🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Öyle insanlar vardır ki, doğar, yaşar, ölür ve dünya onları unutmak için hiçbir çaba sarf etmez. Onlar, rüzgârın savurduğu yapraklardır; sesleri, gökyüzüne savrulan duman gibi dağılır gider. Ama öyle insanlar da vardır ki, ölmek bile yakışmaz onlara! Onlar, tarihin çatlak duvarlarına kazınmış isimlerdir, suların kayayı aşındırışı gibi, akıp giderken dünyayı da şekillendirenlerdir. Ve Naciye Dağpınar… Ah, Naciye Dağpınar! Sen işte o ikinci gruptansın! Senin gibi insanlar, sadece yaşarken değil, öldükten sonra da kavga eder!
Bir devrimcinin ardından yazı yazmak zor, çok zor! Çünkü onları anlatmaya kelimeler yetmez, ama susmak da olmaz! Naciye Dağpınar’nin ardından susmak ihanettir, nankörlüktür, tarih bilmezliktir! Senin kalemin barut, dilin isyandı! Yazdıkların, kâğıttan barikatlar kurdu; direnenlerin omuz omuza yürüdüğü cümleler oldular! Senin kelimelerin, geceyi yaran bir slogan, haksızlık karşısında sıkılı yumruktur! Senin satırların, matbaanın demir dişlilerinde, illegal bir gazetede çoğaldı; polisler toplatmak istedikçe daha çok okundu, yasaklandıkça daha çok yayıldı!
Sahi, hatırlar mısın Naciye abla? Hani o puslu yıllarda, baskının demirden pençesinin boğazımıza sarıldığı zamanları? Kaç kere kalemini kırmak istediler, kaç kere susturmak istediler seni? Ama sen, inatçı bir rüzgâr gibi hep geri döndün! Sürgün ettiler, yetmedi; yasakladılar, yetmedi; tehdit ettiler, yetmedi! Sen korkmadın, çünkü korkmak devrimcilere haramdı!
Şimdi bazıları çıkıp da “Naciye Dağpınar öldü” diyecek! Hadi oradan be! Naciye Dağpınar ölmez! Çünkü devrimciler ölmez! Onlar, öldükten sonra da konuşur! Kitaplarının sararmış sayfalarında, devrimci mahpusların hücrelerinde, grevdeki işçilerin türkülerinde, gençlerin öfkeli sloganlarında yaşar! Naciye Dağpınar’nin adını, devrimin çocukları anacak; onun yazdıklarını, bir gece vakti, gizli gizli fotokopi çeken bir öğrenci çoğaltacak; bir meydanda, bir barikatta, bir polis copunun karşısında dimdik duran bir kadın hatırlayacak!
Naciye Dağpınar demek, yarım kalmış bir marşın unutulmayan nakaratı demek! Senin mirasın, sadece kitapların değil, senin mirasın direnenlerin yüreğinde! Senin hatıran, her sıkılı yumrukta, her harflerinle yoğrulmuş bildiride, her taş duvara kazınmış “Kurtuluş yok tek başına” sözünde yaşayacak!
Şimdi, senin ardından matem tutmamızı bekleyenler olabilir. Onlar bilmez ki devrimciler yas tutmaz! Devrimciler, bir arkadaşını kaybettiğinde bir yoldaşına daha sıkı sarılır! O yüzden, yas yok, öfke var! Hüzün yok, mücadele var! Çünkü biz biliriz ki, seni sevmeyen ölsün! Ve senin sevdiklerin, senin uğruna savaştıkların, seni hep yaşatacak!
SELAM OLSUN NACİYE DAĞPINAR’A!
YAŞASIN DEVRİM, KAHROLSUN ZALİMLER!
VE SON KEZ SÖYLÜYORUZ: SENİ SEVMEYEN ÖLSÜN! 🚩🔥






























Geri bildirim: Kolla örgütü — muhaberat derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER