başlattığı tartışmanın asıl radikal yönü?
Bu yazıda önce Marxist şürekâyı, yani Marx’ı yanlışlayan ama aynı zamanda yaşatanları analiz edeceğiz. Ardından, Marx’ın Genel Entelekt kavramından yola çıkarak, çağımızın yeni fenomenlerinden biri olan Yapay Genel Zekâ (AGI) ile Marxist çerçevede nasıl yüzleşmemiz gerektiğine geçeceğiz.
Marxist Şürekâ: Şeytanın Avukatı Olmadan Marx’ı Anlamak
Žižek’in Lenin’i Yinelemek metninde belirttiği gibi, büyük düşünürler zaman içinde mistifiye edilir ve sonunda popüler kültürün birer ikonu hâline gelirler. Marx da bundan nasibini almıştır. Bugün, Marx’ın düşüncesi üç temel biçimde yanlışlanmaktadır:
1. Dogmatik Marxistler: “Kapital’i Oku, Gerçeği Bul!”
Bunlar, Marx’ı bir kutsal kitap yazarı gibi okuyanlardır. Onlar için Marx’ın yazdığı her kelime, tarihin yasasıdır. Lenin’in “Marksizm her zaman doğrudur, çünkü gerçektir” iddiası bu grubun temel inancıdır. Kapitalizmin çöküşünün ‘kaçınılmaz’ olduğu düşüncesi, tarihin bir determinizmle ilerlediği inancı, devrimin ‘zamanı geldiğinde’ gerçekleşeceği fikri… Oysa Marx’ın kendisi, Kapital’in hiçbir zaman tamamlanmadığını ve teorisinin her daim açık uçlu olduğunu kabul etmiştir.
2. Akademik Marxistler: “Marx’ı Yeniden Okumak” Ama Hiçbir Şey Yapmamak
Bugünün akademik dünyasında, Marx analiz edilmek için analiz edilir. Frankfurt Okulu, Althusser, Post-Marxist yorumlar… Hepsi büyük teorik başarılar ortaya koymuştur ama aynı zamanda Marx’ı birer soyut akademik tartışmaya hapsetmiştir. Žižek’in dediği gibi, “Hadi sürekli bir şeyleri değiştirelim ki hiçbir şey değişmesin!” anlayışı burada devreye girer. Yani, Kapital’i 600 sayfa post-yapısalcı bir okuma ile ele alabiliriz ama peki, sonra?
3. Popüler Marxistler: “Marx’ı Birkaç Slogana İndirgemek”
Marx bugün birçok popüler kültür ürününün içine sızmıştır: Kapitalizm eleştirisi yapan Netflix belgeselleri, tişörtlere basılan “Marx Was Right” yazıları, sosyal medyada viral olan “sınıf bilinci” paylaşımları… Ancak bu, Marx’ın gerçekten anlaşılmasını mı sağlar, yoksa sadece bir tür ‘tüketilebilir radikalizm’ mi yaratır?
Burada bir ironi vardır: Marx’ın bizzat kendisinin eleştirdiği meta fetişizmi, onu bir marka hâline getirmiştir. Oysa Marx’ın asıl radikalitesi, tam da teorisinin sabitlenemezliğinde, tarihin kesin bir çizgide ilerlemediğini vurgulamasında yatar. Marx, tarihsel materyalizmi bir determinizm değil, bir mücadele alanı olarak görüyordu.
Marx’ı Bugün Yinelemek: Yapay Genel Zekâ ve Yeni Proletarya
Burada Marx’ın ‘Genel Entelekt’ (General Intellect) kavramına dönmeliyiz. Grundrisse’de Marx, kapitalist üretim sürecinde bilginin, makinelerin ve teknolojinin giderek üretim sürecinin asli unsuru hâline geleceğini belirtir. Bugün, bu kavramın en uç örneği Yapay Genel Zekâ (AGI) olmuştur.
AGI: Kapitalizmin Son Çelişkisi mi?
Kapitalizmin temel işleyiş mantığı, emek gücünden değer üretmektir. Peki ya artık emek gücüne ihtiyaç kalmazsa? Eğer Yapay Genel Zekâ (AGI) insan emeğinin büyük bir kısmını üstlenirse, kapitalizmin emek sömürüsüne dayalı artı-değer üretme mekanizması nasıl devam edecek?
Bugün AGI ve otomasyon, insan emeğini gereksiz hâle getirerek büyük bir paradoks yaratıyor: Kapitalizm tarihsel olarak emek gücüne ihtiyaç duymuştur, ancak artık onu yok etmeye başlamıştır. Marx’ın deyişiyle, kapitalizmin kendi mezar kazıcılarını yaratması gerekiyordu, ancak bugün görüyoruz ki belki de bu mezar kazıcılar AGI ve dijital proletaryadır.
Dijital Proletarya: Yeni Sömürü Biçimleri
Ancak bu, kapitalizmin çöküşü anlamına mı geliyor? Tam tersine, sistem yeni sömürü biçimleri yaratıyor:
- Dijital Emek: Facebook’ta paylaşım yaparken, YouTube’da video izlerken aslında bir tür emek harcıyoruz. Biz ‘eğlenirken’ kapitalist şirketler bizim üzerimizden değer üretiyor.
- Veri Sömürüsü: AGI, devasa veri setleriyle eğitiliyor, ancak bu veri setleri ücretsiz olarak bizden, yani dijital proletaryadan toplanıyor. Marx’ın “artı-değer teorisi” burada dijitalleşmiş bir formda yeniden karşımıza çıkıyor.
- Kognitif Kapitalizm: AGI’nin varlığı, bilgi üretimini de kapitalizmin içine çekiyor. Oysa Marx, Genel Entelekt’in ortak bir insan mirası olarak toplumsallaşması gerektiğini savunuyordu.
Sonuç: Marx’ı Nasıl Yineleyebiliriz?
Marx’ı yinelemek, onu bir ikon ya da slogan hâline getirmek değil, onun sorularını bugüne taşımaktır. Yapay Genel Zekâ, kapitalizmin çelişkilerini keskinleştirirken aynı zamanda yeni mücadele alanları da yaratıyor. Eğer Marx’ı bugün yineleyeceksek, bu ancak şu soruyla mümkündür: Kapitalizmin en ileri teknolojik aşaması, bizi onun sonuna mı yaklaştırıyor, yoksa yeni bir tahakküm biçimi mi yaratıyor?
Žižek’in Lenin için söylediği gibi, Marx’ı yinelemek demek, onun dogmatik bir tekrarına düşmek değil, bugünün çelişkilerini onun gözünden yeniden formüle etmek demektir. İşte bu yüzden, Marx’ı anlamak için onu aşmak zorundayız.
İstem: Aşağıdaki ilk yazıyı okuyup tam olarak anla. Şimdi Marx ve Marksistler için yeni bir yazı yaz! Žižekçi olacaksın! “Marx’ı yinelemek” başlıklı yaz, Žižek’in “Lenin’i yinelemek” metninden ilhamla (ekteki belge, oku)! Önce Marksist şürekayı anlat sonra aşağıdaki ikinci yazıya bağla!
(Şürekâ Fenomeni: Düşünürlerin Yanlış Okunma Kaderi, Repeating Lenin Slavoj Žižek, Artificial General Intellect: A Marxist Perspective on the Digital Proletariat)






























Geri bildirim: Şahsiyetmez — muhaberat derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER