Beni Bu Menschen’dan Çıkarın

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🍂🏚️🪪 Haymatlos 🍂🏚️🪪

Avrupa Birliği; insanlık değerleri, demokrasi ve hukukun üstünlüğü iddialarını bayrak edinmiş büyük bir siyasi ve ekonomik birlik. Ancak bu görkemli bayrağın altında, Gazze’de yaşanan katliam karşısında sessiz, hatta zaman zaman suç ortağı olarak beliren bir Avrupa var.

Menschen (insanlar), Avrupa değerlerinin merkezindeydi. AB Temel Haklar Şartı’nın ilk cümlesi, insan onurunun dokunulmazlığını ilan eder. Ne var ki, Gazze’nin sokaklarında hukuk, insan onuru ve temel haklar paramparça edilirken Avrupa Birliği’nin sessizliği sağır edici bir gürültüye dönüşmüş durumda. Bu sessizlik, hukuki açıdan yalnızca bir pasiflik değil, aynı zamanda suç ortaklığının eşiğindedir.

Avrupa’nın Sessizliği Michal Waldiger’in Sözlerinde Yankılanıyor

İsrail Knesset üyesi Michal Waldiger, mecliste yaptığı bir konuşmada, Gazze’deki çocukların öldürülmesi gerektiğini belirtti. Waldiger, “Gazze’de masum yok” diyerek, “Onlar bize zarar vermek isteyenlerin çocukları. Hepsi Nazi gibi düşmanlar” ifadelerini kullandı. Bu sözler, mecliste büyük bir şaşkınlık ve protestoya yol açtı; bazı milletvekilleri salonu terk etti.

Bu açıklama, sadece bir milletvekilinin radikal beyanı olarak kalmadı. Uluslararası kamuoyu tepkisiz kaldıkça, bu sözler pratikte bir politikaya dönüşme tehlikesi taşıyor. Avrupa’nın tepki vermemesi, bu zihniyeti dolaylı olarak onaylaması anlamına gelir. Bu noktada, “Menschen” sadece Avrupa pasaportlarına sahip olanlar için geçerli bir hak mıdır sorusu gündeme gelir.

Eurovision: Estetikle Maskelenen Siyasi Körlük

2025 Eurovision Şarkı Yarışması da bu çelişkili durumu gözler önüne serdi. Avusturya, JJ’in seslendirdiği “Wasted Love” adlı şarkıyla birinci olurken, İsrail, Yuval Raphael’in “New Day Will Rise” adlı parçasıyla ikinci sırada yer aldı. Şarkının sözlerinde “Yeni bir gün doğacak”, “Karanlık geçecek” gibi ifadelerle umut mesajı verilmişti.

Ne var ki, bu “umut” mesajları Filistin’de çöken binaların, öldürülen gazetecilerin, susuz bırakılan çocukların gerçekliğiyle açıkça çelişiyordu. Avrupa halklarının milyonlarca oyla destek verdiği bu şarkılar, politik bağlamdan yalıtılarak sunuldu. Eurovision, estetik bir şov üzerinden, Avrupa’nın sessiz suç ortaklığını örtme işlevi gördü. O gece oylama yapılan salon, Gazze’deki ölümlere sessiz kalan salondu.

Žižek Frankfurt’ta Bağırdı: “Filistinlilerin de sesi duyulmalı!”

2023 Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılış konuşmasını yapan Slavoj Žižek, Hamas saldırılarını açıkça kınarken, aynı zamanda Filistinlilerin de dinlenmesi gerektiğini vurgulamıştı. Bu, Avrupa entelektüel çevresinde bile ciddi bir rahatsızlık yarattı. Hessen Eyaleti Antisemitizm Sorumlusu, Žižek’in konuşması sırasında salonu terk etti.

Žižek, konuşmasında Filistinli yazar Adania Shibli’ye verilecek ödülün iptalini “skandal” olarak niteledi. Avrupa’nın “ifade özgürlüğü”ne gösterdiği sadakat, konu Filistin olunca nasıl hızla erozyona uğradı, bu olayla net şekilde ortaya çıktı.

Almanya’nın Tarihsel Suçluluğundan Yeni Bir Suça Ortaklık mı?

Holokost’un travmatik mirasını sırtında taşıyan Almanya, tarihsel suçluluğunu İsrail’in eylemlerine koşulsuz destek vererek gidermeye çalışıyor gibi görünüyor. Ancak hukuken açıkça belirtmek gerekir ki; geçmiş suçların sorumluluğu, bugünün suçlarının mazereti olamaz. Hukuk, mağduriyetleri tarihî borçlanmalarla değil, adalet ilkeleriyle çözümler.

Almanya’nın İsrail’e sağladığı silahlar, Gazze’deki sivil ölümlerle bağlantılı olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) ciddi hukuki tartışmalara konu olmaktadır. Nikaragua’nın UCM’ye yaptığı başvuruda, Almanya’nın askeri yardımları, soykırım suçuna “fiilî yardım” olarak gösterildi.

Avrupa’nın Menschen Kriteri: Seçilmiş İnsanlar mı?

Bütün bu örnekler bize şunu net olarak gösteriyor: Avrupa Birliği’nin savunduğu “Menschen hakları” evrensel değil, seçilmiş. Avrupa’nın Menschen anlayışı, yalnızca kendi sınırları içindeki bireyleri, belli siyasi angajmanlara uygun insanları kapsıyor. Filistinliler, bu çemberin dışında.

Bu nedenle artık sormak gerekiyor: “Menschen” olarak tanımlanan değerler topluluğunun dışında kalan milyarlarca insan için Avrupa’nın bir vaadi kaldı mı? Yoksa bu birliğin insanlık tanımı, Batı’nın çıkarlarıyla sınırlı bir kulüp kodu mu?

Sonuç Yerine: Bir Reddiye

Ben bu Menschen’dan çıkmak istiyorum.

Bir hukuk devletinin en temel değeri olan insan onurunun ayaklar altına alındığı, suç ortaklığının “tarihî sorumluluk” bahanesiyle örtüldüğü, ifade özgürlüğünün yalnızca belirli gruplar için işlediği bir yapının parçası olmayı reddediyorum.

Eğer “Menschen” olmak, Filistinli çocukların ölümü karşısında sessiz kalmayı gerektiriyorsa — beni bu Menschen’dan çıkarın.

Artık Avrupa’nın ya kendini hukuka ve evrensel insan haklarına göre yeniden tanımlaması, ya da açıkça kendi ahlaki çöküşünü ilan etmesi gerekiyor.

Tarih, şahitlik yapıyor. Ve tarihin şahitliği affetmez.

ChatGPT 4.5 istemi: “çocuklar öldürülsün” diyen israilli vekil hakkında detaylı bilgiler topla / Avrupa Birliği’nin İsrail’e desteği hakkında detaylı bilgiler topla / Avrupa Birliği’nin insanlık (menschen) iddiası hakkında detaylı bilgiler topla / Eurovision’da kazanan Avusturya şarkısı ve sözleri hakkında ve kaybeden İsrail şarkısı ve sözleri hakkında detaylı bilgiler topla, menschen bahsi veya iması var mı / Almanya’nın Nazi günahları nedeniyle İsrail ile suç ortağı olmasına dair detaylı bilgiler topla! / Žižek’in Frankfurt konuşması hakkında detaylı bilgiler topla! / “Beni Bu Menschen’dan Çıkarın” diye bir makale yaz Avrupa Birliği ve Filistin katliamı üzerine! çarpıcı ve sürükleyici olacak! Duygu sömürüsü olmayacak kesin hukuki tespitlerle sert ilerleyecek! / hiç değiştirmeden Michal Waldiger olayını ve Eurovision’u ve Žižek’i yazıya entegre et

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

3 responses to “Beni Bu Menschen’dan Çıkarın”

  1. Geri bildirim: Geistesfront 🏛️🧠💫 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: İtidal Telkini | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: Haymatlos | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER